İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan ve 51'i tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı dava, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki duruşma salonunda 78'inci gününe girdi. Duruşmada, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak tahliye edilen sanıkların savunmaları alınmaya devam ediyor. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar ise duruşmaya katılmadı; İmamoğlu'nun savunmasını daha önce yaptığı öğrenildi.
Etkin pişmanlık beyanları dosyaya nasıl yansıdı?
Davanın 78'inci gününde mahkeme heyeti, etkin pişmanlık başvurusunda bulunan ve bu kapsamda tahliye edilen sanıkların beyanlarını dinledi. Bu sanıkların, soruşturma aşamasında verdikleri ifadelerde bazı ihalelere ve atamalara ilişkin usulsüzlük iddialarını kabul ettikleri, pişmanlık göstererek itirafçı oldukları belirtiliyor. Savunmalarda, İBB iştiraklerinde görev alan bazı yöneticilerin talimatlarla hareket ettiği öne sürülüyor. Mahkeme heyeti, sanık beyanları arasındaki çelişkileri gidermek için ek süre taleplerini değerlendirdi.
Duruşmaya katılan avukatlardan alınan bilgilere göre, etkin pişmanlıkçı sanıkların ifadeleri, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendiriliyor. Bazı sanık avukatları, müvekkillerinin baskı altında ifade verdiğini savunarak beyanların geçersiz sayılmasını talep etti. Mahkeme, bu talepleri reddederek savunmaların alınmasına devam etti.
414 sanıklı davanın hukuki boyutu
İBB davası, Türkiye'nin son yıllarda görülen en kapsamlı ceza davalarından biri olarak kayıtlara geçti. 414 sanığın yargılandığı dosyada, 51 sanık tutuklu bulunuyor. İddianamede, İBB ve bağlı şirketlerinde gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlük, rüşvet, görevi kötüye kullanma ve örgütlü suç işlemek gibi suçlamalar yer alıyor. Savcılık makamı, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan sanıkların beyanlarını delil olarak sunuyor.
Davanın 78 gündür aralıksız sürmesi, duruşma salonunun fiziki kapasitesi ve sanık sayısının fazlalığı nedeniyle zaman zaman aksamalara yol açıyor. Mahkeme heyeti, savunmaların tamamlanmasının ardından esas hakkında mütalaanın sunulacağını ve karar aşamasına geçileceğini duyurdu. Ancak sürecin ne kadar daha devam edeceği konusunda net bir takvim verilmedi.
İmamoğlu ve diğer tutuklu sanıkların durumu
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, davanın önceki duruşmalarında savunmasını yapmış ve suçlamaları reddetmişti. İmamoğlu, tutukluluk halinin devam etmesine itiraz etmiş, ancak mahkeme bu itirazları reddetmişti. Diğer tutuklu sanıklar arasında İBB bürokratları, iştirak şirketlerinin yöneticileri ve bazı iş insanları bulunuyor. Tutuklu sanıkların avukatları, tahliye taleplerini yineleyeceklerini açıkladı.
Duruşmayı takip eden siyasi partilerin temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları, yargı sürecinin şeffaf yürütülmesi çağrısında bulundu. CHP heyeti, duruşma salonunda hazır bulunarak gelişmeleri izledi. Diğer yandan, iktidar kanadından yapılan açıklamalarda, yargının bağımsız olduğu ve sürece müdahale edilmediği vurgulandı.
Davanın seyri ve kamuoyu yansımaları
İBB davası, sadece hukuki değil siyasi açıdan da yakından takip ediliyor. İmamoğlu'nun tutukluluğu, muhalefet partileri tarafından "siyasi operasyon" olarak nitelendirilirken, hükümet yetkilileri suçlamaların yargıya intikal ettiğini ve sürecin hukuk çerçevesinde yürüdüğünü belirtiyor. Dava, yerel seçimler öncesinde siyasetin gündemini belirleyen başlıklardan biri haline gelmiş durumda.
Etkin pişmanlıkçı savunmaların ardından dosyaya yeni delillerin eklenip eklenmeyeceği merak konusu. Hukukçular, etkin pişmanlık beyanlarının mahkeme nezdinde ne ölçüde karşılık bulacağının, diğer delillerle uyumuna bağlı olduğunu ifade ediyor. Duruşma, önümüzdeki günlerde kaldığı yerden devam edecek.
Davanın 78'inci günü, etkin pişmanlıkçı savunmaların seyri açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Sanıkların beyanları, dosyanın gidişatını ve tutuklu sanıkların durumunu doğrudan etkileyebilecek nitelikte. Mahkemenin, savunmaların tamamlanmasının ardından vereceği ara kararlar, kamuoyu tarafından yakından izlenecek. Yargı sürecinin adil ve tarafsız yürütülmesi, hem sanıklar hem de kamu vicdanı açısından büyük önem taşıyor.