İstanbul Zeytinburnu'nda meydana gelen trajik kazada, bir İETT otobüsü kontrolden çıkarak bir sitenin bahçe duvarına çarptı. Feci kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 1'i ağır 16 kişi yaralandı. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, otobüsün önüne aniden kırarak kazaya neden olduğu belirlenen otomobilin sürücüsü gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Kaza anı ve müdahale
Kaza, dün sabah saatlerinde Zeytinburnu'nun işlek caddelerinden birinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, seyir halindeki İETT otobüsü, iddiaya göre önüne kıran bir otomobile çarpmamak için direksiyonu kırdı. Sürücünün kontrolünden çıkan otobüs, yol kenarındaki bir sitenin beton duvarına hızla çarptı. Çarpmanın etkisiyle otobüsün ön kısmı hurdaya dönerken, duvarın yıkılmasıyla park halindeki araçlara da zarar geldi.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kazada yaşamını yitiren iki kişinin otobüste yolcu olduğu ve sıkıştıkları için kurtarılamadığı belirtildi. Ağır yaralı bir kişinin ise yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü, sağlık durumunun kritik olduğu öğrenildi.
Kaza nedeniyle cadde bir süre trafiğe kapandı. Otobüsün kaldırılması ve yolun temizlenmesinin ardından trafik normale döndü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan açıklamada, kazayla ilgili idari ve hukuki sürecin başlatıldığı ifade edildi.
Tutuklama ve soruşturma
Olay sonrası harekete geçen polis ekipleri, kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu değerlendirilen otomobil sürücüsünü kısa sürede yakaladı. Gözaltına alınan sürücü, emniyetteki ifadesinde, otobüsün şeridine geçmek için manevra yaptığını ancak kendisine çarptığını, sonrasında da otobüsün duvara çarptığını duyduğunu söyledi. Şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Savcılıkça ifadesi alınan sürücü, 'taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Mahkeme, sürücünün kaza sonrası olay yerinden ayrılmamasını ve suç delillerinin bulunmasına engel olmamasını göz önünde bulundurarak 'adli kontrol' ile serbest bırakılmasına karar verebilirdi; ancak savcılığın talebini yerinde bulan hakim, şüpheliyi tutuklanmasına hükmetti. Sürücü, işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.
Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığı, kazayla ilgili detaylı inceleme başlattı. Aracın kaza anındaki hızı, teknik arıza olup olmadığı ve şoförün uykusuzluk durumu gibi konular bilirkişi incelemesiyle araştırılacak. Ayrıca olay anına ilişkin çevredeki iş yerlerinin güvenlik kamerası kayıtlarına el konuldu, görüntüler incelenmeye alındı.
Tepkiler ve güvenlik talebi
Kaza, toplu taşıma güvenliğini yeniden gündeme getirdi. Bölgedeki vatandaşlar, sık sık kazaların yaşandığı bu yolda hız sınırı uygulanmasını ve trafik ekiplerinin denetimlerini artırmasını istedi. Yolcu dernekleri ise şehir içi otobüslerde emniyet kemeri bulunması ve şoförlerin psikoteknik testlerden geçirilmesi çağrısında bulundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, kazayla ilgili bir komisyon kurulduğunu ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınacağını duyurdu. Ayrıca hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileklerinde bulunan yetkililer, yaralıların tedavi masraflarının karşılanacağını belirtti.
Bu tür kazalar, toplu taşıma araçlarının karıştığı trafik kazalarında, yolcu güvenliğinin en önemli öncelik olması gerektiğini bir kez daha gösteriyor. Şoför hataları kadar, diğer sürücülerin kurallara uymaması da toplu taşıma araçlarını tehlikeye atabiliyor. Uzmanlar, şoför adaylarının muhakeme yeteneğini ölçen testlerin zorunlu hale getirilmesi, araçlara şerit takip sistemi ve çarpışma önleyici teknolojilerin eklenmesinin bu tür kazaları azaltabileceğini vurguluyor. Kaza sonrası başlatılan soruşturmanın adil bir sonuç vermesi ve alınacak önlemlerin vakit kaybedilmeden hayata geçirilmesi, kamu vicdanının rahatlatılması açısından büyük önem taşıyor.