Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada adli kontrol şartıyla serbest bırakılan emekli Albay Hasan Atilla Uğur'un savcılık ifadesi ortaya çıktı. Uğur, ifadesinde rahatsızlanan Kozinoğlu'na dil altı hapı verdiğini belirterek, kamera kayıtlarındaki detaylara ilişkin ise "Ne olduğunu hatırlamıyorum" dedi. Bu ifade, Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte.
Soruşturmanın Detayları
Kaşif Kozinoğlu, 2010 yılında tutuklu bulunduğu cezaevinde hayatını kaybetmişti. Ölüm nedeni uzun süre tartışma konusu olurken, soruşturma kapsamında cezaevi personeli ve dönemin yetkilileri ifadeye çağrılmıştı. Hasan Atilla Uğur da o dönem cezaevinde bulunan isimlerden biriydi. Uğur'un ifadesine göre, Kozinoğlu rahatsızlandığında yanına giderek ona dil altı hapı verdi. Ancak savcılık, cezaevi kamera kayıtlarında Uğur'un Kozinoğlu'na müdahale ettiği anları inceleyerek çelişkili ifadeler tespit etti. Uğur, kamera görüntülerindeki bazı detayları hatırlamadığını ileri sürdü.
Olay gününe ilişkin cezaevi kayıtları, Kozinoğlu'nun kaldığı koğuşta yaşananları net bir şekilde yansıtmıyor. Soruşturma dosyasına göre, Uğur'un ifadesi diğer tanık beyanlarıyla çelişiyor. Özellikle dil altı hapının verilme anı ve sonrasındaki süreçte kamera açılarının değiştiği iddiaları, soruşturmanın kilit noktalarından biri haline geldi. Savcılık, Uğur'un ifadesini yeterli bulmayarak adli kontrol kararı verdi. Uğur, yurt dışına çıkış yasağı ve belirli aralıklarla imza atma şartıyla serbest bırakıldı.
Uğur'un Savunması ve Çelişkiler
Hasan Atilla Uğur, ifadesinde Kozinoğlu'nun kalp rahatsızlığı olduğunu bildiğini ve ona yardım etmek istediğini söyledi. "Rahatsızlandığını görünce yanına gittim ve dil altı hapı verdim. Başka bir şey yapmadım" diyen Uğur, kamera kayıtlarındaki görüntüler sorulduğunda ise "Ne olduğunu hatırlamıyorum. O an panik halindeydim" şeklinde konuştu. Ancak soruşturma dosyasında yer alan bilirkişi raporları, Kozinoğlu'nun ölüm nedeninin kalp krizi olmadığını, dış müdahale şüphesini güçlendirecek bulgular olduğunu ortaya koymuştu. Bu raporlar, Uğur'un ifadesiyle çelişiyor.
Uğur'un avukatı, yaptığı yazılı açıklamada müvekkilinin suçsuz olduğunu ve ifadesinin baskı altında alındığını iddia etti. Avukat, "Müvekkilim olay günü sadece insani yardımda bulunmuştur. Kamera kayıtlarındaki görüntülerin bir kısmı silinmiştir, bu da gerçeğin ortaya çıkmasını engellemektedir" dedi. Savcılık ise Uğur'un ifadesindeki tutarsızlıklara dikkat çekerek, soruşturmanın derinleştirileceğini duyurdu.
Kozinoğlu Dosyasının Arka Planı
Kaşif Kozinoğlu, MİT'te uzun yıllar görev yapmış bir istihbaratçıydı. 2010 yılında "Ergenekon" soruşturması kapsamında tutuklanmış ve cezaevine konulmuştu. Ölümü, cezaevi koşulları ve sağlık hizmetlerine erişim konusundaki tartışmaları alevlendirmişti. Kozinoğlu'nun ailesi, yıllardır ölümünün aydınlatılması için mücadele ediyor. Aile avukatları, soruşturmanın bugüne kadar sürüncemede bırakıldığını ve delillerin karartıldığını öne sürüyor.
Dosyada adı geçen diğer şüpheliler arasında cezaevi doktorları ve infaz koruma memurları bulunuyor. Soruşturma kapsamında bazı cezaevi görevlilerinin ifadelerine başvuruldu. Ancak Uğur'un ifadesi, olayın kilit ismi olarak görülmesi nedeniyle ayrı bir önem taşıyor. Uğur, daha önce de çeşitli davalarda gündeme gelmiş, kamuoyunda tartışmalı bir figür olarak tanınıyor.
Hukuki Süreç ve Beklentiler
Hasan Atilla Uğur'un adli kontrolle serbest bırakılması, soruşturmanın geleceği açısından belirsizlik yaratıyor. Hukuk uzmanları, Uğur'un ifadesindeki çelişkilerin mahkemeye taşınması halinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Ceza hukuku profesörü Dr. Ahmet Yılmaz, "Kamera kayıtlarındaki silinmeler ve tanık ifadeleri arasındaki uyumsuzluk, dosyanın seyrini değiştirebilir. Uğur'un 'hatırlamıyorum' savunması, hukuken yeterli bir mazeret değil" değerlendirmesinde bulundu.
Kozinoğlu ailesinin avukatı ise soruşturmanın genişletilmesi ve Uğur'un tutuklanması talebiyle mahkemeye başvurdu. Mahkeme, dosya üzerindeki incelemelerini sürdürüyor. Önümüzdeki günlerde soruşturma kapsamında yeni ifadelerin alınması ve kamera kayıtlarının bilirkişi tarafından yeniden incelenmesi bekleniyor.
Bu dava, Türkiye'de cezaevi güvenliği ve şüpheli ölümler konusundaki hassasiyeti bir kez daha gündeme getirdi. Kamuoyu, yıllardır aydınlatılamayan Kozinoğlu dosyasının akıbetini yakından takip ediyor. Soruşturmanın selameti açısından tüm delillerin eksiksiz toplanması ve objektif bir şekilde değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.