İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri, Hürmüz Boğazı'ndan izinsiz geçtiğini öne sürdüğü 6 gemiye müdahale ettiğini açıkladı. Bu duyuru, ABD Başkanı Donald Trump'ın boğazın kontrolünün ABD'de olduğu yönündeki sözlerinin hemen ardından geldi. Tahran yönetimi, bölgedeki tüm hareketliliğin kendi iznine tabi olduğunu savunurken, Washington'dan henüz resmi bir misilleme kararı gelmedi ancak Beyaz Saray kaynakları askeri seçeneklerin masada olduğunu belirtiyor. Gelişme, dünyanın en kritik petrol geçiş noktalarından birinde tansiyonu yeniden yükseltti.
İran'dan 'izinsiz geçiş' gerekçesi
Devrim Muhafızları'na bağlı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, yaptığı yazılı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan geçen 6 geminin İran'ın belirlediği kurallara uymadığını ve gerekli izni almadığını iddia etti. Açıklamada, söz konusu gemilerin durdurulduğu ve kimlik tespiti yapıldığı, bazılarının ise bölgeden uzaklaştırıldığı ifade edildi. İran, boğazdaki egemenlik haklarının uluslararası hukuktan kaynaklandığını savunuyor ve son haftalarda artan denetim faaliyetlerinin bu çerçevede yürütüldüğünü vurguluyor.
İran makamları, özellikle ABD ve müttefiklerine ait olduğu öne sürülen gemilerin boğazdan geçişinde son dönemde artış olduğunu, bunun kendileri açısından 'provokasyon' olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Tahran, Hürmüz'ün kendi güvenlik şemsiyesi altında olduğunu ve her türlü ihlalin karşılık bulacağını yineliyor.
ABD'den 'misilleme' sinyali
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün ABD'de olduğunu ve bu kontrolün sorgulanamayacağını söylemişti. Trump'ın bu sözleri İran'da geniş yankı bulurken, Devrim Muhafızları'nın hamlesi doğrudan bir yanıt olarak yorumlandı. Beyaz Saray'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi ancak üst düzey bir yetkili, "İran'ın bu tür eylemleri kabul edilemez. Misilleme seçenekleri masada" dedi.
Pentagon kaynaklarına göre, bölgedeki ABD donanma unsurları alarma geçirildi ve Körfez'deki varlıklar güçlendirildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz'deki gelişmeleri yakından izlediklerini ve personelin güvenliğinin öncelikli olduğunu bildirdi. Askeri uzmanlar, İran'ın eyleminin sınırlı kaldığını ancak tarafların karşılıklı restleşmesinin istenmeyen bir tırmanmaya yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Boğazın stratejik önemi
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği en kritik deniz yollarından biri. Umman Körfezi ile Basra Körfezi'ni birbirine bağlayan boğaz, Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, Katar ve İran gibi üreticilerin ihracat kapısı konumunda. Günlük ortalama 20-21 milyon varil petrol ve petrol ürünü bu dar geçitten taşınıyor.
Boğazın en dar noktası yalnızca 54 kilometre genişliğinde ve seyir kanalları çok sınırlı. Bu yapı, herhangi bir askeri gerilimde küresel enerji fiyatlarının hızla yükselmesine neden olabiliyor. Nitekim İran'ın açıklamasının ardından Brent petrol fiyatlarında anlık artış gözlendi. Uzmanlar, tansiyonun sürmesi halinde varil fiyatının 100 doları aşabileceği öngörüsünde bulunuyor.
Uluslararası tepkiler ve olası senaryolar
Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler'den henüz resmi bir açıklama gelmedi. Rusya ve Çin, taraflara itidal çağrısı yaparak diyaloğun önemine dikkat çekti. Bölgesel aktörlerden Suudi Arabistan ve BAE ise gelişmeleri 'endişeyle' izlediklerini açıkladı.
Olası senaryolar arasında İran'ın denetimleri sıkılaştırması, ABD'nin boğaza ek savaş gemileri göndermesi veya dolaylı müzakerelerin yeniden başlaması bulunuyor. Ancak şu ana kadar her iki taraf da geri adım sinyali vermedi. İran, ABD'nin bölgedeki varlığını 'gayrimeşru' olarak nitelendirirken, Washington İran'ı 'deniz haydutluğu' ile suçluyor.
Hürmüz'deki bu son gerilim, 2019'daki tanker krizlerini ve 2020'deki Süleymani suikastı sonrası yaşanan tırmanmayı hatırlatıyor. Uluslararası kriz grubu analistleri, tarafların yanlış hesaplama riskine karşı acil iletişim kanallarını açık tutması gerektiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı'ndaki kontrol mücadelesi, yalnızca iki ülke arasında değil, küresel enerji güvenliği açısından da kritik bir eşikte. İran'ın 6 gemiye müdahalesi ve ABD'nin misilleme tehdidi, bölgede kalıcı bir istikrarsızlık riskini artırıyor. Tarafların attığı adımlar, önümüzdeki günlerde petrol fiyatlarından deniz ticaretine kadar geniş bir alanda etkisini gösterecek.