ABD ile İran arasında son haftalarda yeniden tırmanan karşılıklı füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları, yeni bir krizi beraberinde getirdi. Tahran yönetimi, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı kapattığını duyurdu. Bu karar, küresel enerji fiyatlarında ani bir yükselişe neden olurken, bölgedeki ateşkes anlaşmasının geleceği de belirsizliğini koruyor. Saldırıların Körfez ülkelerine sıçraması, tansiyonu daha da yükseltti.
Çatışmaların yeni boyutu
ABD ve İran arasında son dönemde artan gerginlik, özellikle Yemen ve Irak'taki vekâlet savaşları üzerinden yürüyor. Ancak son günlerde doğrudan füze ve İHA saldırıları, iki ülkeyi sıcak çatışmanın eşiğine getirdi. ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İran destekli milislerin ABD üslerine yönelik saldırılarına karşılık verildiği belirtildi. İran ise Amerikan savaş uçaklarının hava sahasını ihlal ettiğini iddia ederek misillemede bulundu.
Bu çatışma ortamında Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma kararı, bölgesel dengeleri altüst etti. Dünya petrol arzının yaklaşık üçte biri bu boğazdan geçerken, kapatma hamlesi petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine çıkardı. Uzmanlar, bu durumun küresel enflasyonu yeniden tetikleyebileceğini ifade ediyor.
Ateşkes süreci tehlikede
Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmeleri, bu gelişmelerle birlikte askıya alındı. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, “ABD'nin saldırgan tutumu devam ettiği sürece müzakere masasına dönmek anlamsız” dedi. Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İran'ın boğazı kapatmasını “uluslararası hukuka aykırı” olarak nitelendirerek yaptırım tehdidinde bulundu.
Körfez ülkeleri, çatışmaların yayılmasından endişe duyuyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, hava savunma sistemlerini devreye alırken, Katar enerji ihracatında alternatif rotalar arayışına girdi. Uzmanlara göre, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel tedarik zincirlerini de olumsuz etkileyecek.
Bölgesel yansımalar ve bağımsız değerlendirme
Ortadoğu'daki bu yeni kriz, özellikle Yemen ve Suriye'deki çatışmaları da derinleştirme potansiyeli taşıyor. İran'ın boğaz kapatma stratejisi, aslında müzakere masasında elini güçlendirme amacı taşıyor. Ancak bu hamle, ABD'nin Körfez'deki askeri varlığını artırmasına neden olabilir. Tarihsel olarak Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, 1980'lerdeki “Tanker Savaşı” döneminde olduğu gibi uluslararası deniz güçlerinin müdahalesini tetikleyebilir. Bu nedenle, tarafların kontrollü bir gerilim mi yoksa topyekûn bir çatışma mı istediği belirsizliğini koruyor.