İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik rüşvet ve yolsuzluk iddialarına ilişkin davanın son duruşmasında sanık Burak Karakuş'un itirafı, skandalın boyutlarını gözler önüne serdi. Karakuş, Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı'nın yönlendirmesiyle devraldığı şirkete Medya A.Ş.'den 67 milyon liralık ihale verildiğini, kendisine ise 'sus payı' olarak her ay 100 bin lira ödendiğini mahkemede anlattı. İtiraf, İBB'deki ihalelerin nasıl şaibeli bir şekilde dağıtıldığına dair somut bir delil olarak dosyaya girdi.
İtirafın detayları: 67 milyonluk ihale ve aylık 100 bin TL
Burak Karakuş, savunmasında şirketi devralma sürecini ve sonrasında yaşananları ayrıntılı bir şekilde açıkladı. Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı'nın talimatıyla söz konusu şirketi satın aldığını belirten Karakuş, kısa süre sonra Medya A.Ş. tarafından 67 milyon lira değerinde bir ihale aldıklarını söyledi. Bu ihalenin, şirketin piyasa değerinin çok üzerinde olduğunu vurgulayan sanık, kendisine düzenli olarak aylık 100 bin lira ödeme yapıldığını itiraf etti. Karakuş, bu ödemelerin 'sus payı' olduğunu ve olayın ortaya çıkmaması için verildiğini ifade etti.
Mahkemede dinlenen tanıklar ve sunulan belgeler, Karakuş'un ifadelerini destekler nitelikte. İhale sürecinde usulsüzlük yapıldığı, şirketin geçmiş performansı ve kapasitesi göz ardı edilerek ihalenin doğrudan verildiği iddia ediliyor. Savcılık, bu ifadeyi dosyanın kilit delillerinden biri olarak değerlendiriyor.
Medya A.Ş. ve İBB ihalelerindeki şaibe
Medya A.Ş., İBB'nin iştiraki olarak biliniyor ve şehirdeki birçok reklam, tanıtım ve medya işini üstleniyor. İddialara göre, bu şirket üzerinden yapılan ihalelerde liyakat ve rekabet ilkeleri hiçe sayılarak belirli isimlere avantaj sağlandı. Burak Karakuş'un itirafı, bu iddiaları güçlendiriyor. Karakuş, şirketi devraldıktan sonra ihaleye katılma sürecinde hiçbir zorluk yaşamadığını, hatta diğer tekliflerin değerlendirmeye bile alınmadığını öne sürdü.
Dava dosyasına göre, Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı, İBB bünyesindeki medya ve iletişim işlerinden sorumlu isimler. Ongun, daha önce İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı olarak görev yapmıştı. Bağdatlı ise Medya A.Ş. yönetiminde yer alıyordu. Her iki isim de suçlamaları reddediyor ve ifadelerin iftira olduğunu savunuyor.
Skandalın arka planı: İBB'ye yönelik yolsuzluk iddiaları
İBB'ye yönelik rüşvet ve yolsuzluk iddiaları, uzun süredir kamuoyunun gündeminde. Özellikle son yerel seçimlerin ardından İBB yönetimine yönelik eleştiriler artmış, birçok ihale şaibesi iddiası ortaya atılmıştı. Bu dava, söz konusu iddiaların yargıya taşınan en somut örneklerinden biri. Burak Karakuş'un itirafı, soruşturmanın seyrini değiştirebilir ve yeni tutuklamaların önünü açabilir.
Uzmanlar, ihale süreçlerinde şeffaflık eksikliğinin bu tür yolsuzluklara zemin hazırladığını belirtiyor. İBB'nin milyarlarca liralık bütçesinin denetiminin yeterince yapılmadığı, siyasi atamalarla liyakatın göz ardı edildiği eleştirileri sıkça dile getiriliyor. Bu dava, yerel yönetimlerdeki denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gösteriyor.
Davanın ilerleyen duruşmalarında, diğer sanıkların savunmaları ve tanık ifadeleri merakla bekleniyor. Kamuoyu, İBB'nin bu skandal karşısında nasıl bir tavır alacağını ve yargı sürecinin nasıl sonuçlanacağını yakından takip ediyor.