İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasında tutuksuz sanık olarak yargılanan İBB Harita Mühendisi Yakup Öner, mahkemede çarpıcı iddialar ortaya attı. Öner, savunmasında ihale süreçlerinde bazı firmalarla görüşmeler yapıldığını ve ihale bedeli üzerinden yaklaşık yüzde 7-10 oranında pay talep edildiğini öğrendiğini söyledi. Ayrıca seçim döneminde belediye içinde poşet içinde 100 bin dolar maaş ödemesi yapıldığını iddia etti.
İhale Süreçlerinde Yüzde 7-10 Pay Talebi İddiası
Yakup Öner, mahkemede verdiği ifadede, İBB'de görevli olduğu dönemde ihale süreçlerine ilişkin bazı bilgiler edindiğini belirterek, "İhale süreçlerinde bazı firmalarla görüşmeler yapıldığını ve ihale bedeli üzerinden yaklaşık yüzde 7-10 oranında pay talep edildiğini öğrendim" dedi. Öner, bu bilgiyi nasıl edindiğine dair ayrıntı vermedi ancak söz konusu görüşmelerin belediye içindeki bazı kişiler tarafından yürütüldüğünü öne sürdü. Savcılık, bu ifadelerin dosyaya yeni bir boyut kazandırabileceğini değerlendiriyor.
Öner'in iddiaları arasında, seçim döneminde belediye çalışanlarına poşet içinde 100 bin dolar maaş ödemesi yapıldığı da yer aldı. Bu iddia, duruşmada tutanaklara geçti. Öner, söz konusu ödemenin kimler tarafından yapıldığını veya hangi tarihte gerçekleştiğini belirtmedi. Mahkeme heyeti, bu beyanları dikkate alarak ilgili birimlerden ek bilgi talep etme kararı aldı.
Davanın Arka Planı ve Diğer Sanıklar
'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davası, İBB'ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılmıştı. Davada aralarında üst düzey bürokratların da bulunduğu çok sayıda sanık yargılanıyor. İddianamede, ihalelere fesat karıştırma, rüşvet ve görevi kötüye kullanma gibi suçlamalar yer alıyor. Tutuksuz sanıklardan Yakup Öner'in savunması, davanın seyrini etkileyebilecek nitelikte.
Öner, savunmasında suçlamaları kabul etmediğini, kendisinin herhangi bir yasadışı işin içinde olmadığını ifade etti. Ancak duyduğu iddiaları mahkemeyle paylaşma gereği duyduğunu söyledi. Hukukçular, bir sanığın diğer sanıklar aleyhine beyanda bulunmasının ceza indirimi umuduyla yapılabileceğini, bu nedenle ifadelerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
İBB'den İlk Tepki: 'İddialar Asılsız'
İBB yetkilileri, dava sürecine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak belediye kaynakları, söz konusu iddiaların asılsız olduğunu ve davanın siyasi bir boyut taşıdığını savunuyor. Ekrem İmamoğlu'nun avukatları ise müvekkillerinin suçsuz olduğunu ve davanın sonuçsuz kalacağını defaatle dile getirdi.
Dava, Türkiye'nin gündeminde geniş yankı uyandırmış durumda. Muhalefet partileri, soruşturmanın İmamoğlu'nu siyaseten yıpratma amacı taşıdığını öne sürerken, iktidar kanadı yargının bağımsız olduğunu ve sürecin hukuk çerçevesinde ilerlediğini vurguluyor. Kamuoyu yoklamaları, davanın seçmen davranışı üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor.
Uzman Görüşü: İfadeler Ne Anlama Geliyor?
Ceza hukuku uzmanlarına göre, bir sanığın diğer sanıklar hakkında beyanda bulunması, delil değeri taşıyabilir ancak tek başına yeterli değil. İfadelerin somut delillerle desteklenmesi gerekiyor. Öner'in iddiaları arasında yer alan 'poşet içinde 100 bin dolar' gibi somut bir iddianın araştırılması için banka kayıtları, tanık beyanları ve dijital materyaller incelenecek.
Öte yandan, davanın seyri, İBB'nin gelecekteki ihaleleri ve yönetimi açısından da belirleyici olabilir. Gözler, önümüzdeki duruşmalarda sunulacak yeni delillere ve mahkemenin vereceği ara kararlara çevrilmiş durumda.
Yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri, son yıllarda Türkiye'de sıkça tartışılıyor. Bu dava, belediyelerdeki ihale süreçlerinin denetimi ve kamu kaynaklarının kullanımı konusunda daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getirebilir.