İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Türkiye'de yürürlüğe giren ve çocukların cezai sorumluluğunu artıran yeni düzenlemeye sert tepki gösterdi. HRW, 12-14 yaş arası çocuklara bazı ağır suçlarda 27 yıla kadar, 15-17 yaş arası çocuklara ise müebbet hapis cezası verilebilmesinin çocuk hakları açısından ciddi bir geriye gidiş olduğunu vurguladı. Örgüt, düzenlemenin uluslararası standartlara ve çocukların yüksek yararı ilkesine aykırı olduğunu ifade etti.
Düzenlemenin Ayrıntıları ve HRW'nin Eleştirileri
Yeni yasal düzenleme, çocuklara yönelik ceza infaz rejiminde köklü değişiklikler getiriyor. Buna göre, 12-14 yaş grubundaki çocukların işleyebileceği belirli ağır suçlar (kasten öldürme, cinsel istismar gibi) kapsamında verilebilecek en yüksek ceza 27 yıl hapis olarak belirlendi. 15-17 yaş grubundaki çocuklar için ise aynı suçlarda müebbet hapis cezası öngörülüyor. HRW, bu düzenlemenin çocukların yetişkinler gibi cezalandırılmasına kapı araladığını ve rehabilite edici adalet anlayışından uzaklaşıldığını belirtiyor.
HRW Türkiye Araştırmacısı Emma Sinclair-Webb, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Çocukları yetişkin hapishanelerine göndermek, onları şiddete ve istismara açık hale getirmek demektir. Bu düzenleme, çocukların eğitim ve gelişim haklarını hiçe sayıyor" dedi. Sinclair-Webb, Türkiye'nin çocuk hakları konusunda imzaladığı uluslararası sözleşmelere bağlı kalması gerektiğini vurguladı.
Çocuk Adalet Sistemine Yönelik Artan Endişeler
Bu düzenleme, son yıllarda Türkiye'de çocuk adalet sistemine yönelik yapılan değişikliklerin en son adımı olarak değerlendiriliyor. Daha önce de çocuk mahkemelerinin yetkilerinin daraltılması ve çocukların yetişkin mahkemelerinde yargılanmasının kolaylaştırılması gibi uygulamalar eleştiri konusu olmuştu. Çocuk hakları savunucuları, bu tür düzenlemelerin çocuk suçluluğunu azaltmayacağını, aksine toplumdan dışlanmayı artıracağını savunuyor.
Öte yandan, hükümet yetkilileri düzenlemenin "çocukların korunması" amacı taşıdığını ve toplumda artan suç oranlarına karşı caydırıcı olacağını savunuyor. Adalet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Toplumun huzuru ve güvenliği için çocukların da sorumluluk alması gerekiyor. Bu düzenleme, istismar ve şiddet suçlarının önlenmesine katkı sağlayacaktır" ifadeleri kullanıldı.
Uluslararası Standartlar ve Türkiye'nin Yükümlülükleri
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi (ÇHS) ve Çocuk Hakları Komitesi'nin yorumları, çocuklar için ceza adaleti sisteminde önceliğin rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma olması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Komite, çocuklara müebbet hapis cezası verilmesini ve çocukların yetişkin ceza infaz kurumlarında tutulmasını insan hakları ihlali olarak değerlendiriyor. Türkiye, ÇHS'yi 1995 yılında onaylamış olmasına rağmen, uygulamadaki bu tür düzenlemelerle sözleşme hükümleriyle çelişiyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de benzer davalarda verdiği kararlarda çocukların ceza sorumluluğunun yetişkinlerden farklı değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Uzmanlar, Türkiye'nin bu düzenleme ile AİHM içtihatlarına aykırı bir tutum sergilediğini ve ileride uluslararası yargı organlarında tazminat riskiyle karşı karşıya kalabileceğini ifade ediyor.
Bağımsız Değerlendirme
Bu düzenleme, çocuk suçluluğunu önleme konusunda kısa vadeli bir caydırıcılık sağlasa da, uzun vadede ciddi toplumsal maliyetlere yol açabilir. Çocukları cezalandırmak yerine onların ihtiyaçlarına yönelik koruyucu ve önleyici politikalar geliştirmek, hem çocuğun yüksek yararına hem de toplumun güvenliğine hizmet edecektir. Türkiye'nin, çocuk adalet sistemini uluslararası standartlara uygun hale getirmesi, hem insan hakları yükümlülükleri hem de toplumsal barış açısından kritik önem taşımaktadır.