İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve İSKİ'nin, Ayazağa'da yaşanan ve etkileri hâlâ süren afetin öncesinde yapılan dere ıslahı ve kanal temizliği başvurularına kayıtsız kaldığı ortaya çıktı. Ayazağa Mahallesi Muhtarı Mustafa Karaman, dere yatağının ıslah edilmesi ve kanal temizliği için defalarca resmi başvuruda bulunduklarını, ancak bu taleplerin karşılıksız kaldığını açıkladı. Karaman'ın bu sözleri, afetin 'göz göre göre geldiği' yönündeki endişeleri bir kez daha gündeme taşıdı.
Muhtar Karaman: 'Başvurularımız sonuçsuz kaldı'
Ayazağa Mahallesi Muhtarı Mustafa Karaman, yaptığı açıklamada, dere yatağının ıslah edilmesi ve kanal temizliği için İBB ve İSKİ'ye birçok kez yazılı ve sözlü başvuruda bulunduklarını belirtti. Karaman, "Defalarca resmi başvuru yaptık. Dilekçeler verdik, görüşmeler gerçekleştirdik. Ancak ne yazık ki bu taleplerimiz karşılık bulmadı. Dere yatağındaki sorunlar biliniyordu, yetkililer uyarıldı ama gereken adımlar atılmadı" ifadelerini kullandı. Muhtar Karaman, afetin ardından bölgede büyük hasar oluştuğunu ve vatandaşların mağduriyetinin devam ettiğini sözlerine ekledi.
Karaman'ın bu açıklamaları, afetin önlenebilir olduğunu gözler önüne seriyor. Daha önce de benzer uyarılarda bulunan mahalle sakinleri, dere yatağının daraltılması ve kanalların tıkanması nedeniyle yağışlarda su baskınlarının yaşandığını dile getirmişti. Ancak İBB ve İSKİ'nin bu uyarılara rağmen somut bir adım atmadığı iddia ediliyor.
Afetin boyutu ve bölge halkının tepkisi
Ayazağa'da meydana gelen afet, son yıllarda artan yağış rejimi ve kentleşmenin etkisiyle daha da yıkıcı hale geldi. Bölgede yaşayan vatandaşlar, dere yatağının betonlaştırılması ve yeşil alanların azalmasının suyun akışını engellediğini belirtiyor. Muhtar Karaman, "Bu afet bir doğal afet değil, insan eliyle hazırlanmış bir felaket. Yetkililer gerekli ıslah çalışmalarını yapsaydı bu acı tablo yaşanmayabilirdi" dedi.
Bölge sakinleri, afetin ardından İBB ve İSKİ'den acil eylem planı bekliyor. Ancak şu ana kadar somut bir açıklama yapılmadı. Vatandaşlar, dere ıslahı ve kanal temizliği çalışmalarının bir an önce başlatılmasını talep ediyor.
İBB ve İSKİ'den henüz açıklama yok
Konuyla ilgili olarak İBB ve İSKİ'ye yöneltilen sorulara henüz yanıt alınamadı. Muhtar Karaman'ın açıklamaları, yerel yönetimlerin afet öncesi hazırlık ve risk azaltma konusundaki eksikliklerini bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar, kentlerde artan sel ve su baskını risklerine karşı altyapı çalışmalarının hızlandırılması ve yerel yönetimlerin şeffaf bir şekilde hesap vermesi gerektiğini vurguluyor.
Ayazağa'daki afet, sadece bölge halkını değil, tüm İstanbul'u yakından ilgilendiriyor. Benzer risklerin diğer ilçelerde de bulunduğu biliniyor. Bu nedenle, İBB'nin dere ıslahı ve kanal temizliği gibi temel hizmetlerde daha etkin ve hızlı hareket etmesi gerekiyor. Muhtar Karaman'ın çağrısı, yetkililere bir kez daha sorumluluklarını hatırlatıyor.
Sonuç olarak, Ayazağa'da yaşanan afet, yerel yönetimlerin ihmalinin ne denli ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. İBB ve İSKİ'nin, vatandaşların haklı taleplerini dikkate alarak bir an önce harekete geçmesi, benzer acıların yaşanmaması adına büyük önem taşıyor.