Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bulunan ulusal petrol şirketi Aramco'ya yönelik çok sayıda balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) ile saldırı düzenlediklerini duyurdu. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, saldırıların ardından hedef alınan bölgelerde yangın çıktığını iddia etti. Suudi yetkililerden henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Saldırının ayrıntıları
Husi askeri sözcüsü Yahya Seri, yaptığı yazılı açıklamada, saldırının "Aramco tesislerine karşı geniş kapsamlı bir operasyon" olduğunu belirtti. Seri, "Balistik füzeler ve İHA'larla Riyad'daki Aramco tesislerini vurduk. Hedefler tam isabetle vuruldu ve yangınlar çıktı" ifadelerini kullandı. Saldırının ne zaman gerçekleştiği konusunda net bir bilgi verilmedi. Suudi Arabistan yönetimi ise henüz saldırıyı doğrulamadı veya yalanlamadı.
Bölgeden gelen ilk bilgiler, Riyad'ın doğusunda bulunan ve Aramco'ya ait olduğu belirtilen bir petrol rafinerisi çevresinde dumanların yükseldiğini gösteriyor. Ancak bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanamayan bu görüntülerin gerçekliği henüz kesinlik kazanmadı.
Suudi Arabistan'dan henüz açıklama yok
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA veya savunma bakanlığından konuya ilişkin bir açıklama yapılmadı. Ülkenin hava savunma sistemlerinin saldırıları önlediğine dair bir bilgi de paylaşılmadı. Aramco cephesinden de herhangi bir açıklama gelmedi.
Uzmanlar, son yıllarda Husi saldırılarının sıklıkla Suudi Arabistan'ın güney bölgelerini hedef aldığını, ancak başkent Riyad'a yönelik bu tür bir saldırının nadir olduğunu vurguluyor. 2019 yılında Aramco'nun Abqaiq ve Khurais tesislerine düzenlenen ve küresel petrol arzını geçici olarak yarıya indiren saldırılar, Husiler tarafından üstlenilmişti. O dönemde de Suudi yetkililer saldırıların İran kaynaklı olduğunu öne sürmüştü.
Arka plan: Yemen iç savaşı ve Husi saldırıları
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta İran destekli Husiler, başkent Sanaa ve çevresini kontrol ediyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise Yemen hükümetini desteklemek için 2015'ten itibaren askeri müdahalelerde bulunuyor. Husiler, zaman zaman Suudi Arabistan'ın güneyindeki sivil ve askeri hedeflere balistik füze ve İHA saldırıları düzenliyor. Bu saldırılar bazen Suudi hava savunması tarafından engelleniyor, bazen ise hasara yol açıyor.
Birleşmiş Milletler, Yemen'deki çatışmanın bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve insani krizi derinleştirdiğini defalarca dile getirdi. Husilerin Riyad'a yönelik saldırıları, Suudi Arabistan'ın Yemen politikasını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Ayrıca bu tür saldırılar, küresel petrol piyasalarında dalgalanmalara yol açma potansiyeli taşıyor.
Olası sonuçlar ve uluslararası tepkiler
Henüz uluslararası bir tepki gelmedi; ancak ABD, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerden açıklama yapılması bekleniyor. Suudi Arabistan'ın saldırıya misilleme olarak Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik hava operasyonlarını artırması olası görülüyor. Bu durum, zaten kırılgan olan bölgesel güvenlik denkleminde yeni bir gerilim hattı oluşturabilir.
Petrol fiyatları üzerindeki etkisi ise belirsizliğini koruyor. Saldırının Aramco'nun üretim kapasitesine zarar verip vermediği netleşmedi. Ancak geçmişte benzer saldırılar, kısa süreli fiyat artışlarına neden olmuştu. Yatırımcılar, Suudi Arabistan'dan gelecek açıklamaları ve olası arz kesintisi haberlerini yakından takip ediyor.
Husilerin bu saldırıyı hangi amaçla gerçekleştirdiği konusunda farklı yorumlar yapılıyor. Bazı analistler, Yemen'deki barış görüşmeleri öncesinde Husilerin elini güçlendirmek istediğini savunurken, bazıları da İran'ın bölgesel nüfuzunu artırma çabası olarak değerlendiriyor. Suudi Arabistan'ın nasıl karşılık vereceği, önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.
Bu saldırı, Yemen krizinin sadece yerel bir çatışma olmadığını, aynı zamanda küresel enerji güvenliğini doğrudan etkileyen bir boyuta sahip olduğunu bir kez daha gösteriyor. Taraflar arasındaki gerilimin düşürülmesi için diplomatik girişimlerin hızlandırılması gerekiyor; aksi halde benzer saldırıların tekrarlanması ve bölgenin daha geniş bir çatışmaya sürüklenmesi riski bulunuyor.