Yurtdışında yaşayan bazı İsrailli vatandaşlar, karıştıkları taşkınlık ve hatta sapıklık gibi ağır suçlarda kendilerini savunmak için Holokost'u bir kalkan olarak kullanıyor. Holokost kurbanlarının torunları olduklarını öne süren bu kişiler, kendilerine yönelik her türlü eleştiriyi 'Yahudi düşmanlığı' olarak nitelendiriyor. Bu durum, hem uluslararası kamuoyunda hem de İsrail'de rahatsızlık yaratıyor.
Holokost İstismarı Yaygınlaşıyor
Son yıllarda artan şikayetler, bazı İsrailli turist ve göçmenlerin Holokost'u bir ayrıcalık belgesi gibi kullandığını gösteriyor. Özellikle Avrupa ülkelerinde yaşanan olaylarda, sarhoşluk, kavga, hırsızlık ve hatta cinsel taciz gibi suçlara karışan İsraillilerin, gözaltına alındıklarında veya toplumdan tepki gördüklerinde ilk savunmalarının 'Ben Holokost kurbanıyım' olduğu belirtiliyor. Bu söylem, toplumda suçlulara karşı sempati oluşturmayı ve cezai yaptırımlardan kaçmayı amaçlıyor.
Geçtiğimiz aylarda Almanya'nın başkenti Berlin'de yaşanan bir olay, bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti. Bir grup İsrailli turist, bir parkta rahatsız edici davranışlarda bulundukları gerekçesiyle çevredekilerle tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine gruplardan biri, 'Biz Holokost'tan sağ kurtulanların çocuklarıyız, bize böyle davranamazsınız' diyerek tepkileri bastırmaya çalıştı. Ancak olayın görgü tanıkları, grubun bu söylemi bilinçli olarak kullandığını ve gerçekte Holokost'un bu tür davranışları meşrulaştırmak için bir araç haline getirildiğini ifade etti.
Benzer bir olay da İspanya'nın Barselona kentinde yaşandı. Bir alışveriş merkezinde hırsızlık yaptığı iddiasıyla güvenlik görevlilerince yakalanan bir İsrailli, kendisini serbest bırakmaları için Holokost mağduru olduğunu öne sürdü. Güvenlik kameralarının görüntüleri, şüphelinin bu sırada herhangi bir duygusal tepki vermediğini, sadece bu ifadenin işe yarayacağını düşündüğünü ortaya koydu.
İsrail merkezli bazı insan hakları örgütleri de bu durumun giderek yaygınlaştığını doğruluyor. Örgütler, özellikle genç İsraillilerin, Holokost'u kendi çıkarları için kullanmayı bir strateji olarak benimsediğini ve bunun Holokost'un anısına saygısızlık olduğunu vurguluyor. Tel Aviv Üniversitesi'nden tarihçi Prof. Dr. Ilan Pappé, "Holokost, insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden biridir. Ancak bazı insanlar bunu bir kimlik kartı gibi kullanarak kendi sorumluluklarından kaçıyor. Bu, hem tarihe hem de Holokost kurbanlarına yapılan büyük bir haksızlıktır." şeklinde konuştu.
Siyasi ve Toplumsal Yansımalar
Bu durum, yalnızca bireysel davranışların ötesinde siyasi ve toplumsal sonuçlar doğuruyor. Holokost'un bu şekilde istismar edilmesi, dünya genelinde artan antisemitizm ile mücadeleyi de zayıflatıyor. Uzmanlar, gerçek Yahudi düşmanlığı ile asılsız suçlamaların birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirtiyor.
Avrupa Birliği'nin yaptığı bir araştırma, Avrupa'da yaşayan Yahudilerin büyük çoğunluğunun kendilerini güvende hissettiğini ancak İsrail vatandaşlarının turistik amaçlı ziyaretlerde sergilediği olumsuz davranışların, toplumda Yahudi karşıtlığını tetiklediğini ortaya koydu. Araştırmada, bazı İsraillilerin kendilerini diğer Yahudilerden farklı bir yere koyarak Holokost'u imtiyaz olarak görmesi, bunun en önemli nedeni olarak gösterildi.
İsrail hükümeti ise bu konuda henüz kapsamlı bir adım atmış değil. Dışişleri Bakanlığı'nın zaman zaman yurtdışında suça karışan vatandaşlarına yönelik uyarı mektupları yayınladığı biliniyor ancak bu uyarıların yetersiz olduğu ifade ediliyor. Muhalefet partileri, hükümetin bu tür davranışları teşvik ettiğini bile öne sürüyor. Özellikle aşırı sağcı partilerin, Holokost'u hem iç politikada hem de dış politikada bir meşrulaştırma aracı olarak kullanması, bu davranışların zeminini hazırlıyor.
Öte yandan, bazı İsrailli sivil toplum kuruluşları, bu sorunun çözümü için harekete geçmiş durumda. Kudüs merkezli Kızıl Davut Yıldızı Derneği, yurtdışına çıkacak İsraillilere yönelik 'Kültürel Farkındalık' eğitim programları başlattı. Bu programda, başka ülkelerdeki yasalara ve toplumsal normlara saygı gösterilmesi gerektiği, Holokost'un ise savunma amaçlı bir araç olarak kullanılmaması gerektiği vurgulanıyor. Dernek yetkilileri, eğitimlerin olumlu geri dönüşler aldığını ancak asıl değişimin siyasi irade ile olabileceğini belirtiyor.
Bu olaylar, İsrail toplumunda da tartışma yaratıyor. Bazı İsrailliler, bu tür davranışların ülkenin uluslararası itibarını zedelediğini ve Holokost'un hatırasına saygısızlık olduğunu düşünüyor. Diğer kesimler ise bu davranışların münferit olduğunu, tüm İsraillilere mal edilmemesi gerektiğini savunuyor. Ancak artan şikayetler, bu sorunun artık münferit olmaktan çıktığını gösteriyor.
Holokost, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biridir. Bu trajedinin anısını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak, elbette hepimizin sorumluluğudur. Ancak bu anının, kişisel çıkarlar için bir kalkan olarak kullanılması, hem bu sorumluluğa ihanet etmek hem de Holokost kurbanlarının aziz hatırasına saygısızlık anlamına gelir. İsrail toplumunun ve uluslararası kamuoyunun bu tür istismarlara karşı ortak bir duruş sergilemesi, hem tarihsel hafızanın korunması hem de toplumsal adaletin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.