Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent'in eski şoförü İlker Çetin, emniyette verdiği ifadesinde çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çetin, kendisinin ve diğer çalışanların banka hesaplarının, Levent tarafından para transferlerinde kullanıldığını itiraf etti. İddialar, ünlü sanatçının ve derneğin bağış toplama süreçlerine gölge düşürürken, soruşturma genişliyor.
İfadede neler var?
İlker Çetin, ifadesinde yaklaşık iki yıl boyunca Haluk Levent'in özel şoförlüğünü yaptığını belirtti. Levent'in kendisine ve diğer çalışanlara ait hesapları, bağış toplama kampanyalarında kullanılan paraların aktarımı için talep ettiğini söyledi. Çetin, “Levent, hesaplarımıza belirli miktarlarda para yatırılmasını ve ardından bu paraların başka hesaplara havale edilmesini istiyordu. Biz de talimatı uyguluyorduk” dedi. İfadede, bu işlemlerin Levent'in yönlendirmesiyle yapıldığı ve çalışanların herhangi bir suiistimal amacı gütmediği vurgulandı.
Soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan Ahbap Derneği yöneticileri ve bazı çalışanların da benzer ifadeler verdiği öğrenildi. Polis ekipleri, Levent'in banka hesapları ve diğer dijital verileri incelemeye aldı. Soruşturma, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor.
Ahbap Derneği'nin bağış süreci
Ahbap Derneği, 2017 yılında Haluk Levent tarafından kurulan ve deprem, sel gibi afetlerde hızlı yardım organizasyonu yapan bir sivil toplum kuruluşu. Dernek, özellikle 2023 Kahramanmaraş depremlerinde büyük bir bağış kampanyası düzenlemiş ve milyonlarca liralık yardım toplamıştı. Ancak bu kampanyaların şeffaflığı ve paraların kullanımına dair zaman zaman soru işaretleri oluşmuş, bazı bağışçılar derneğin mali tablolarına erişmekte zorlandıklarını dile getirmişti.
Haluk Levent, daha önce yaptığı açıklamalarda tüm bağışların şeffaf bir şekilde kullanıldığını ve her kuruşun hesabının verildiğini ifade etmişti. Ancak bu yeni iddialar, derneğin mali yönetimine dair ciddi soruları beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu tür durumlarda çalışan hesaplarının kullanılmasının kara para aklama veya vergi kaçırma gibi suçlara zemin hazırlayabileceğine dikkat çekiyor.
Hukuki süreç ve olası yaptırımlar
Gözaltına alınanlar arasında Haluk Levent'in de bulunup bulunmadığı henüz netlik kazanmazken, İlker Çetin ve diğer şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık, ifadeler doğrultusunda Levent hakkında yakalama kararı çıkarılması için değerlendirme yapıyor. Türk Ceza Kanunu'nun 155. maddesi kapsamında güveni kötüye kullanma ve 282. madde kapsamında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından soruşturma sürüyor.
Eğer iddialar doğrulanırsa, Haluk Levent ve dernek yöneticileri 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, derneğin bağış toplama faaliyetlerinin durdurulması ve mevcut malvarlığına el konulması da olası yaptırımlar arasında.
Toplumsal etki ve bağlam
Ahbap Derneği, Türkiye'de yardımseverliğin sembol isimlerinden biri haline gelmişti. Haluk Levent'in karizmatik kişiliği ve sosyal medyadaki etkin kullanımı, derneğin kısa sürede geniş kitlelere ulaşmasını sağlamıştı. Ancak bu tür iddialar, sivil toplum kuruluşlarına olan güveni sarsma potansiyeli taşıyor. Bağışçıların paralarının amacına uygun kullanıldığından emin olmaları, bağış kültürünün sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip.
Bu nedenle, soruşturmanın şeffaf ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılması, hem adalet duygusu hem de toplumsal vicdan açısından önemli. Haluk Levent ve ekibinin suçsuz olduğu ortaya çıkarsa, bu durum itibarlarını zedeleyecek olsa da hukuki sürecin sağlıklı işlemesi herkesin yararına olacaktır. Türkiye'de yardım kuruluşlarına yönelik düzenleyici denetimlerin artırılması gerektiği de bu olayla bir kez daha gündeme gelmiş oldu.