Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen hal vurgunu soruşturmasında, üretici olmayan kişiler adına milyonlarca liralık müstahsil makbuzu düzenlendiği belirlendi. Soruşturma kapsamında, adına 16 milyon 715 bin TL'lik makbuz kesilen Sevgi S. ile 12 milyon 676 bin TL'lik makbuz düzenlenen Ayşe I.'nın herhangi bir zirai faaliyetinin ve ürün satışının bulunmadığı tespit edildi. Bu kişilerin, hal sisteminde üretici gibi gösterilerek hayali ürün satışı yapıldığı ve bu yöntemle milyonlarca liralık haksız kazanç sağlandığı iddia ediliyor.
Hayalet makbuzlar nasıl düzenlendi?
Edinilen bilgilere göre, soruşturmanın merkezinde hal çalışanları ve bazı komisyoncuların yer aldığı bir şebeke bulunuyor. Bu kişiler, gerçekte var olmayan ürünleri satışa sunmak için üretici kimliği olmayan kişilerin bilgilerini kullandı. Söz konusu kişiler adına müstahsil makbuzu düzenlenerek, hem devletten destekleme ödemesi alındı hem de vergi kaçırıldı. Sevgi S. ve Ayşe I.'nın adına düzenlenen makbuzların toplamı 29 milyon 391 bin TL'yi buluyor. Soruşturma dosyasına göre, bu kişilerin tarımsal faaliyetle uzaktan yakından ilgisi yok; her ikisi de şehir merkezinde ikamet ediyor ve herhangi bir çiftçilik kaydı bulunmuyor.
Soruşturmanın kapsamı genişliyor
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili olarak aralarında hal müdürü, komisyoncu ve muhasebe görevlilerinin de bulunduğu 12 şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi. Şüphelilerin, hayali makbuzlar karşılığında belirli bir komisyon aldığı ve bu yolla milyonlarca lira gelir elde ettiği öne sürülüyor. Soruşturma savcılığı, ayrıca hal kayıt sistemindeki usulsüzlükleri mercek altına aldı. Sistemde, gerçek üreticilerin bilgileriyle oynanarak sahte kayıtlar oluşturulduğu ve bu kayıtlar üzerinden hayali satışlar yapıldığı belirtiliyor.
Uzmanlar, bu tür vurgunların tarım sektöründe ciddi bir güven erozyonuna yol açtığını vurguluyor. Hayali müstahsil makbuzları, sadece vergi kaybına neden olmakla kalmıyor, aynı zamanda gerçek üreticilerin hak ettiği desteklerden mahrum kalmasına da yol açıyor. Devletin tarımsal destekleme bütçesinden haksız yere yararlanan bu kişiler, aynı zamanda piyasa dengesini de bozuyor.
Geçmişte benzer vakalar
Türkiye'de hal vurgunu olarak bilinen bu tür yolsuzluklar ilk kez gündeme gelmiyor. Son yıllarda İstanbul, İzmir ve Antalya gibi büyükşehirlerde benzer soruşturmalar açıldı. 2020 yılında İstanbul Hal Müdürlüğü'nde yapılan denetimlerde, milyonlarca liralık sahte makbuz tespit edilmiş ve bazı görevliler tutuklanmıştı. Ancak uzmanlara göre, denetimlerin yetersizliği ve cezaların caydırıcı olmaması nedeniyle bu tür olayların önüne geçilemiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, son dönemde hal kayıt sistemini dijitalleştirerek daha sıkı denetimler yapacağını duyurmuştu. Ancak yaşanan son olay, alınan önlemlerin yeterli olmadığını gözler önüne seriyor.
Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte, hayali makbuz düzenlenen kişi sayısının artabileceği ve toplam vurgun miktarının çok daha yüksek olabileceği belirtiliyor. Sevgi S. ve Ayşe I. gibi isimlerin, kendilerini kullanan şebekeyle bağlantılı olup olmadığı ise henüz netlik kazanmadı. Her iki kişinin de ifadesine başvurulduğu ve olaydan haberdar olmadıklarını söyledikleri öğrenildi. Ancak savcılık, bu kişilerin de şüpheli sıfatıyla yargılanabileceğini değerlendiriyor. Olay, tarım sektöründeki kayıt dışı ekonominin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Bağımsız gözlemciler, hal vurgununun sadece bir yolsuzluk vakası olmadığını, aynı zamanda tarımsal üretim ve gıda güvenliği açısından da ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Hayali makbuzlarla piyasaya sürülen ürünlerin gerçekte var olmaması, tüketici fiyatlarını da olumsuz etkiliyor. Bu nedenle, soruşturmanın sadece faillerle sınırlı kalmaması, sistemdeki yapısal boşlukların da giderilmesi gerekiyor. Önümüzdeki günlerde konuyla ilgili yeni gözaltıların ve tutuklamaların olması bekleniyor.