Kamuoyunda şarkıcı Gülşen'in tutuklanmasına yönelik soruşturmayı yürüten savcı olarak tanınan Türkşad Kunthan Uçuk, sosyal medya hesabından yayınladığı video sonrasında Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından görevden uzaklaştırma kararıyla karşı karşıya kaldı. Karar, Uçuk'un paylaşımının ardından HSK'nın resen başlattığı inceleme neticesinde alındı. Görevden uzaklaştırma, savcının yargı yetkisini askıya alırken, olay kamuoyunda yargı bağımsızlığı ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Gülşen Soruşturması ve Savcı Uçuk'un Rolü
2022 yılında sahne aldığı bir konserde imam hatiplilere yönelik sözleri nedeniyle Gülşen hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamasıyla soruşturma başlatılmıştı. Dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada savcı Türkşad Kunthan Uçuk'un imzası bulunuyordu. Gülşen, 2022 Ağustos ayında tutuklanmış, yaklaşık bir hafta cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilmişti. Uçuk, bu süreçte kamuoyunun gündemine yerleşmiş ve sosyal medyada eleştirilerin odağı haline gelmişti.
Savcı Uçuk'un sosyal medya hesabından yayınladığı video, içeriği itibarıyla yargı etiği ve tarafsızlık ilkeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle HSK tarafından incelendi. Videoda Uçuk'un kişisel görüşlerini paylaştığı ve yargı sürecine dair değerlendirmelerde bulunduğu öne sürüldü. HSK, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca savcı hakkında görevden uzaklaştırma tedbirini uyguladı.
Görevden Uzaklaştırma Kararının Gerekçeleri
HSK'nın kararına gerekçe olarak, savcının sosyal medya paylaşımının yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesini zedelediği, ayrıca kamuoyunda yargıya duyulan güveni sarsabilecek nitelikte olduğu gösterildi. Kararda, savcının ifade özgürlüğünün sınırlarını aştığı ve mesleki etik kurallarını ihlal ettiği belirtildi. Görevden uzaklaştırma, disiplin soruşturması tamamlanana kadar geçerli olacak; soruşturma sonucunda savcı hakkında meslekten ihraç dahil olmak üzere çeşitli yaptırımlar gündeme gelebilecek.
Uçuk'un avukatı aracılığıyla karara itiraz edeceği öğrenildi. Yargı çevrelerinde, görevden uzaklaştırma kararının savcıların ifade özgürlüğü ile mesleki sınırlamalar arasındaki dengeyi yeniden tartışmaya açtığı yorumları yapılıyor. Bazı hukukçular, savcıların da diğer yurttaşlar gibi ifade özgürlüğüne sahip olduğunu ancak yargısal görevlerinin gerektirdiği tarafsızlık ilkesinin bu özgürlüğü sınırlayabileceğini savunuyor.
Kamuoyu ve Siyasi Tepkiler
Karar, sosyal medyada geniş yankı buldu. Gülşen'in tutuklanmasını protesto eden kesimler, savcının görevden uzaklaştırılmasını 'geç kalmış bir adalet' olarak nitelendirirken, iktidara yakın çevreler ise kararın yargı bağımsızlığı çerçevesinde alındığını ve siyasi bir yönü olmadığını vurguladı. Muhalefet partileri, kararın yargı içindeki hesaplaşmanın bir göstergesi olduğunu öne sürdü. İnsan hakları örgütleri, savcıların görevden uzaklaştırılmasının yargı bağımsızlığı açısından endişe verici olduğunu belirterek, kararın gerekçesinin şeffaf bir şekilde açıklanması çağrısı yaptı.
Öte yandan, Gülşen'in avukatları, müvekkillerinin tutuklanma sürecinde savcı Uçuk'un tutumunun hukuka aykırı olduğunu ve bu nedenle görevden uzaklaştırma kararının olumlu bir adım olduğunu ifade etti. Sanatçı camiasından bazı isimler de kararı memnuniyetle karşıladı.
Yargı Reformu ve Gelecek Süreç
HSK'nın kararı, Türkiye'de uzun süredir tartışılan yargı reformu ve savcıların denetimi konusunu yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, savcıların sosyal medya kullanımına ilişkin net kuralların bulunmamasının bu tür olaylara zemin hazırladığını belirtiyor. HSK'nın disiplin soruşturması sürecinde savcı Uçuk'un savunması alınacak ve nihai karar verilecek. Süreç, yargı camiasında ve kamuoyunda yakından takip ediliyor.
Bu gelişme, yargı mensuplarının ifade özgürlüğü ile mesleki etik arasındaki ince çizgiyi bir kez daha gözler önüne seriyor. Kararın, benzer durumlarda emsal teşkil edip etmeyeceği ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.