İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk davası kapsamında sorgular devam ederken, daha önce 'kente ihanet' olarak nitelendirilen projelerin hızla tamamlandığı ortaya çıktı. Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki iki başkanın Silivri'ye girmesinin ardından, üç müteahhitin yürüttüğü projelerde gözle görülür bir hızlanma yaşandı. Kamu kaynaklarına göre, bu projelerin tamamlanmasıyla İstanbul'un silueti değişirken, tartışmalar da beraberinde geldi.
Projelerin Hızlı Tamamlanması Dikkat Çekiyor
İstanbul'un muhafızı olarak anılan başkanların, kente ihanet olarak nitelendirdiği projeler, onların tutuklanmasının ardından adeta gaza bastı. Üç müteahhitin yönettiği projeler arasında Marmara Sahil Yolu genişletme çalışmaları, Haliç Metro Hattı uzatması ve Beylikdüzü'ndeki dev alışveriş merkezi inşaatı yer alıyor. İddialara göre, bu projeler daha önce çeşitli gerekçelerle yavaşlatılmış, hatta durdurulmuştu. Ancak son gelişmelerle birlikte inşaat sahalarında hummalı bir çalışma başladı.
Marmara Sahil Yolu projesi, çevresel etkileri nedeniyle eleştirilmiş ve İBB tarafından defalarca durdurulmuştu. Şimdi ise yol genişletme çalışmaları gece gündüz devam ediyor. Projeyi yürüten müteahhit firma yetkilileri, "Biz sadece işimizi yapıyoruz. Daha önce izinlerde sorun vardı, şimdi her şey yolunda" açıklamasında bulundu. Haliç Metro Hattı uzatması ise 2023'te açılması planlanırken, çeşitli bürokratik engellerle karşılaşmıştı. Şimdi hattın 2024 sonunda hizmete girmesi bekleniyor.
Kazanan Üçlü ve Arka Plan
Projeleri yürüten üç müteahhit, kamu ihalelerinde sık sık adı geçen isimler. Daha önceki dönemlerde de büyük projeler üstlenen bu firmalar, İBB yönetiminin değişmesiyle birlikte zor günler geçirmişti. Ekrem İmamoğlu'nun başkanlığı döneminde, bu firmalara ait bazı projeler iptal edilmiş veya yeniden ihale edilmişti. Ancak İmamoğlu ve iki başkan yardımcısının tutuklanmasının ardından, bu firmalar yeniden güç kazandı.
Silivri'ye giren başkanların ardından, İBB Meclisi'nde de dengeler değişti. AK Parti ve MHP'nin oluşturduğu çoğunluk, projelerin önünü açan kararlara imza attı. Örneğin, Beylikdüzü'ndeki alışveriş merkezi projesi için askıya alınan imar planı değişikliği, hızla onaylandı. Projenin çevresel etki değerlendirmesi raporu ise tartışmalı bir şekilde kabul edildi. Müteahhit firmalar, bu süreçte kamu bankalarından kredi desteği de aldı.
İBB davası kapsamında sorgular devam ederken, projelerin tamamlanması siyasi bir mesaj olarak yorumlanıyor. Muhalefet, bu durumu 'darbe dönemlerinde yaşanan aceleci uygulamalar' olarak nitelendirirken, iktidar kanadı projelerin şehre kazandırıldığını savunuyor. Uzmanlar ise hukuki süreç devam ederken bu tür projelerin tamamlanmasının etik olmadığını belirtiyor.
İstanbul'un geleceği açısından bu projelerin etkileri uzun yıllar tartışılacak gibi görünüyor. Kent planlamacıları, sahil yolunun genişletilmesinin trafiği rahatlatacağını ancak yeşil alanları azaltacağını söylüyor. Haliç Metro Hattı ise ulaşımı kolaylaştıracak olsa da maliyetinin yüksek olduğu belirtiliyor. Alışveriş merkezi projesi ise bölgedeki küçük esnafı olumsuz etkileyecek.
Sonuç olarak, İBB davası gölgesinde tamamlanan projeler, İstanbul'un kaderini değiştirecek. Ancak bu değişimin kimin lehine olduğu, yargı süreci sonunda netleşecek. Kamuoyu, hem hukuki süreci hem de projelerin etkilerini yakından takip ediyor.