Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda, dünya haritalarında kullanılan projeksiyonların sömürgeci mirası temsil ettiği gerekçesiyle başlatılan girişim, 164 ülkenin desteğiyle kabul edildi. Afrika ülkelerinin öncülük ettiği tasarıya yalnızca ABD karşı çıktı. Karar, uluslararası haritaların gerçek yüzölçümlerini yansıtacak şekilde güncellenmesini teşvik ediyor.
Sömürgeci Miras Haritalarda
Girişimin temelinde, 16. yüzyılda Gerardus Mercator tarafından geliştirilen ve hâlâ yaygın olarak kullanılan Mercator projeksiyonu yatıyor. Bu projeksiyon, Avrupa ve Kuzey Amerika'yı olduğundan büyük, Afrika ve Güney Amerika'yı ise olduğundan küçük gösteriyor. Örneğin, Grönland haritada Afrika'dan büyük görünse de gerçekte Afrika'nın yüzölçümü Grönland'ın 14 katı. Benzer şekilde, Brezilya ABD'den büyük olmasına rağmen haritada daha küçük gösteriliyor. Bu çarpıklık, yüzyıllardır algıları şekillendirerek sömürgeci güçlerin üstünlüğünü pekiştirdi.
Tasarıyı sunan Afrika ülkeleri, haritaların eğitimden medyaya kadar her alanda kullanıldığını ve bu algının sömürgecilik sonrası dönemde de zihinsel kalıntılarını sürdürdüğünü vurguluyor. Girişim, sadece teknik bir düzeltme değil, aynı zamanda tarihsel adaletsizliğin düzeltilmesi olarak görülüyor.
164 Ülkeden Destek, ABD'den Tek Karşı Oy
Oylamada 164 ülke lehte oy kullanırken, ABD tek "hayır" oyu verdi. ABD temsilcisi, tasarının "gereksiz ve siyasi" olduğunu savunarak, harita projeksiyonlarının bilimsel bir tercih olduğunu ve BM'nin buna müdahale etmemesi gerektiğini belirtti. Ancak destekçiler, meselenin bilimsel değil, eşitlik ve temsil olduğunu vurguluyor. Karar tasarısı bağlayıcı olmasa da, üye ülkeleri ulusal harita kurumlarını gözden geçirmeye ve eğitim materyallerini güncellemeye davet ediyor.
Afrika Birliği sözcüsü, kararı "tarihi bir adım" olarak nitelendirerek, "Artık çocuklarımız dünyayı olduğu gibi görecek" dedi. Karar, aynı zamanda harita yapımında kullanılan verilerin de sömürgeci dönemden kalma olduğunu ve yerel bilgi sistemlerinin entegre edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Alternatif Projeksiyonlar ve Eğitimde Değişim
Mercator'a alternatif olarak Gall-Peters projeksiyonu, gerçek alanları koruyarak kıtaların boyutlarını doğru gösteriyor. Ancak bu projeksiyon da şekilleri bozuyor. Son yıllarda, Robinson ve Winkel Tripel gibi daha dengeli projeksiyonlar da kullanılmaya başlandı. Karar, ülkeleri bu tür alternatifleri benimsemeye ve harita okuryazarlığı eğitimini güncellemeye çağırıyor.
Eğitim uzmanları, haritaların çocukların dünya algısını şekillendirdiğini belirterek, değişikliğin uzun vadede önemli olduğunu söylüyor. Bazı ülkeler halihazırda ders kitaplarında Gall-Peters projeksiyonunu kullanmaya başladı. Örneğin, Güney Afrika ve Küba, bu konuda öncü adımlar attı. Türkiye'de de Milli Eğitim Bakanlığı'nın konuyu değerlendireceği öğrenildi.
Harita Şirketleri ve Dijital Platformlar
Google Maps, Apple Maps gibi dijital harita platformları da Mercator projeksiyonunu kullanıyor. Karar, bu platformlara doğrudan bir yaptırım içermiyor; ancak kamuoyu baskısıyla şirketlerin alternatif görünümlere yönelmesi bekleniyor. Google, 2020'de kısa süreliğine 3D küre görünümünü test etmiş, ancak geri dönmüştü. Uzmanlar, teknolojik gelişmelerle artık gerçek yüzölçümlerini gösteren interaktif haritaların mümkün olduğunu belirtiyor.
Bu karar, sadece harita projeksiyonuyla sınırlı değil. Sömürgecilik sonrası dönemde birçok ülke, cadde isimlerinden anıtlara kadar sömürge mirasını silme sürecinde. Harita değişikliği, bu geniş hareketin bir parçası olarak görülüyor.
Jeopolitik Yansımalar
ABD'nin yalnız kalması, küresel dengelerdeki değişimi gösteriyor. Afrika ülkelerinin bir araya gelerek böyle bir kararı geçirmesi, kıtanın uluslararası arenadaki artan etkisini işaret ediyor. Çin ve Rusya'nın da aralarında bulunduğu 164 ülke, tasarıya destek verdi. Bu durum, Batı'nın dayattığı normlara karşı çok kutuplu bir dünya düzeninin sinyali olarak yorumlanıyor.
Kararın pratik etkisi hemen görülmeyecek olsa da, sembolik değeri büyük. Sömürgeciliğin izlerini silme çabası, sadece haritalarda değil, dilde, kültürde ve ekonomide de devam ediyor. BM kararı, bu mücadelede bir dönüm noktası olabilir.
Sonuç olarak, dünya haritalarının değişmesi, algıların da değişmesi anlamına geliyor. Gerçek yüzölçümlerine dayalı haritalar, coğrafi adaleti sağlamanın yanı sıra, gelecek nesillere daha doğru bir dünya görüşü sunacak. Afrika'nın öncülüğünde alınan bu karar, sömürgecilik sonrası dönemde bağımsız bir kimlik inşasının parçası olarak tarihe geçti.