İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB davasının 72. duruşması, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam ediyor. Bugünkü duruşmada tutuklu sanıklardan Resul Emrah Şahan ve Mehmet Murat Çalık'ın savunmaları alındı. Şahan, hakkındaki suçlamaları reddederek, "Bana emanet edilen kurumun değerlerine ve görevime sahip çıktım. Bu dava, siyasi bir kumpastan başka bir şey değildir" dedi.
Şahan'ın Savunması ve Tahliye Talepleri
Duruşmada söz alan Resul Emrah Şahan, uzun süredir tutuklu bulunduğunu hatırlatarak, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savundu. Şahan, "Benim üzerimden belediyenin projelerine ve hizmetlerine gölge düşürülmeye çalışılıyor. Oysa ben, görev sürem boyunca İstanbullulara en iyi şekilde hizmet etmek için çalıştım. İddianamede yer alan delillerin hiçbiri suçumu kanıtlamaz. Suçsuzum ve tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Şahan'ın avukatı da müvekkilinin üzerine atılı suçlamaların soyut ve mesnetsiz olduğunu belirterek, dosyadaki mevcut delil durumuna göre tahliye kararı verilmesi gerektiğini dile getirdi. Mehmet Murat Çalık ise savunmasında, belediye bünyesinde yapmış olduğu işlerin tamamının yasalara uygun olduğunu söyledi. Çalık, "Ben bir kamu görevlisi olarak görevimi yaptım. Şimdiye kadar hiçbir suç işlemedim. Bu davanın hukuksuzluklarla dolu olduğunu düşünüyorum. Biran önce özgürlüğüme kavuşmayı bekliyorum" dedi. Mahkeme heyeti, ara kararını açıklamak üzere duruşmaya kısa bir ara verdi. Arada, tutuklu diğer sanıkların da savunmalarının alınacağı ve tahliye taleplerinin değerlendirileceği öğrenildi.
Dava Süreci ve Bağlamı
İBB davası, 2021 yılında başlatılan soruşturma kapsamında, belediye ve iştiraklerine yönelik yolsuzluk ve terör bağlantısı iddialarını içeriyor. İddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bazı projelerinde usulsüzlük yapıldığı ve bazı belediye yetkililerinin PKK/KCK'ya yardım ettiği ileri sürülüyor. Ancak sanıklar ve avukatları, tüm suçlamaları reddederek, davanın siyasi bir komplo olduğunu savunuyor. Davanın görülmesi yaklaşık iki yıldır devam ediyor ve birçok duruşmada gergin anlar yaşanıyor. Aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu bazı tutuklu sanıklar, daha önceki duruşmalarda savunmalarını yapmış ve tahliye talepleri reddedilmişti. Mahkeme heyeti, ara kararında bazı sanıkların adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verirken, Şahan ve Çalık'ın da içinde bulunduğu birçok tutuklu sanığın dosyasının esas hakkında mütalaa için hazırlık aşamasında olduğu biliniyor. Geçtiğimiz haftalarda yapılan duruşmalarda, tanık dinlenmesi ve bilirkişi raporlarının sunulması gündeme gelmişti. Bu haftaki duruşmaların, tutuklu sanıkların savunmaları ve tahliye taleplerinin yoğunlaşacağı bir süreç olması bekleniyor. Türkiye kamuoyunun yakından takip ettiği dava, İstanbul siyasetindeki gerilimli atmosferi de yansıtıyor. İBB Başkanı İmamoğlu'nun avukatları, sürecin hukuka aykırı bir şekilde uzatıldığını ve müvekkillerinin mağdur edildiğini her fırsatta dile getiriyor. Diğer taraftan, iktidar kanadı ise yargı sürecine müdahale etmediklerini ve adaletin tecelli edeceğini belirterek, suçlamaların ciddiyetine dikkat çekiyor.
Türkiye'de yerel yönetimler ve merkezi hükümet arasındaki gerilimlerin yargıya taşınması yeni bir olgu değil. Ancak bu dava, kapsamı ve tutuklu sanık sayısının fazlalığı ile öne çıkıyor. Davanın akıbetinin, İstanbul'da ve genel olarak Türkiye'de belediyecilik anlayışını da etkilemesi bekleniyor. Hukuki süreçlerin adil ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi, demokrasinin güçlendirilmesi açısından kritik önem taşıyor. Tutuklu sanıkların ve avukatlarının savunmalarını yapma haklarını kullanabilmeleri için davanın gecikmeksizin sonuçlandırılması, toplumsal beklentiler arasında.