Hatay'ın merkez ilçesinde meydana gelen kan dondurucu olayda, nişanlısı Lamiya Azazi (24) ve babasını (52) öldüren zanlı M.K., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, 15 Mart 2025 tarihinde saat 22.00 sıralarında Antakya ilçesine bağlı bir mahallede yaşandı. İddiaya göre, Lamiya Azazi'nin ayrılma kararı alması üzerine sinir krizi geçiren M.K., genç kadının evine giderek tartışma başlattı. Tartışmanın büyümesiyle M.K., yanında getirdiği tabancayla önce Lamiya Azazi'ye, ardından araya girmeye çalışan babasına ateş etti. Olayda ağır yaralanan baba ve kızı, hastaneye kaldırılmalarına rağmen kurtarılamadı. Zanlı M.K., olay yerinden kaçarken polis ekiplerince kısa sürede yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olay öncesi dans eden çiftin görüntüleri ortaya çıktı
Olayın ardından sosyal medyada paylaşılan bir video, herkesi şoke etti. Görüntülerde, M.K. ile Lamiya Azazi'nin bir düğünde dans ettiği anlar yer alıyor. Videonun, olayda hayatını kaybeden baba tarafından çekildiği belirtildi. Daha önce mutlu bir birliktelik yaşadıkları anlaşılan çiftin, son dönemde sorunlar yaşadığı öğrenildi. Cinayete kurban giden ailenin komşuları, Lamiya Azazi'nin bir süredir nişanlısından şikayetçi olduğunu, ayrılmak istediğini ancak M.K.'nın bunu kabul etmediğini ifade etti. Olay, kısa sürede il genelinde büyük yankı uyandırdı. Hatay Valiliği, olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Kadın cinayetlerine yönelik tartışmalar yeniden alevlendi
Bu vahşet, Türkiye'de kadın cinayetlerine yönelik tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Kadın dernekleri, ayrılma kararı alan kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için caydırıcı cezalar ve etkili koruma mekanizmaları talep ediyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre, 2024 yılında Türkiye'de 300'ün üzerinde kadın cinayeti işlendi. Uzmanlar, bu tür olayların önüne geçmek için toplumsal farkındalığın artırılması ve eğitim çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor. Hatay Barosu, olayın takipçisi olacaklarını açıklarken, başka canların yanmaması için hukuki sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Olay, sadece bir kadının ve babasının hayatına mal olmakla kalmadı, aynı zamanda toplumsal yaraları yeniden deşti. Cinayetin işlenme biçimi ve failin pişmanlık göstermemesi, kamuoyunda infial yarattı. Bu vahşetin, kadın cinayetlerine karşı alınan önlemlerin yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdiği belirtiliyor. Bağımsız değerlendirmeler, yasal düzenlemelerin yanı sıra zihniyet dönüşümünün de şart olduğunu ortaya koyuyor.