Yargıtay tarafından terör örgütü kabul edilen ve hilafet devleti kurma amacı güden Hizb-ut Tahrir, Türkiye'deki eğitim sorunlarını istismar ederek yeni bir kampanya başlattı. Örgüt, laik ve karma eğitim sistemini hedef alarak 'İslami eğitim' çağrısı yapıyor. Kampanya kapsamında, eğitimdeki aksaklıkların ancak dini esaslara dayalı bir sistemle çözüleceği iddia ediliyor.
Örgütün Hedefi: Laik ve Karma Eğitim
Hizb-ut Tahrir'in yeni kampanyası, laik eğitim sistemini 'ahlaki yozlaşma' olarak nitelendiriyor ve karma eğitimi hedef alıyor. Örgüt, sosyal medya ve broşürler aracılığıyla gençler ve aileler üzerinde etkili olmaya çalışıyor. Laik eğitimin çocukları dinden uzaklaştırdığını savunan örgüt, karma eğitimin ahlaki çöküşe neden olduğunu öne sürüyor. Bu iddialar, eğitimciler ve uzmanlar tarafından bilimsel dayanaktan yoksun olarak değerlendiriliyor.
Örgütün kampanyası, özellikle eğitimde yaşanan sorunları fırsat bilerek, velilerin ve öğrencilerin kaygılarını manipüle etmeyi amaçlıyor. Hizb-ut Tahrir, uzun süredir hilafet devleti kurma propagandası yürütüyor ve bu hedefe ulaşmak için toplumun farklı kesimlerinde kutuplaşma yaratmaya çalışıyor.
Eğitimcilerden Tepki: 'Laik Eğitim Bilimseldir'
Eğitim sendikaları ve uzmanlar, Hizb-ut Tahrir'in kampanyasına sert tepki gösterdi. Laik eğitimin bilimsel, çağdaş ve evrensel değerlere dayandığını vurgulayan eğitimciler, örgütün iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. İstanbul Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden Prof. Dr. Ayşe Yılmaz, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: 'Laik eğitim, çocukların eleştirel düşünme becerilerini geliştirir ve onları dogmalardan korur. Karma eğitim ise toplumsal cinsiyet eşitliğinin temelidir. Bu tür kampanyalar, eğitimin bilimsel temelini sarsmaya yöneliktir.'
Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, laik eğitim sisteminden taviz verilmeyeceğini ve bu tür yasa dışı yapılanmalara karşı kararlılıkla mücadele edileceğini açıkladı. Bakanlık, öğrenci ve velileri bu tür propaganda faaliyetlerine karşı dikkatli olmaya çağırdı.
Hizb-ut Tahrir'in Geçmişi ve Yasal Durumu
Hizb-ut Tahrir, 1953 yılında Kudüs'te kurulan ve İslami bir hilafet devleti kurmayı amaçlayan uluslararası bir örgüttür. Türkiye'de uzun yıllardır yasa dışı faaliyet yürüten örgüt, 2003 yılında Yargıtay tarafından terör örgütü ilan edilmiştir. Örgütün liderleri ve üyeleri hakkında çok sayıda dava açılmış, birçoğu tutuklanmıştır.Örgüt, yasaklı olmasına rağmen sosyal medya platformları üzerinden propaganda yapmaya devam ediyor. Son kampanya da bu çerçevede, özellikle gençlere yönelik olarak dijital mecralarda yayılıyor. Uzmanlar, ailelerin çocuklarını bu tür radikal akımlardan koruması için bilinçli olması gerektiğini vurguluyor.
Kamuoyunda Yankılar ve Tepkiler
Kampanya, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Sosyal medyada birçok kullanıcı, Hizb-ut Tahrir'in laik eğitime yönelik saldırılarını kınadı. Bazı sivil toplum kuruluşları, laik eğitimin korunması için imza kampanyası başlattı. Öte yandan, örgütün kampanyasına destek veren marjinal gruplar da bulunuyor. Ancak bu destek, toplumun büyük bir kesimi tarafından kabul görmüyor.
Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay, yaptığı açıklamada, 'Laik ve bilimsel eğitim, cumhuriyetin temelidir. Hizb-ut Tahrir gibi örgütlerin eğitim üzerinden toplumu dönüştürme çabaları boşa çıkacaktır. Biz eğitimciler olarak laik eğitimin bekçisiyiz' dedi.
Sonuç ve Değerlendirme
Hizb-ut Tahrir'in 'İslami eğitim' kampanyası, laik ve karma eğitimi hedef alarak toplumsal barışı tehdit ediyor. Eğitim sistemi üzerinden yürütülen bu tür propaganda faaliyetleri, yalnızca örgütün ideolojik hedeflerine hizmet ediyor. Laik eğitim, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu ilkelerinden biridir ve anayasal güvence altındadır. Bu nedenle, eğitimdeki sorunları bahane ederek laikliği sorgulayan kampanyalara karşı toplumun tüm kesimlerinin duyarlı olması gerekiyor. Unutulmamalıdır ki, eğitimde reform ihtiyacı bilimsel ve demokratik yollarla çözülmelidir; dogmatik ve gerici yaklaşımlarla değil.