Yemen'deki Husiler, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bulunan Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenledikleri füze saldırısının ardından yeni tehditler savurdu. Önceki gün bir terminali hedef alan saldırıda 13 kişi hayatını kaybederken, 308 kişi de yaralandı. Husiler, Mekke ve Medine'deki kutsal mekanlar dışındaki tüm havalimanlarının hedef olabileceğini duyurdu. Akşam saatlerinde Kral Halid Havalimanı bir kez daha vuruldu; ancak bu saldırıda can kaybı bildirilmedi.
Havalimanları hedef listesinde
Husi yetkilileri, Suudi Arabistan'ın havacılık altyapısını vurmaya devam edeceklerini belirterek, ülkedeki tüm havalimanlarının potansiyel hedef olduğunu açıkladı. Yapılan açıklamada, yalnızca Mekke ve Medine'deki havalimanlarının kutsal sayıldığı için istisna tutulduğu ifade edildi. Bu tehdit, bölgedeki gerilimi daha da tırmandırdı.
Riyad'daki Kral Halid Havalimanı'na düzenlenen ilk saldırıda bir terminal binası büyük hasar gördü. Suudi yetkililer, saldırının ardından havalimanındaki uçuşları geçici olarak askıya aldı. Olayda ölen ve yaralananlar arasında sivillerin de bulunması uluslararası tepkilere yol açtı.
Uluslararası tepkiler ve güvenlik endişeleri
Suudi Arabistan hükümeti, saldırıyı kınayarak Husileri ve onların destekçilerini suçladı. Koalisyon güçleri, saldırıya misilleme olarak Yemen'deki Husi mevzilerini bombaladı. Birleşmiş Milletler ve bazı ülkeler, sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak taraflara itidal çağrısı yaptı.
Uzmanlar, Husilerin havalimanlarını hedef almasının bölgesel havacılık güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtiyor. Suudi Arabistan'ın hava savunma sistemlerinin bu tür saldırıları önlemede yetersiz kalması, ülkedeki güvenlik açığını gözler önüne seriyor. Ayrıca, saldırıların Suudi Arabistan'ın ekonomik ve turistik hedeflerini de vurmayı amaçladığı değerlendiriliyor.
Çatışmanın arka planı
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Husiler, başkent Sana'a ve ülkenin kuzey bölgelerinin büyük kısmını kontrol ediyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten itibaren Husilere karşı operasyonlar düzenliyor. Çatışmalar binlerce sivilin ölümüne ve ülkenin altyapısının çökmesine neden oldu. Husiler, zaman zaman Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve havalimanlarına balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla saldırılar gerçekleştiriyor.
Son saldırı, Birleşmiş Milletler'in Yemen'de ateşkes sağlama çabalarını da sekteye uğratabilir. Uluslararası toplum, taraflar arasında diyalog çağrılarını sürdürürken, Husilerin tehditlerinin bölgesel istikrarı daha da bozabileceği endişesi hakim.
Bu gelişmeler, Suudi Arabistan'ın güvenlik politikalarını gözden geçirmesine ve hava savunma kapasitesini güçlendirmesine yol açabilir. Ayrıca, saldırıların küresel petrol fiyatlarını ve bölgesel ticaret yollarını etkileme potansiyeli de bulunuyor. Husilerin tehditlerinin ne ölçüde uygulanabilir olduğu ise belirsizliğini koruyor; ancak söylem düzeyinde bile bölgede tansiyonu yükseltmeye yettiği açık.