Küresel petrol piyasalarında gözler, dünya ham petrol arzının beşte birinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı'na çevrilmiş durumda. Üst düzey ABD'li yetkililerin İran ile boğazın yeniden açılması konusunda bir anlaşmaya varılabileceğine yönelik açıklamaları, salı günü petrol fiyatlarını son üç haftanın en düşük seviyesine geriletti. Brent ham petrolü varil başına 71 doların altına inerken, Batı Teksas Intermediate (WTI) %2,1 düşüşle 67,5 dolar seviyesinden işlem gördü.
Anlaşma Umudu Fiyatları Baskıladı
Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, 2024 yılında günlük ortalama 20,7 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü Hürmüz Boğazı'ndan taşındı. Bu rakam, küresel talebin yaklaşık %21'ine tekabül ediyor. Boğazın geçici olarak kapatılması ihtimali, piyasalarda arz endişelerini tetikleyerek fiyatları yukarı çekmişti. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yakın tarihli açıklaması, Tahran yönetimiyle dolaylı görüşmelerin ilerlediğini ve boğazın güvenli bir şekilde yeniden açılması için bir mutabakat zemininin oluştuğunu ortaya koydu.
Uzmanlar, bu gelişmenin arz riski primini önemli ölçüde azalttığını belirtiyor. QatarEnergy CEO'su Saad Sherida Al-Kaabi, yaptığı basın açıklamasında ''Bölgedeki jeopolitik gerilimlerin azalması, küresel enerji piyasaları için olumlu bir sinyal. Ancak bu tür anlaşmaların kalıcılığı konusunda temkinli olmalıyız'' ifadelerini kullandı.
Piyasalar Fırsat Kolluyor
Petrol fiyatlarındaki düşüş, enerji hisselerinde karışık bir seyre yol açtı. Avrupa'da BP ve Shell hisseleri %1,5 ila %2 arasında değer kaybederken, Asya borsalarında rafineri şirketleri pozitif ayrıştı. Öte yandan, düşen ham petrol maliyetleri havayolu ve nakliye sektörlerinde kâr marjlarını genişletebilir.
Piyasa analistleri, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının ardından İran'ın ham petrol ihracatının günde 1,5 milyon varil artabileceğini öngörüyor. Bu durum, OPEC+ grubunun üretim kesintilerini hafifletme çabalarıyla birleşince yıl sonuna kadar arz fazlası oluşabileceği yorumlarını güçlendiriyor. Goldman Sachs, eylül ayında yayınladığı raporda ''Jeopolitik riskin gerilemesi, 2025 ilk çeyreğinde Brent'in 60-70 dolar bandına oturmasına zemin hazırlayabilir'' değerlendirmesinde bulunmuştu.
Bölgesel Yansımalar ve Türkiye İçin Önem
Boğazın güvenliği, yalnızca küresel enerji arzı için değil, bölge ülkeleri açısından da kritik önem taşıyor. Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithalatla karşılıyor; dolayısıyla petroldeki düşüş, cari açık üzerinde olumlu etki yaratabilir. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre Türkiye'nin ham petrol ithalatı ağırlıklı olarak Irak ve Azerbaycan üzerinden gerçekleşiyor, ancak Körfez ülkelerinden yapılan spot alımlar da bulunuyor. Uzmanlar, petrol fiyatlarındaki bu gerilemenin akaryakıt fiyatlarına olası yansımalarını yakından izliyor.
Ayrıca, İran'ın nükleer müzakerelerdeki ilerleme sinyalleri ve Batı ile ilişkilerinin normalleşme süreci, yaptırımların hafifletilmesi ihtimalini güçlendiriyor. Bu durum, Gazze'deki mevcut krizle birleşince Orta Doğu'daki jeopolitik dengeleri yeniden şekillendirebilir.
Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması beklentisi, petrol fiyatlarını baskılamaya devam edecek gibi görünüyor. Ancak İran ile yapılacak olası bir anlaşmanın uygulanma sürecindeki belirsizlikler ve bölgedeki diğer çatışma alanları, fiyatların dip seviyelerden hızla toparlanmasına yol açabilir. Piyasalar, bu dengeleri fiyatlarken temkinli olmayı sürdürüyor.