Türkiye'nin ulaşım tarihinde bir ilk yaşandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TÜRASAŞ tarafından üretilen Türkiye'nin ilk yerli ve milli dizel-elektrikli manevra lokomotifi DE 10000'in Tanzanya'ya doğru yola çıktığını açıkladı. Bu ihracat, Türk demiryolu sektörünün küresel pazardaki yükselişinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
DE 10000'in Özellikleri ve Yolculuğu
DE 10000, TÜRASAŞ mühendislerinin ve işçilerinin tamamen yerli imkânlarla geliştirdiği bir lokomotif olarak öne çıkıyor. Çift kabinli tasarımı, modern kontrol sistemleri ve yüksek çekiş gücüyle manevra operasyonlarında verimlilik sağlıyor. Lokomotifin Tanzanya'ya gönderilmesi, Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarısının ardından demiryolu alanında da ihracatçı kimliğini pekiştiriyor.
Törende konuşan Bakan Uraloğlu, "Bu, sadece bir lokomotif ihracatı değil, Türk mühendisliğinin ve işçiliğinin dünyaya açılan kapısıdır" dedi. Ayrıca, DE 10000'in Afrika pazarına girişimizin ilk adımı olduğunu vurgulayan Uraloğlu, önümüzdeki dönemde benzer projelerin artacağını ifade etti.
Lokomotif, deniz yoluyla Tanzanya'ya ulaştırılacak. Bu süreçte lojistik operasyonların titizlikle yürütüldüğü, gerekli tüm testlerin tamamlandığı ve Tanzanya'nın demiryolu altyapısına uyum sağlayacak şekilde hazırlandığı bildirildi.
Türkiye'nin Demiryolu İhracatındaki Yükseliş
Son yıllarda Türkiye, demiryolu araçları ve sistemleri alanında önemli atılımlar gerçekleştirdi. TÜRASAŞ'ın yanı sıra özel sektör firmaları da uluslararası pazarlarda söz sahibi olmaya başladı. Bu ihracatın, Türkiye'nin 2023 hedefleri doğrultusunda ulaştırma sektöründe dışa bağımlılığı azaltma ve katma değerli üretim artırma stratejisiyle uyumlu olduğu belirtiliyor.
DE 10000'in Afrika'ya ihraç edilmesi, sadece ticari bir başarı olarak görülmemeli. Bu gelişme, Türkiye'nin teknoloji transferi ve mühendislik birikimini uluslararası iş birliklerine dönüştürme kapasitesini de gösteriyor. Tanzanya'nın yanı sıra diğer Afrika ülkelerinin de Türk demiryolu ürünlerine ilgi göstermesi bekleniyor.
Uraloğlu, "Afrika, demiryolu altyapısını geliştirmek isteyen devasa bir pazara sahip. Türk firmaları, bu pazarda yer edinmek için büyük bir avantaja sahip" diye konuştu.
Yerli Üretim ve İstihdam Katkısı
Yerli lokomotif üretimi, yalnızca ihracat geliri sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda ülke içindeki istihdama da önemli katkılar sunuyor. TÜRASAŞ'ın fabrikalarında binlerce kişi çalışıyor ve bu tür projeler, nitelikli işgücünün geliştirilmesine olanak tanıyor. Ayrıca, yerli üretim sayesinde döviz çıkışının önüne geçilerek cari açığın azaltılmasına destek sağlanıyor.
Türkiye'nin ilk yerli ve milli manevra lokomotifinin ihraç edilmesi, savunma sanayideki gurur veren başarıların ardından ulaştırma alanında da 'yerli ve milli' vurgusunu güçlendiriyor. Bu başarının, diğer raylı sistem araçları için de bir motivasyon kaynağı olması bekleniyor.
Önümüzdeki dönemde TÜRASAŞ'ın ana hat lokomotifleri, yük vagonları ve şehir içi raylı sistem araçlarında da ihracat hamleleri yapması planlanıyor. Bu sayede Türkiye'nin ulaştırma alanındaki teknolojik birikimi, dünya pazarında daha görünür hale gelecek.