İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen ve 436 sanığın yer aldığı davanın 88. duruşması, kritik itiraflara sahne oldu. Medya AŞ çalışanı Mehmet Recep Taşçı, ihalelerin Emrah Bağdatlı'ya ait paravan şirketlere nasıl verildiğini ve ödemelerde nasıl 'inisiyatif' kullanıldığını mahkemede anlattı. Duruşmada Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun'un adının geçmesi, dosyanın seyrini değiştirebilecek yeni detayları gündeme getirdi.
İhalelerde 'adrese teslim' yöntemi
Duruşmanın en çarpıcı bölümü, Medya AŞ çalışanı Mehmet Recep Taşçı'nın verdiği ifade oldu. Taşçı, ihalelerin belirli firmalara yönlendirildiğini ve bu süreçte Emrah Bağdatlı'nın paravan şirketlerinin kullanıldığını söyledi. "İhaleler açıldığında teknik şartnameler belirli firmaların yetkinliklerine göre hazırlanıyordu. Bu da diğer katılımcıların başvurusunu baştan imkânsız hale getiriyordu" diyen Taşçı, ödemelerde de 'inisiyatif' kullanıldığını belirtti. Taşçı'nın anlattıklarına göre, iş bitiminde düzenlenen faturalar gerçek hizmeti yansıtmıyordu; bazı işler hiç yapılmamasına rağmen ödeme yapılmıştı.
Mahkeme heyeti, Taşçı'nın ifadesinin ardından Kaan Ketenci'yi dinledi. Ketenci de benzer şekilde ihalelere müdahale edildiğini ve hayali faturalarla usulsüz ödemeler yapıldığını kabul etti. Her iki sanığın itirafı, davanın diğer sanıkları açısından da önemli bir emsal oluşturabilir.
Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun detayı
Duruşmada, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eski Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Murat Ongun'un adı sıkça geçti. Sanıklar, ihalelerle ilgili talimatları kimden aldıkları sorulduğunda doğrudan isim vermekten kaçınsa da, savcılık makamı sunulan deliller arasında Ongun'a ait yazışmaların bulunduğunu belirtti. İmamoğlu'nun ise 'bilgisi dahilinde' olduğu iddiaları reddedildi.
Davanın 88. duruşması, kamuoyunda İBB'ye yönelik yolsuzluk iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Özellikle Medya AŞ üzerinden yürütülen ihalelerin büyüklüğü ve sürekliliği, denetim mekanizmalarının nasıl devre dışı bırakıldığını gözler önüne seriyor.
Davanın arka planı ve sonraki adımlar
İBB davası, 2020 yılında başlatılan soruşturmalar sonucunda açılmıştı. 436 sanığın yargılandığı dosyada, aralarında bürokratlar, iş insanları ve belediye çalışanları bulunuyor. İddianamede, ihaleye fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma ve hayali fatura düzenleme gibi suçlamalar yer alıyor. Bugüne kadar görülen 88 duruşmada birçok tanık dinlendi; ancak Taşçı ve Ketenci'nin itirafları, dosyanın en somut delilleri arasında gösteriliyor.
Bir sonraki duruşmada, savcılığın yeni deliller sunması ve bazı sanıkların çapraz sorguya alınması bekleniyor. Mahkeme heyetinin, itirafların ardından tutuklu sanıkların durumunu yeniden değerlendirebileceği belirtiliyor.
İBB davası, Türkiye'de yerel yönetimlerdeki ihale süreçlerine ilişkin denetim eksikliğini bir kez daha tartışmaya açtı. Uzmanlar, benzer usulsüzlüklerin önüne geçilmesi için ihale mevzuatının sıkılaştırılması ve bağımsız denetim birimlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından bu dava, hem yargı hem de idari reformlar için kritik bir sınav niteliğinde.