Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları devam ederken, Suudi Arabistan'ın hava savunma füze stoklarının tükenme noktasına geldiği ve Riyad'ın askeri ve diplomatik seçeneklerinin daraldığı ifade ediliyor. Husilerin son haftalarda artan füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları, Suudi Arabistan'ın kritik altyapısını ve şehirlerini hedef alıyor. Uzmanlar, Suudi Arabistan'ın uzun süredir devam eden çatışmada savunma kapasitesini korumakta zorlandığını belirtiyor.
Husilerin saldırıları ve Suudi savunması
Husi askeri sözcüsü Yahya Saree, son günlerde Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad ve diğer şehirlerine yönelik balistik füze ve İHA saldırıları düzenlediklerini açıkladı. Suudi Arabistan hükümeti, hava savunma sistemlerinin saldırıların büyük bir kısmını engellediğini iddia etse de bağımsız kaynaklar, özellikle son dönemde artan saldırı yoğunluğu karşısında Suudi savunmasının zorlandığını aktarıyor. ABD merkezli istihbarat düşünce kuruluşlarına göre, Suudi Arabistan'ın elindeki Patriot füze stokları hızla eriyor. Bu füzelerin tedarik süreçlerinin uzun ve maliyetli olması, Riyad'ın savunma hattını sürdürme kabiliyetini sınırlıyor.
Füze stoklarındaki azalmanın nedenleri
Suudi Arabistan, 2015'ten bu yana Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik askeri operasyonlar yürütüyor. Bu süreçte Husiler, Suudi topraklarına yönelik çok sayıda füze ve İHA saldırısı gerçekleştirdi. Suudi Arabistan, bu saldırıları püskürtmek için büyük miktarda Patriot ve diğer hava savunma füzeleri kullandı. Ancak son yıllarda özellikle ABD ve Avrupa'dan yapılan tedariklerde yaşanan gecikmeler ve küresel savunma sanayisindeki talebin artması, Suudi stoklarının hızla tükenmesine yol açtı. Ayrıca, her bir Patriot füzesinin maliyetinin milyonlarca doları bulması, Suudi Arabistan'ın ekonomik olarak da zorlanmasına neden oluyor. Uzmanlar, Suudi Arabistan'ın daha düşük maliyetli savunma sistemlerine yönelmesi gerektiğini ancak bunun da zaman alacağını belirtiyor.
Riyad'ın seçenekleri daralıyor
Füze stoklarındaki azalma, Suudi Arabistan'ın askeri ve diplomatik manevra alanını daraltıyor. Riyad, bir yandan Husilerin saldırılarını caydırmak için askeri operasyonlarını yoğunlaştırmayı düşünürken, diğer yandan da diplomatik çözüm arayışlarını hızlandırmak zorunda kalıyor. Suudi Arabistan'ın önde gelen düşünce kuruluşlarından biri olan Körfez Araştırmaları Merkezi'nden bir analist, "Suudi Arabistan'ın füze stoklarının azalması, Husilerin elini güçlendiriyor. Riyad, ya yeni tedarik anlaşmaları yapmak ya da Husilerle müzakere masasına oturmak zorunda. Ancak her iki seçenek de kolay değil" değerlendirmesinde bulundu. Öte yandan, Suudi Arabistan'ın ABD ile ilişkileri de bu süreçte önemli bir faktör. ABD'nin Suudi Arabistan'a füze tedarikini hızlandırıp hızlandırmayacağı belirsizliğini koruyor.
Uluslararası tepkiler ve insani boyut
Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, bölgede gerilimi artırırken, uluslararası toplumdan da çeşitli tepkiler geliyor. Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısında bulunurken, sivil kayıpların önlenmesi için acil ateşkes çağrısı yaptı. Yemen'de yıllardır süren iç savaş, dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun hava saldırıları ve Husilerin karşı saldırıları, sivil altyapıya büyük zarar verdi. Son dönemde Husilerin Suudi şehirlerine yönelik saldırıları, Suudi halkı arasında da endişe yaratıyor. Suudi yetkililer, halka güven vermek için savunma sistemlerinin etkinliğini vurgulasa da uzmanlar, füze stoklarındaki azalmanın uzun vadede ciddi güvenlik açıklarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Arka plan: Yemen krizi ve Husi-İran bağlantısı
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaş, İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin desteklediği Yemen hükümeti arasında devam ediyor. Husiler, 2015'te başkent Sanaa'yı ele geçirdi ve Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Husileri geri püskürtmek için askeri müdahale başlattı. Ancak savaş yıllar içinde bir çıkmaza dönüştü. Husiler, Suudi Arabistan'a yönelik füze ve İHA saldırıları düzenleyerek Riyad'ı güvenlik açısından zor durumda bırakıyor. İran'ın Husilere silah ve teknoloji desteği sağladığı biliniyor. Bu durum, Suudi Arabistan ile İran arasındaki bölgesel rekabetin bir yansıması olarak görülüyor. Son yıllarda İran ile Suudi Arabistan arasında Çin arabuluculuğuyla yürütülen normalleşme görüşmeleri, Husi saldırılarını durdurma konusunda somut bir sonuç üretmedi. Uzmanlar, Riyad'ın füze stoklarındaki azalmanın, İran ile yürütülen müzakerelerde Suudi Arabistan'ın elini zayıflatabileceğini belirtiyor.
Sonuç olarak, Suudi Arabistan'ın hava savunma füze stoklarındaki erime, Riyad'ı hem askeri hem de diplomatik açıdan köşeye sıkıştırıyor. Husilerin saldırıları devam ederken, Suudi Arabistan'ın önündeki seçenekler giderek daralıyor. Kısa vadede yeni füze tedariki veya savunma sistemlerinin çeşitlendirilmesi gibi adımlar atılabilir; ancak uzun vadede kalıcı bir çözüm için Yemen'deki çatışmanın siyasi yollarla sona erdirilmesi kaçınılmaz görünüyor. Uluslararası toplumun da bu süreçte daha aktif rol alması gerekiyor.