ABD'nin arabuluculuğunda Washington'da gerçekleştirilen beşinci tur görüşmelerin ardından, ABD, İsrail ve Lübnan arasında bir çerçeve anlaşması imzalandı. Ancak anlaşmanın detayları henüz kamuoyuna açıklanmamışken, Hizbullah'tan gelen sert tepki, sürecin seyrini değiştirebilir. Örgüt, anlaşmayı reddederek İsrail güçlerinin işgal ettiği tüm bölgelerden tamamen çekilmesini talep etti.
Hizbullah'ın Talepleri Neler?
Hizbullah, yaptığı yazılı açıklamada, çerçeve anlaşmasının kendi taleplerini karşılamadığını belirtti. Örgüt, İsrail'in Lübnan topraklarındaki varlığının tamamen sona ermesini ve egemenliğin Lübnan ordusuna devredilmesini istiyor. Ayrıca, anlaşmanın İsrail'in Lübnan'daki askeri varlığını meşrulaştıracak hiçbir hüküm içermemesi gerektiği vurgulandı. Hizbullah liderleri, Lübnan'ın toprak bütünlüğünü korumak için her türlü adımı atmaya hazır olduklarını ifade etti.
Anlaşmanın İçeriği ve Tarafların Beklentileri
Çerçeve anlaşmasının, İsrail güçlerinin işgal ettiği bölgelerin bir kısmının Lübnan ordusuna devredilmesini öngördüğü belirtiliyor. Ancak anlaşmanın kapsamı ve takvimi konusunda henüz net bilgi yok. Lübnan hükümeti, egemenliğini tesis etmek için bu anlaşmayı bir fırsat olarak görürken, Hizbullah'ın muhalefeti anlaşmanın uygulanmasını zorlaştırabilir. İsrail ise kuzey sınırında güvenliği sağlamak için sınırlı bir çekilmeyi kabul ederken, Hizbullah'ın tamamen çekilme talebine sıcak bakmıyor.
Bölgesel Dinamikler ve Gelecek Senaryoları
Hizbullah'ın bu çıkışı, Lübnan'daki siyasi dengeleri ve İsrail ile ilişkileri yeniden şekillendirebilir. Örgüt, 2006 savaşından bu yana İsrail'e karşı en büyük tehdit olarak görülüyor ve bölgesel nüfuzunu artırmaya devam ediyor. Uzmanlar, Hizbullah'ın bu sert duruşunun, ABD arabuluculuğundaki süreci tıkayabileceği gibi, yeni bir çatışma riskini de beraberinde getirebileceğini belirtiyor. Lübnan'ın zorlu ekonomik koşulları ve siyasi krizleri göz önüne alındığında, taraflar arasında sürdürülebilir bir anlaşmanın sağlanması oldukça güç görünüyor.
Hizbullah'ın bugüne kadarki en büyük kazanımı olan askeri varlığını koruma ısrarı, Lübnan devletinin egemenliğini tesis etme çabalarını da sekteye uğratıyor. Çerçeve anlaşmasına yönelik bu rest, aslında bölgede derinleşen güvensizliğin ve kırılgan yapının bir yansıması. Önümüzdeki günlerde yapılacak yeni görüşmelerin, en azından taraflar arasında bir diyalog zemini oluşturup oluşturamayacağı merak konusu.