Güney Kafkasya, jeopolitik dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan arasında gelişen üçlü iş birliği mekanizmasıyla yeni bir entegrasyon arayışına sahne oluyor. York Üniversitesi Post-Sovyet Çalışmaları doktorantı Burak Çalışkan'ın analizine göre, bu üç ülke arasındaki stratejik ortaklık, bölgesel güvenlik ve ekonomik kalkınma açısından kritik bir rol oynuyor. İstanbul'da düzenlenen son toplantıda, enerji ve ulaştırma projelerinin yanı sıra siyasi diyalog kanallarının güçlendirilmesi ele alındı.
Üçlü İş Birliğinin Temel Dinamikleri
Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan üçlüsü, 2000'li yılların başından bu yana düzenli olarak bir araya geliyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projesi, bu iş birliğinin somut çıktıları arasında yer alıyor. Çalışkan, yeni entegrasyon arayışının arkasında, Rusya'nın bölgedeki etkisinin artması ve Batı ile ilişkilerdeki dalgalanmalar olduğunu belirtiyor. Gürcistan'ın Avrupa ve Avrupa-Atlantik yapılarına entegrasyon hedefi, Türkiye'nin enerji koridoru rolü ve Azerbaycan'ın enerji ihracatçısı kimliği, iş birliğini besleyen unsurlar olarak öne çıkıyor.
Bölgesel Güvenlik ve Ekonomik Boyut
Üçlü mekanizma, sadece ekonomik değil aynı zamanda güvenlik boyutunu da içeriyor. Ermenistan ile sınır sorunları, Dağlık Karabağ'ın statüsü ve Gürcistan'ın ayrılıkçı bölgeleri Abhazya ve Güney Osetya, ortak gündem maddeleri arasında. Çalışkan, Türkiye'nin arabuluculuk rolü ve Azerbaycan ile Gürcistan arasındaki askeri iş birliğinin, bölgede istikrarı desteklediğini vurguluyor. Öte yandan, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Orta Koridor olarak adlandırılan ulaştırma hattı, üç ülkenin ticaret hacmini artırma potansiyeli taşıyor. Güncel verilere göre, Türkiye-Azerbaycan ticaret hacmi 2024'te 5 milyar dolara ulaşırken, Gürcistan ile ticaret 2,5 milyar doları aştı.
Gelecek Perspektifi ve Zorluklar
Yeni entegrasyon modelinin önünde bazı engeller bulunuyor. Rusya'nın bölgede askeri varlığını sürdürmesi, İran'ın Azerbaycan'a yönelik zaman zaman artan gerilimi ve Ermenistan'ın dışlanması, sürdürülebilir bir iş birliği için çözülmesi gereken sorunlar olarak duruyor. Çalışkan, üçlü yapının başarısının, enerji ve ulaştırma projelerinin ötesinde, ortak bir vizyon geliştirebilme kapasitesine bağlı olduğunu ifade ediyor. Sonuç olarak, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan ekseni, Güney Kafkasya'da çok kutuplu dünya düzenine uyum sağlamaya çalışan ülkeler için bir referans noktası haline gelebilir. Ancak bu potansiyelin hayata geçmesi, bölgesel aktörler arasındaki güven inşası ve dış müdahalelerin minimize edilmesiyle mümkün olacaktır.