ABD'nin İran'a art arda ikinci gün düzenlediği askeri operasyonlar, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirdi. Bölgeden gelen son verilere göre, Perşembe günü itibarıyla boğazdan geçen tanker sayısı normal seviyenin yüzde 10'una kadar geriledi. Uzmanlar, bu durumun küresel petrol ve doğal gaz fiyatlarında ani yükselişlere yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Saldırıların seyir güvenliğine etkisi
ABD Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İran'ın askeri hedeflerine yönelik operasyonların devam ettiği belirtilirken, saldırıların Hürmüz Boğazı'ndaki serbest geçiş hakkını hedef almadığı vurgulandı. Ancak bölgede faaliyet gösteren gemicilik şirketleri, artan jeopolitik riskler nedeniyle mürettebatın can güvenliğini gerekçe göstererek seferlerini geçici olarak durdurdu. Denizcilik sigortacıları da bölgeye yönelik primleri yüzde 300'e varan oranlarda artırdı.
Petrol fiyatlarında sert yükseliş bekleniyor
Hürmüz Boğazı'nın kapanması veya trafiğin ciddi şekilde yavaşlaması, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sini etkileyebilir. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi büyük üreticilerin ihracatının büyük bölümü bu boğazdan geçiyor. Analistler, ham petrol fiyatlarının varil başına 120 dolar seviyesini aşabileceğini, bunun da dünya genelinde enflasyonist baskıları artıracağını öngörüyor.
Alternatif rotalar yetersiz kalıyor
Bazı tankerler, daha uzun ve maliyetli olan Umman Denizi üzerinden Afrika'nın güneyine yönelirken, mevcut altyapı bu alternatif rotalar için yetersiz. Ayrıca, Suudi Arabistan ve BAE'nin kara üzerinden petrol sevkiyatı için boru hattı kapasiteleri de sınırlı. Türkiye'nin enerji tedarikinde kilit rol oynayan Ceyhan terminali ise şu an normal kapasitesinin altında çalışıyor.
Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki bu gelişme, küresel enerji güvenliğinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. ABD-İran gerginliğinin kısa vadede çözülmesi beklenmezken, bölgedeki transit geçişlerin normale dönmesi haftalar alabilir. Bu süreç, özellikle Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için cari açık ve döviz kuru üzerinde ek riskler oluşturabilir.