İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Hürmüz Boğazı'ndaki mayın temizleme çalışmalarına ilişkin Fransa'ya sert uyarılarda bulundu. Bekayi, yaptığı açıklamada, boğazdaki mayınların temizlenmesinin yalnızca İran'ın sorumluluğunda olduğunu belirterek, "Bu konuya başkalarının müdahale etmesine gerek yok" ifadelerini kullandı. Fransa'nın bölgede mayın temizleme gemileri bulundurmasına tepki gösteren İranlı yetkili, Tahran'ın egemenlik haklarına saygı duyulması gerektiğini vurguladı.
İran'dan Fransa'ya doğrudan mesaj
İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Hürmüz Boğazı'ndaki mayın tehdidine dikkat çekti. İran'ın bölgedeki güvenliği sağlamak için tüm önlemleri aldığını söyleyen sözcü, "Hürmüz Boğazı'nın güvenliği bizim için hayati önem taşıyor. Mayın temizleme operasyonları İran Donanması tarafından yürütülmektedir. Fransa'nın buraya gemi göndermesini anlamıyoruz" dedi. Fransa Savunma Bakanlığı geçtiğimiz hafta, bölgedeki seyrüsefer güvenliğini sağlamak amacıyla iki mayın avlama gemisini Hürmüz Boğazı'na gönderdiğini duyurmuştu. Paris yönetimi, bu hamleyi İran'ın bölgedeki artan askeri faaliyetlerine karşı bir önlem olarak nitelendirmişti.
Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemi
Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, İran ile Umman arasında yer alan dar bir su geçididir. Boğaz, özellikle Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkelerinin petrol ihracatı için kritik bir hat konumunda. Son aylarda bölgede yaşanan gerilimler, uluslararası deniz ticaretini tehdit eder hale gelmişti. ABD ve müttefikleri, İran'ın boğazı kapatma tehditlerine karşı deniz güvenliği operasyonlarını artırmış durumda. Fransa'nın bölgeye mayın temizleme gemileri göndermesi de bu çabaların bir parçası olarak değerlendiriliyor.
- Boğaz, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlar.
- En dar noktası yaklaşık 33 kilometre genişliğindedir.
- Günlük 17 milyon varil petrol geçişi yapılmaktadır.
İran, daha önce de benzer gerginliklerde boğazı kullanma tehdidinde bulunmuştu. 2019'da İngiltere'ye ait bir tankere el konulması, 2021'de İsrail bağlantılı bir geminin hedef alınması gibi olaylar bölgedeki tansiyonu yükseltmişti.
Uzmanlar, İran'ın bu son çıkışını, uluslararası topluma karşı bir güç gösterisi olarak yorumluyor. Tahran yönetimi, nükleer müzakerelerde elini güçlendirmek ve bölgesel nüfuzunu pekiştirmek için Hürmüz Boğazı'nı bir koz olarak kullanmaya devam ediyor. Fransa'nın bu hamlesi ise Avrupa'nın bölgedeki deniz güvenliğine daha aktif katılma isteğini gösteriyor. Ancak İran'ın sert tepkisi, herhangi bir ortak operasyonun önünde önemli bir engel teşkil ediyor. Önümüzdeki günlerde iki ülke arasında diplomatik gerilimin tırmanması beklenebilir.