"Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan eski sayman Hüseyin Küçük'ün ifadesi ortaya çıktı. Telefonundan silinmiş çek görüntüleriyle ilgili konuşan Küçük, çeklerin Haluk Levent tarafından dernekten ayrıldıktan sonra çıkarıldığını ve ticari alacak-verecek meselelerinde kullanıldığını öne sürdü. İfadede ayrıca, dernekte kendisine hayır diyemeyecek çalışanlardan oluşan bir yönetim kurulduğu iddiası dikkat çekiyor.
Silinen çek görüntüleri ve ifade detayları
Soruşturma dosyasına göre, Hüseyin Küçük'ün cep telefonunda yapılan incelemede, dernekle ilgili bazı çek görüntülerinin silinmiş olduğu tespit edildi. Küçük, ifadesinde bu görüntülerin kendisine ait olmadığını, dernekten ayrıldıktan sonra Haluk Levent tarafından düzenlenen çeklere ait olduğunu belirtti. Çeklerin ticari bir alacak-verecek ilişkisi kapsamında kullanıldığını söyleyen Küçük, bu iddiaların soruşturmayı yönlendirme amacı taşıdığını savundu.
Ahbap'ta yönetim yapılanması iddiaları
İfadede dikkat çeken bir diğer nokta ise derneğin yönetim yapılanmasıyla ilgili. Küçük, Ahbap Derneği'nde Haluk Levent'in etrafında, kendisine hayır diyemeyecek çalışanlardan oluşan bir yönetim kurduğunu iddia etti. Bu yapının, dernek içinde sorgusuz sualsiz bir yönetim anlayışına yol açtığını ve kararların tek merkezden alındığını öne sürdü. Soruşturma kapsamında bu iddiaların doğruluğu araştırılıyor.
Soruşturma süreci ve kamuoyu tepkisi
Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma, derneğin mali işlemleri ve bağış toplama yöntemleriyle ilgili şikayetler üzerine başlatıldı. Özellikle deprem sonrası toplanan bağışların şeffaf olmayan bir şekilde kullanıldığı iddiaları gündeme gelmişti. Hüseyin Küçük'ün tutuklanması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Haluk Levent ise soruşturma sürecinde adı geçse de henüz herhangi bir suçlamayla karşı karşıya değil. Ancak derneğin itibarı, bu iddialarla birlikte zedelenmiş durumda.
Yardım kuruluşlarının şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi, bağışçı güveni için kritik öneme sahip. Ahbap soruşturması, bu alanda önemli bir test niteliği taşıyor. Sürecin sonunda, derneğin mali işlemlerine dair somut deliller ortaya çıkarsa, bu Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları için önemli bir dönüm noktası olabilir.