27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından tutuklanarak Yassıada'da yargılanan dönemin Başbakanı Adnan Menderes'in duruşma ve cezaevi sürecine bizzat tanıklık eden 88 yaşındaki Halit Selvi, yıllar sonra o günleri ilk kez ayrıntılı şekilde anlattı. Yassıada'da Menderes'in duruşmalara götürülüp getirilmesinde görev alan Selvi, İmralı'ya giden süreci ve yaşadıklarını samimi ifadelerle aktardı.
Yassıada'da Görev Alan Genç Asker
Halit Selvi, 1960 yılında henüz 24 yaşındaydı ve askerlik görevini yerine getiriyordu. Darbe sonrası tutuklanan Demokrat Parti yöneticilerinin Yassıada'da yargılanması sırasında görevlendirildi. Selvi, Adnan Menderes'in duruşma salonuna götürülmesi ve tekrar hücresine getirilmesi sırasında refakat görevinde bulundu. O dönem yaşananları yıllarca içinde sakladığını belirten Selvi, "O günleri unutmak mümkün değil. Adnan Menderes'e her yaklaştığımda büyük bir saygı duyardım. O bir başbakandı ve biz ona görevimiz gereği eşlik ediyorduk" dedi.
Selvi, Menderes'in duruşmalarda son derece vakur davrandığını, kendisine yöneltilen suçlamaları sabırla dinlediğini ve savunmasını yaparken ülke meselelerini öne çıkardığını ifade etti. "Adnan Menderes, duruşma salonuna girdiğinde başı dikti. Kendisine yapılan muameleye rağmen asla küçük düşürücü bir tavır sergilemedi. Bizler de ona saygıda kusur etmemeye çalışırdık" diye konuştu.
İmralı'ya Uzanan Süreç
Yassıada duruşmaları sonucunda Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan idam cezasına çarptırıldı. Selvi, kararın açıklandığı gün yaşanan üzüntüyü hâlâ unutamadığını söyledi. "Karar okunduğunda salon buz kesmişti. Herkes çok üzgündü. Menderes'in yüzündeki ifadeyi hiç unutmayacağım. O an, tarihin en acı sayfalarından birine tanıklık ettiğimizi anladım" dedi.
İdam kararının infazı için İmralı Adası'na götürülme sürecinde de görev alan Selvi, "Menderes'i son gördüğümde bana dönüp gülümsedi. O gülümseme hâlâ gözümün önünde. Sanki 'Ben vatanım için yaşadım, vatanım için ölüyorum' der gibiydi" ifadelerini kullandı. Selvi, o dönem yaşananların Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini vurguladı.
Tarihe Tanıklık Eden Bir Hayat
Halit Selvi, askerlik sonrası sivil hayata döndü ve uzun yıllar çeşitli işlerde çalıştı. Ancak Yassıada'da yaşadıkları hiç aklından çıkmadı. Yıllar sonra konuşmaya karar veren Selvi, "Artık yaşım ilerledi. Bu anıları gelecek nesillere aktarmak boynumun borcu. Tarih kitaplarında yazmayan detayları bizzat yaşadım. Adnan Menderes sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda ülkesine hizmet etmiş bir devlet adamıydı. Onun idamı Türk milletinin vicdanında derin bir yara açtı" şeklinde konuştu.
Selvi'nin anlattıkları, 27 Mayıs darbesi ve sonrasında yaşanan yargı sürecine dair önemli bir tanıklık olarak tarihe geçti. Emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Kemal Çelik, "Bu tür tanıklıklar, resmi tarih yazımının ötesinde duygusal ve insani boyutu ortaya koyuyor. Halit Selvi'nin anlattıkları, dönemin atmosferini anlamak için çok değerli" değerlendirmesinde bulundu.
Demokrasi Tarihine Not
Adnan Menderes, 17 Eylül 1961'de İmralı Adası'nda idam edildi. 1990 yılında çıkarılan bir kanunla itibarı iade edildi ve naaşı İstanbul'daki Topkapı Türbesi'ne nakledildi. Halit Selvi gibi tanıkların anlattıkları, o dönemin genç askerlerinin yaşadığı iç çatışmayı ve tarihsel trajediyi gözler önüne seriyor. Selvi, "Keşke o günler hiç yaşanmasaydı. Ama tarih, yaşananlarla birlikte ders alınarak yazılır" diyerek sözlerini tamamladı.