İnsan Hakları Derneği (İHD), NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan ve aralarında İHD çalışanı ve Ankara Şube yöneticisi Tuğba Kahraman’ın da bulunduğu 6 insan hakları savunucusunun derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. İHD Genel Merkezi tarafından yapılan yazılı açıklamada, operasyonların hukuka aykırı olduğu ve kamuoyunu bilgilendirme hakkının engellendiği belirtildi.
Tutuklamalar ve Suçlamalar
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, 10 Haziran 2024 tarihinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda Tuğba Kahraman’ın yanı sıra derneğin çeşitli birimlerinde görev yapan beş kişi daha gözaltına alındı. Gözaltına alınanların “terör örgütü üyeliği” ve “toplantı ve gösteri yürüyüşü kanununa muhalefet” iddialarıyla sorgulandığı öğrenildi. Yapılan açıklamada, tutuklanan kişilerin daha önce herhangi bir adli işleme konu olmadığı ve insan hakları savunuculuğu faaliyetlerinin suç olarak nitelendirilemeyeceği vurgulandı.
NATO Zirvesi ve Güvenlik Önlemleri
Söz konusu tutuklamalar, 11-12 Temmuz 2024 tarihlerinde Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi öncesindeki yoğun güvenlik önlemleri sırasında gerçekleşti. Zirve nedeniyle kentte geniş güvenlik önlemleri alınırken, bazı sivil toplum örgütleri ve meslek odalarının faaliyetlerinin kısıtlandığı basına yansıdı. İHD, bu süreçte Türkiye’de artan ifade özgürlüğü kısıtlamalarına dikkat çekerek, NATO Zirvesi’nin demokratik hakların askıya alınması için bir fırsat olarak kullanılmaması gerektiğini ifade etti.
Açıklamada, “Tutuklamalar, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerine açıkça aykırıdır. İnsan hakları savunucuları, toplumun bilgi edinme hakkı için çalışan kişilerdir; asla suç örgütü üyesi olarak gösterilemezler.” denildi.
İHD’nin Tarihsel Mücadelesi
1986 yılında kurulan İnsan Hakları Derneği, Türkiye’de insan hakları ihlallerine karşı mücadele eden en köklü sivil toplum kuruluşlarından biridir. Kuruluşundan bu yana işkence, keyfi gözaltı, kötü muamele ve ifade özgürlüğü kısıtlamaları gibi konularda çok sayıda rapor hazırladı ve kampanyalar yürüttü. Dernek, birçok kez idari soruşturmalara ve davalara konu olsa da çalışmalarını kararlılıkla sürdürdü. Tuğba Kahraman’ın da aralarında bulunduğu insan hakları savunucularının tutuklanması, derneğin faaliyetlerini engellemeye yönelik girişimlerin son halkası olarak değerlendiriliyor.
Tutuklamalara ilişkin hukuki süreç devam ederken, İHD ve diğer sivil toplum örgütleri uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunarak konuyu gündemde tutmaya çalışacaklarını duyurdu. Öte yandan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) bireysel başvuru yapılacağı da öğrenildi.
Uluslararası Dayanışma ve Sonuç
Tutuklamaların ardından uluslararası insan hakları örgütleri de konuya ilişkin kınama mesajları yayınladı. Uluslararası Af Örgütü, “İnsan hakları savunucularına yönelik bu baskı kabul edilemez. Türkiye hükümetini derhal serbest bırakma çağrımızdır” ifadelerini kullandı. Türkiye’deki muhalefet partileri de İHD’ye destek açıklaması yaptı.
Türkiye’de insan hakları savunucularına yönelik tutuklamaların arttığı bir dönemde yaşanan bu gelişme, ülkenin demokratik standartları açısından endişe vericidir. NATO Zirvesi gibi uluslararası toplantıların güvenlik önlemleriyle gerekçelendirilerek temel hakların kısıtlanması, hukukun üstünlüğü ilkesiyle çelişmektedir. İHD’nin yaptığı çağrı, sadece kendi üyeleri için değil, tüm toplumun ifade ve örgütlenme özgürlüğünün korunması için önem taşımaktadır. Bu tutum, demokratik değerlere bağlı herkesin desteklemesi gereken bir mücadeledir.