Antalya'nın Kemer ilçesindeki İdyros Antik Kenti'nde yapılması planlanan otel projesi, arkeologlar ve bilim insanlarının hazırladığı kapsamlı bir raporla yeniden gündeme geldi. Raporda, tahsisli arazide daha önce gerçekleştirilen 190'ı aşkın sondaj kazısında hamam kompleksi, köprü kalıntıları, sarnıçlar ve çok sayıda arkeolojik bulgunun tespit edildiği belirtiliyor. Uzmanlar, alanda imar izni verilmesinin büyük bir kültürel miras kaybına yol açacağını vurgulayarak, "Yağmayı durdurun" çağrısı yapıyor.
Bilimsel Rapor: 190 Sondajda Tarih Fışkırdı
İdyros Antik Kenti'nin bulunduğu bölgede, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tahsis edilen arazide otel inşaatı planlanıyor. Ancak bölgede daha önce yapılan sondaj çalışmaları, bu alanın sanıldığı gibi boş olmadığını ortaya koydu. Akdeniz Üniversitesi'nden arkeologların da yer aldığı bilim heyeti tarafından hazırlanan raporda, 190'ı aşkın sondaj kazısının büyük bölümünde tarihi kalıntılara rastlandığı ifade ediliyor. Raporda özellikle bir Roma dönemi hamam kompleksi, taş köprü kalıntıları ve çok sayıda sarnıcın varlığı dikkat çekiyor. Bu bulgular, İdyros'un bilinenin aksine çok daha geniş bir yerleşime sahip olduğunu gösteriyor.
Uzmanlardan 'Yağmayı Durdurun' Çağrısı
Raporu değerlendiren arkeologlar ve sivil toplum kuruluşları, alanda imar uygulamasına geçilmesinin "arkeolojik yağma" anlamına geldiğini savunuyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi yöneticileri, "İdyros, Antalya'nın az bilinen ama son derece önemli bir antik yerleşimidir. Buradaki kalıntılar, bölgenin binlerce yıllık tarihine ışık tutuyor. Otel projesi için yapılan sondajlar bile bu zenginliğin sadece küçük bir kısmını ortaya çıkardı. Daha fazla kazı yapılması varken, beton dökmek kabul edilemez" dedi. Uzmanlar, bölgenin bir an önce sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmasını ve Kültür Bakanlığı'nın projeyi durdurmasını istiyor.
İdyros'un Tarihi ve Önemi
İdyros Antik Kenti, Antalya'nın Kemer ilçesi sınırlarında, bugünkü Çolaklı mevkiinde yer alıyor. Antik çağda Likya bölgesinin önemli yerleşimlerinden biri olan kent, M.Ö. 5. yüzyıla kadar uzanan bir geçmişe sahip. Kazılarda ortaya çıkan hamam, köprü ve sarnıç kalıntıları, kentin Roma döneminde de önemini koruduğunu gösteriyor. Arkeologlar, İdyros'un günümüze kadar büyük ölçüde korunmuş olmasının, bölgede yoğun tarım faaliyetlerinin ve yapılaşmanın gecikmesinden kaynaklandığını belirtiyor. Uzmanlar, bu eşsiz mirasın turizme açılması durumunda da büyük bir potansiyel taşıdığını, ancak bunun için öncelikle bilimsel kazıların tamamlanması gerektiğini vurguluyor.
Proje Bürokrasisindeki Çelişkiler
Otel projesinin tahsis süreci de tartışma konusu. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın arazinin turizm yatırımına açılması için verdiği tahsis kararı, bölgedeki arkeolojik zenginliğin bilinmesine rağmen alındı. Bu durum, "Koruma ile yatırım dengesi kurulamadı" eleştirilerini beraberinde getiriyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın da onay sürecinde olduğu proje için henüz nihai bir karar çıkmış değil. Ancak bilim insanları, sürecin bir an önce durdurulmasını ve alanın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında kesin koruma statüsüne alınmasını istiyor.
Bölge Halkı da Karşı
Kemer'de yaşayan vatandaşlar da projeye tepki gösteriyor. Yöre halkı, otel inşaatının bölgenin doğal ve tarihi dokusuna zarar vereceğini, ayrıca mevcut otellerin doluluk oranlarını da olumsuz etkileyeceğini düşünüyor. Kemer Belediyesi de projeye ilişkin olumsuz görüş bildirerek, plan notlarının yeniden değerlendirilmesini talep etti. Belediye yetkilileri, bölgede daha önce de benzer projelerin engellendiğini hatırlatarak, "İdyros'un geleceği, bir otel projesinden daha önemlidir" ifadesini kullandı.
Değerlendirme ve Bağlam
İdyros'ta yaşanan bu tartışma, Türkiye'de arkeolojik miras ile turizm yatırımları arasındaki gerilimin son örneği. Son yıllarda birçok antik kent, fabrika, otel ve maden projeleriyle gündeme geliyor. Bilim insanları, mevcut yasaların korumayı öncelediğini ancak uygulamada ciddi boşluklar yaşandığını söylüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın projeyi yeniden değerlendirirken, bilimsel raporları dikkate alması ve kazılara öncelik vermesi bekleniyor. Aksi takdirde Anadolu'nun binlerce yıllık hafızası, bir otelin temelinde kaybolup gidecek. Bu durum, sadece İdyros için değil, benzer risk altındaki tüm antik yerleşimler için bir uyarı niteliği taşıyor.