Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği, ABD’nin İran’a üst üste ikinci gün düzenlediği saldırıların ardından perşembe günü neredeyse durma noktasına geldi. Dünyanın en stratejik su yollarından biri olan boğazda, ticari gemilerin geçişi büyük ölçüde yavaşlarken, bölgedeki askeri gerilim petrol ve doğalgaz fiyatlarında ani yükselişlere neden oldu. Küresel enerji piyasaları, olası bir tedarik kesintisine karşı alarm durumuna geçti.
Boğazda hareketlilik durdu
ABD Donanması’na ait savaş gemilerinin bölgede yoğunlaşması ve İran Devrim Muhafızları’nın teyakkuz halinde olması, ticari gemi sahiplerini rotalarını değiştirmeye itti. Denizcilik veri sağlayıcısı Vortexa’ya göre, perşembe sabahı itibarıyla boğazdan geçen petrol tankeri sayısı bir önceki günün yarısına düştü. Singapur merkezli bir gemi acentesi yetkilisi, “Birçok armatör, risk almamak için geçişleri durdurdu veya alternatif rotalara yöneldi” ifadelerini kullandı.
Ekonomik etkiler
Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün yaklaşık %20’sinin geçtiği hayati bir nokta. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi büyük üreticiler ihracatını bu boğaz üzerinden yapıyor. Boğazın kapanması veya ciddi şekilde yavaşlaması, küresel petrol fiyatlarında varil başına 10 doların üzerinde artışa yol açabilir. Brent petrol, haberin ardından %4 yükselerek 95 dolar seviyesine ulaştı. Analistler, gerilimin devam etmesi halinde 100 dolar sınırının aşılabileceğini belirtiyor.
Uluslararası tepkiler
Çin ve Hindistan gibi büyük petrol ithalatçıları, tansiyonun düşürülmesi için acil diplomatik girişimlerde bulunulması çağrısı yaptı. ABD, bölgede deniz güvenliğini sağlamak için müttefik ülkelerle koordinasyon içinde olduğunu duyurdu. İran ise boğazı kapatma tehdidini yineleyerek, “ulusal güvenliğine yönelik herhangi bir saldırıya sert karşılık vereceğini” açıkladı.
Arka plan
Hürmüz Boğazı, tarih boyunca bölgesel çatışmaların odağı oldu. 1980’lerdeki Tanker Savaşı ve son olarak 2019’daki mayınlama olayları, boğazın ne kadar kırılgan olduğunu göstermişti. ABD’nin İran’a yönelik son saldırıları, Tahran’ın nükleer programı ve bölgedeki vekil güçlerle ilgili artan gerilimin bir parçası olarak görülüyor. Ekonomistler, bu tür jeopolitik risklerin küresel tedarik zincirlerini ve enerji fiyatlarını uzun vadede etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Değerlendirme
Hürmüz Boğazı’ndaki bu durum, küresel ekonominin jeopolitik krizlere karşı ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyonla mücadele eden merkez bankaları için yeni bir tehdit oluştururken, alternatif enerji kaynaklarına geçiş tartışmalarını da alevlendirebilir. Bölgedeki tansiyonun düşmesi, yalnızca enerji piyasaları için değil, küresel istikrar için de kritik önem taşıyor.