Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 51’i tutuklu 414 sanıklı İBB Davası, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin yeni duruşma salonunda 76. gününde bugün devam ediyor. Duruşmanın başlangıç saatiyle ilgili İmamoğlu’nun avukatları tarafından yapılan itiraz, günün ilk gelişmesi olarak kayda geçti. Avukatlar, duruşmanın öngörülen saatte başlamamasının savunma hakkını kısıtladığını belirterek mahkemeye başvurdu.
Avukatlardan Duruşma Saati İtirazı
İmamoğlu’nun avukatları, duruşmanın sabah saatlerinde belirlenen takvime uygun olarak başlamadığını, bu gecikmenin savunma hazırlıklarını olumsuz etkilediğini dile getirdi. Mahkeme heyetine sunulan itiraz dilekçesinde, duruşma salonuna giriş işlemleri ve sanık getirilme süreçlerindeki aksaklıkların duruşmanın seyrini etkilediği ifade edildi. Avukatlar, duruşmanın bir an önce başlaması ve usul kurallarına uygun şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.
Duruşma salonunun cezaevi yerleşkesi içinde bulunması nedeniyle sanıkların getirilmesi, avukatların içeri alınması ve duruşma evrakının hazırlanması gibi işlemler zaman alıyor. Ancak savunma tarafı, bu tür lojistik gerekçelerin sürekli bir gecikmeye dönüşmesinin kabul edilemez olduğunu vurguluyor. İtirazın ardından mahkeme heyetinin ara kararını duruşma sırasında açıklaması bekleniyor.
Davanın Kapsamı ve Bugüne Kadar Yaşananlar
İBB Davası, 414 sanıklı yapısıyla Türkiye’nin en geniş kapsamlı yargılamalarından biri olarak öne çıkıyor. Sanıklar arasında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra çok sayıda belediye çalışanı, iş insanı ve siyasetçi bulunuyor. 51 sanığın tutuklu olduğu davada, tutukluluk süreleri ve tahliye talepleri her celsede gündeme geliyor. Dava, 76. güne ulaşarak yargı sürecinin uzunluğunu gözler önüne seriyor.
Duruşmalar, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin yeni duruşma salonunda görülüyor. Salonun fiziki koşulları, sanık sayısının fazlalığı nedeniyle zaman zaman yetersiz kalıyor. Avukatlar, duruşma salonunun kapasitesi ve teknik donanımının 414 sanıklı bir dava için uygun olmadığını savunuyor. Mahkeme heyeti ise sürecin usulüne uygun ilerlemesi için azami gayreti gösterdiklerini belirtiyor.
Tutukluluk ve Tahliye Talepleri
Davanın en kritik başlıklarından biri de tutuklu sanıkların durumu. 51 tutuklu sanığın avukatları, her celsede tahliye taleplerini yineliyor. Savunma tarafı, tutukluluk sürelerinin uzunluğuna dikkat çekerek, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne atıfta bulunuyor. Mahkeme, bugüne kadar verdiği ara kararlarda tahliye taleplerini büyük ölçüde reddetti. Bu durum, davanın seyrine ilişkin tartışmaları beraberinde getiriyor.
İmamoğlu’nun avukatları, müvekkillerinin tutukluluk halinin siyasi bir nitelik taşıdığını savunuyor. Mahkeme heyeti ise delil durumu ve kaçma şüphesi gibi gerekçelerle tutukluluğun devamına karar veriyor. Dava sürecinde zaman zaman sanık avukatlarıyla mahkeme arasında gerginlikler yaşanıyor. Bugünkü duruşmada da benzer tartışmaların gündeme gelmesi bekleniyor.
Duruşma Salonu ve Usul Tartışmaları
Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nde bulunan yeni duruşma salonu, davanın başlamasıyla birlikte tartışmaların odağında yer aldı. Salonun büyüklüğü, sanık ve avukat kapasitesi, duruşmaların verimliliği açısından sık sık eleştiriliyor. Avukatlar, duruşma salonuna girişte yaşanan güvenlik kontrollerinin saatler sürdüğünü, bunun da duruşma süresini kısalttığını ifade ediyor.
Mahkeme heyeti, duruşmaların düzenli yürütülmesi için çeşitli önlemler aldığını açıklasa da, usul tartışmaları dinmiyor. Bugünkü itirazın da bu kapsamda değerlendirilmesi bekleniyor. Duruşmanın ilerleyen saatlerinde ara kararın açıklanması ve savunmaların alınmasına devam edilmesi planlanıyor.
Davanın Siyasi ve Hukuki Boyutu
İBB Davası, sadece hukuki bir süreç olarak değil, siyasi sonuçları itibarıyla da yakından takip ediliyor. Ekrem İmamoğlu’nun İBB Başkanı olarak görevine devam edip etmeyeceği, davanın geleceğiyle doğrudan ilişkili. Dava, yerel yönetimler ve merkezi hükümet arasındaki ilişkiler açısından da önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası kamuoyu da davayı izliyor. Avrupa Konseyi ve çeşitli insan hakları kuruluşları, tutuklu sanıkların durumu ve yargılama sürecine dair raporlar yayımladı. Türkiye’deki hukuk çevreleri, davanın adil yargılanma hakkı çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.
Önümüzdeki günlerde duruşmaların nasıl ilerleyeceği, mahkemenin vereceği ara kararlara ve savunmaların içeriğine bağlı. İmamoğlu’nun avukatlarının itirazı, sürecin usul boyutunu bir kez daha gündeme taşıdı. Dava, 76. günde de tarafların karşılıklı hamleleriyle devam ediyor.