İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sahipsiz hayvan sorununa ilişkin yürütülen çalışmalarda önemli bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Çiftçi, 30 büyükşehirden 27'sinde sahipsiz hayvanların toplanmasına yönelik faaliyetlerin sona yaklaştığını belirterek, "Ekim'in sonu itibarıyla bu problemden de Türkiye'yi kurtarmış olacağız. 1,5 ay sonra sahipsiz hayvan sorunu gündemden çıkacak" dedi.
Bakan Çiftçi'den Net Takvim: 1,5 Ay İçinde Çözüm
Bakan Çiftçi, yaptığı yazılı açıklamada, sahipsiz hayvanlarla ilgili yürütülen kapsamlı çalışmanın detaylarını paylaştı. 30 büyükşehir belediyesinin 27'sinde toplama ve barınma süreçlerinin büyük ölçüde tamamlandığını ifade eden Çiftçi, kalan üç ilde ise çalışmaların hızla sürdüğünü kaydetti. Bakan, "Ekim'in sonu itibarıyla bu problemden de Türkiye'yi kurtarmuş olacağız. 1,5 ay sonra sahipsiz hayvan sorunu gündemden çıkacak" ifadelerini kullandı.
Çiftçi, sahipsiz hayvan sorununun sadece sokak hayvanlarını toplamakla çözülemeyeceğini, aynı zamanda barınak kapasitesinin artırılması, kısırlaştırma çalışmalarının yaygınlaştırılması ve vatandaşların bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve yerel yönetimlerin ortak projeler yürüttüğünü aktardı.
30 Büyükşehirde Son Durum
Bakanlık verilerine göre, 30 büyükşehir belediyesinin 27'sinde sahipsiz hayvan toplama ekipleri oluşturuldu ve barınaklar geçici olarak kabul kapasitesini artırdı. İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropollerde sahipsiz hayvan popülasyonunun yoğun olduğu bölgelerde özel ekipler görevlendirildi. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte sokaklarda başıboş hayvan kalmayacağı, toplanan hayvanların rehabilite edilerek sahiplendirileceği veya bakım evlerinde tutulacağı belirtiliyor.
Bu süreçte hayvan hakları dernekleri ve gönüllü kuruluşlarla da iş birliği yapıldığı, bazı illerde hayvanseverlerin barınaklarda gönüllü çalıştığı öğrenildi. Ancak bazı kesimler, toplama işleminin hayvanların yaşam hakkını tehdit ettiği endişesini dile getiriyor. Bakan Çiftçi, bu endişelere yanıt vererek, "Amacımız hayvanları yok etmek değil, onlara daha iyi koşullar sağlamak ve sokaklarda yaşanan olumsuzlukları ortadan kaldırmak" dedi.
Arka Plan: Yasal Düzenleme ve Uygulamalar
Sahipsiz hayvan sorunu, uzun yıllardır Türkiye'nin gündeminde yer alıyor. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapılan değişikliklerle yerel yönetimlere sahipsiz hayvanları toplama, kısırlaştırma ve barındırma yükümlülüğü getirilmişti. Ancak uygulamada denetim eksikliği ve kaynak yetersizliği nedeniyle sorun tam olarak çözülememişti. Son dönemde artan köpek saldırıları ve trafik kazaları, konuyu yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı.
İçişleri Bakanlığı, 2023 yılında başlattığı "Sahipsiz Hayvanlarla Mücadele Eylem Planı" çerçevesinde 81 il valiliğine genelge göndererek, belediyelerin sorumluluklarını hatırlattı. Plan kapsamında, her belediyenin hayvan toplama ve barınma kapasitesini artırması, kısırlaştırma oranını yükseltmesi ve düzenli raporlama yapması istenmişti. Bakan Çiftçi'nin son açıklaması, bu planın büyükşehirlerde önemli ölçüde hayata geçirildiğini gösteriyor.
Öte yandan, sahipsiz hayvan sorununun çözümü için sadece toplama değil, aynı zamanda sahiplendirmenin teşvik edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, son bir yılda barınaklardan sahiplendirilen hayvan sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15 arttı. Ancak bu artış, sokaktaki hayvan sayısını azaltmak için yeterli görülmüyor. Uzmanlar, kısırlaştırma operasyonlarının hızlandırılması ve mikroçip uygulamasının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtiyor.
Uzmanlar ve Hayvan Hakları Savunucuları Ne Diyor?
Hayvan hakları savunucuları, sahipsiz hayvanların toplanmasının tek başına çözüm olmadığını, aksine barınaklarda kötü koşullar nedeniyle yeni sorunlar yaratabileceğini ifade ediyor. Türkiye Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) temsilcileri, "Toplama yerine kısırlaştırma ve yerinde rehabilitasyon yöntemleri tercih edilmeli. Aksi halde hayvanlar barınaklarda hastalık ve kötü muamele riskiyle karşı karşıya kalıyor" görüşünü dile getiriyor. Bakan Çiftçi ise barınak koşullarının iyileştirildiğini ve denetimlerin sıklaştırıldığını savunuyor.
Akademisyenler ise sorunun kapsamlı bir strateji gerektirdiğini vurguluyor. İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nden Prof. Dr. Ayşe Demir, "Sahipsiz hayvan sorunu, sadece belediyelerin çabasıyla çözülemez. Merkezi yönetim, yerel yönetimler, sivil toplum ve vatandaşların ortak hareket etmesi şart. Ayrıca hayvan sahiplerinin bilinçlendirilmesi ve terk edilmelerin önlenmesi için caydırıcı cezalar getirilmeli" değerlendirmesinde bulunuyor.
Siyasi Yansımalar ve Gelecek Planları
İçişleri Bakanı Çiftçi'nin açıklaması, siyaset kulislerinde de yankı buldu. İktidar partisi sözcüleri, çalışmanın kararlılıkla sürdürüleceğini ve ekim sonunda somut sonuçların alınacağını belirtiyor. Muhalefet partileri ise sürecin şeffaf yürütülmediğini, hayvanseverlerin görüşlerinin dikkate alınmadığını öne sürüyor. Özellikle bazı belediyelerin toplama sırasında usulsüzlük yaptığı iddiaları, tartışmaları alevlendiriyor.
Önümüzdeki günlerde İçişleri Bakanlığı'nın, 30 büyükşehir belediyesinin yanı sıra diğer illerde de benzer çalışmaları başlatması bekleniyor. Bakan Çiftçi, "Ekim sonunda sahipsiz hayvan sorunu gündemden çıkacak" derken, bu sürecin sadece toplama değil, aynı zamanda kalıcı çözümler içerdiğini belirtti. Ancak uzmanlar, sorunun temelden çözülmesi için yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesi ve uygulamaların sürekli denetlenmesi gerektiğini hatırlatıyor.
Sonuç olarak, sahipsiz hayvan meselesi, Türkiye'nin öncelikli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. Bakan Çiftçi'nin verdiği tarih, kamuoyunda hem umut hem de kuşkuyla karşılanıyor. Ekim sonunda sorunun ne ölçüde çözüleceği, atılan adımların etkinliğine ve paydaşların iş birliğine bağlı görünüyor. Hayvan hakları, toplumsal duyarlılık ve yerel yönetimlerin kapasitesi, bu sürecin başarısını belirleyecek temel faktörler arasında yer alıyor.