Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) İkinci Dairesi'nin 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar aldığını duyurdu. Bu kararlar, yargı mensuplarının mesleki davranışları ve hukuki süreçlerdeki tutumlarına yönelik yürütülen disiplin soruşturmalarının sonucunda alındı. Gürlek, yargı mensuplarına ayrıcalık tanınmadığını vurgulayarak, hukuk ve meslek onurunu zedeleyen her türlü tutumun üzerine kararlılıkla gidildiğini ifade etti.
HSK'nın 2026 Yılı Faaliyetleri
Hâkimler ve Savcılar Kurulu, anayasal bir kurum olarak yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını koruma görevi üstleniyor. Kurul, 2026 yılı içerisinde toplam 525 dosyada esasa ilişkin karar vererek, bu dosyaların büyük bir kısmında disiplin cezası öngördü. Bakan Gürlek, yapmış olduğu yazılı açıklamada, "Yargı camiasının itibarını zedeleyen hiçbir davranışa müsamaha gösterilmemektedir. HSK, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmekte ve gereken müeyyideleri uygulamaktadır" dedi.
Açıklamada, söz konusu kararların hangi illerdeki hakim ve savcıları kapsadığına dair detaylı bilgi verilmedi ancak çeşitli adliyelerden gelen disiplin suçlarına ilişkin olduğu belirtildi. HSK'nın bu yılki kararları arasında, görevi ihmal, kişisel çıkar sağlama, etik kuralları ihlal gibi suçlar yer alıyor. Alınan kararların niteliğine göre kınama, maaş kesintisi, yer değiştirme ve meslekten çıkarma gibi cezalar uygulandığı bildirildi.
Yargıda Hesap Verebilirlik Vurgusu
Adalet Bakanı Gürlek, açıklamasında yargı bağımsızlığının önemine dikkat çekerek, "Yargı bağımsızlığı, dokunulmazlık demek değildir. Hiçbir yargı mensubu, görevini kötüye kullanarak hukukun üstünlüğünü zedeleyemez. HSK, bu dengeyi sağlamak için çalışmaktadır" ifadelerini kullandı. Bakan, ayrıca toplumun yargıya olan güvenini artırmak amacıyla denetim mekanizmalarının güçlendirileceğini de sözlerine ekledi.
Bu gelişme, yargı camiasında geniş yankı uyandırdı. Bazı hukukçular, HSK'nın daha şeffaf olması gerektiğini savunurken, diğerleri ise alınan kararların yargı sisteminin sağlıklı işlemesi için önemli olduğunu belirtti. Konuyla ilgili olarak bir hukuk profesörü, "HSK'nın aktif bir şekilde çalışması ve disiplin süreçlerini işletmesi, yargının itibarını artıran bir unsurdur. Ancak kararların gerekçelerinin de kamuoyuyla paylaşılması şeffaflık açısından faydalı olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Yargıtay ve Danıştay üyelerinin de aralarında bulunduğu üst düzey yargı mensupları, HSK'nın kararlarının emsal teşkil edeceğini ifade etti. Özellikle etik konularda verilen cezaların, meslek içi disiplinin sağlanmasına katkı sağladığı düşünülüyor. 2026 yılı boyunca HSK'nın bu tür kararlarına devam edeceği öngörülürken, Bakan Gürlek'in bu açıklamaları yargı bağımsızlığı ve hesap verebilirlik dengesi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Adalet Bakanlığı yetkilileri, önümüzdeki süreçte HSK'nın çalışmalarının düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu. Bu adımın, yargıya duyulan güveni pekiştirmesi bekleniyor. Türkiye'de yargı reformları kapsamında atılan bu adımlar, uluslararası platformlarda da olumlu karşılanıyor. Ancak sivil toplum kuruluşları, yargı bağımsızlığının güvence altına alınması için daha kapsamlı yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini savunuyor.