Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent’in asistanı Yeliz Kaya’nın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Kaya, tüm banka hesaplarını ve para transferlerini Haluk Levent’in yönlendirmesiyle gerçekleştirdiğini belirterek, herhangi bir kişisel inisiyatif almadığını söyledi. İfadede, Levent’in dernek hesaplarından yapılan tüm işlemleri bizzat yönettiği ve Kaya’nın sadece talimatları uyguladığı iddia ediliyor.
İfadenin detayları
Yeliz Kaya, ifadesinde yaklaşık 5 yıldır Haluk Levent’in asistanı olarak çalıştığını ve dernekle ilgili mali işlemleri Levent’in talimatıyla yürüttüğünü aktardı. Kaya, “Kendi adıma herhangi bir karar vermedim. Tüm para transferleri, hesap açılışları ve kapatmaları tamamen Haluk Bey’in talimatıyla yapıldı. Ben sadece onun söylediği işlemleri gerçekleştirdim” dedi. Ayrıca, derneğin bağış hesaplarından yapılan bazı yüksek meblağlı transferlerin de Levent’in onayıyla yapıldığını belirtti.
Soruşturma kapsamı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, Ahbap Derneği’nin bağış hesaplarında usulsüzlük yapıldığı ve kamuoyuna yanıltıcı bilgiler sunulduğu iddia ediliyor. Haluk Levent, aralarında Yeliz Kaya’nın da bulunduğu 4 kişiyle birlikte gözaltına alınmış, ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılmıştı. Soruşturma, derneğin mali kayıtlarının incelenmesi ve bağışçıların beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.
Ahbap Derneği ve toplumsal bağlam
Ahbap Derneği, 2017 yılında Haluk Levent tarafından kurulan ve deprem, sel gibi afetlerde yardım faaliyetleri yürüten bir sivil toplum kuruluşu. Özellikle 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yaptığı yardımlarla tanınan dernek, 2024 yılı içinde mali usulsüzlük iddialarıyla gündeme gelmişti. Soruşturma, derneğin bağış kampanyalarında şeffaflık sağlanmadığı ve bağış toplama yetkisinin kötüye kullanıldığı yönündeki ihbarlar üzerine başlatıldı.
Bu süreçte Haluk Levent’in asistanının ifadesi, soruşturmanın seyrini etkileyebilecek nitelikte. Zira Kaya’nın, tüm işlemleri Levent’in talimatıyla yaptığını söylemesi, asıl sorumluluğun Levent’te olduğu yönünde bir algı oluşturabilir. Ancak hukukçular, ifadelerin tek başına yeterli delil sayılamayacağını ve mali kayıtların incelenmesi gerektiğini vurguluyor.
Habere konu olan gelişme, Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının denetimi ve bağış toplama süreçlerindeki şeffaflık ihtiyacını bir kez daha gündeme taşıdı. Birçok bağışçı, yardım paralarının amacına uygun kullanılıp kullanılmadığı konusunda endişelerini dile getirirken, bu tür haberler güven sorununu derinleştirebilir. Her ne kadar adli süreç devam etse de, kamuoyunun Ahbap Derneği’nin faaliyetlerine yönelik algısı bu ifşaatlarla birlikte sorgulanmaya başlandı.