Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılarak 148 kişinin hayatını kaybettiği Hamidiye Sitesi'ne ilişkin davada, dönemin belediye çalışanı 5 kamu görevlisinin beraat kararının gerekçesini açıkladı. Mahkeme, sanıkların 'imar komisyonu kararı' doğrultusunda hareket ettiklerini ve bu nedenle kusurlu bulunmadıklarını belirtti.
Beraat kararının dayanağı: İmar komisyonu kararı
Kararda, Hamidiye Sitesi'nin ruhsat ve iskan süreçlerinde görev alan belediye personelinin, o dönemdeki imar komisyonu kararlarına uygun davrandığı vurgulandı. Mahkeme heyeti, kamu görevlilerinin yetkileri dahilinde hareket ettiklerini ve binanın yıkımına neden olacak bir ihmallerinin bulunmadığını ifade etti. Gerekçeli kararda, 'imar komisyonu kararının bağlayıcı olduğu ve sanıkların bu kararın gereğini yerine getirdiği' belirtildi. Ayrıca, deprem sonrası yapılan incelemelerde binanın proje ve uygulama hatalarının olduğu ancak bunların belediye çalışanlarının sorumluluğunu aştığı kaydedildi.
148 kişi hayatını kaybetmişti
Hamidiye Sitesi, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde enkaz altında kalan yapılar arasındaydı. Binada yaşayan 148 kişi hayatını kaybederken, çok sayıda kişi de yaralandı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, binanın yapımında ve denetiminde görev alan müteahhitler, mühendisler ve belediye çalışanları hakkında dava açıldı. Mahkeme, özel sektördeki bazı sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verirken, kamu görevlilerinin beraatine hükmetti. Karar, Kahramanmaraş ve diğer deprem bölgelerinde benzer davalar için emsal teşkil edebileceği gerekçesiyle tartışmalara neden oldu.
Deprem davalarında kamu görevlilerinin sorumluluğu
Deprem sonrası açılan davalarda, kamu görevlilerinin sorumluluğu sıklıkla gündeme geliyor. Özellikle imar affı ve denetim eksiklikleri, yıkılan binaların sayısının artmasında etkili olduğu iddia ediliyor. Hamidiye Sitesi davasında verilen beraat kararı, 'imar komisyonu kararı'nın sorumluluğu nasıl dağıttığı konusunda yeni bir tartışma başlattı. Hukukçulara göre, komisyon kararlarının bağlayıcılığı bireysel sorumluluğu ortadan kaldırmıyor ancak mahkeme kararı, mevcut mevzuatın yetersizliğini gözler önüne seriyor. Öte yandan, deprem bölgesinde yürütülen diğer davaların sonuçları, benzer yıkımların gelecekte önlenmesi için önemli bir gösterge olacak.
Hamidiye Sitesi davasının gerekçeli kararı, 148 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan yapısal kusurların sadece müteahhitlerden kaynaklanmadığını, aynı zamanda denetim mekanizmasındaki zafiyetlerin de sorgulanması gerektiğini ortaya koyuyor. Bu durum, afet yönetimi ve kentsel dönüşüm politikalarının yeniden ele alınması için bir uyarı niteliği taşıyor.