Bir annenin kendi kızı tarafından vahşice öldürülmesi, Türkiye'de toplumsal vicdanı derinden yaralayan bir olay olarak kayıtlara geçti. İddianameye göre, Tuğyan isimli kız çocuğu, öz annesi Güllü'ye korkunç bir plan kurdu. 'Malkata' şarkısını açıp annesini odaya getiren Tuğyan, 'Hadi görüşürüz' diyerek annesini kalça altından kavradı, ayaklarını yerden kesti ve 18 metre yükseklikteki pencereden aşağı fırlattı. Savcılık, bu akılalmaz cinayete ilişkin hazırladığı iddianamede, Tuğyan'ın 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.
İddianamedeki Detaylar: Soğukkanlılıkla Planlanmış Bir Cinayet
Olayın aydınlatılması için yürütülen kapsamlı soruşturma sonucunda hazırlanan iddianame, cinayetin ne kadar planlı ve soğukkanlı bir şekilde işlendiğini ortaya koydu. İddianameye göre olay, gece saatlerinde meydana geldi. Tuğyan, annesi Güllü'ye sevgi dolu bir yaklaşımla 'Malkata' şarkısını dinlemek istediğini söyleyerek onu odaya çekti. Şarkıyı açtıktan sonra, sözlü olarak annesine 'Hadi görüşürüz' diyerek aslında cinayet anonsunu yaptı. Ardından, annesini hiç beklemediği bir anda kalça altından kavrayan Tuğyan, onun dengesini kaybetmesini sağladı ve ayaklarını yerden keserek tüm gücüyle pencereye doğru sürükledi. 18 metre yükseklikteki pencereden aşağı yuvarlanan Güllü, çarpmanın etkisiyle olay yerinde hayatını kaybetti.
İddianamede, cinayetin hemen ardından Tuğyan'ın polisi arayarak 'Annem kendini pencereden attı' şeklinde beyanda bulunduğu, ancak yapılan araştırmalar ve kamera görüntüleri sayesinde gerçeğin ortaya çıktığı belirtildi. Ayrıca, Tuğyan'ın cinayetten önce internetten 'pencere yüksekliği, insanın düşünce oluşan yaralanmalar, ne kadar yükseklikten düşüş öldürür' gibi sorgulamalar yaptığı tespit edildi. Bu aramalar, cinayetin önceden tasarlandığının ve Tuğyan'ın bunu bilinçli olarak gerçekleştirdiğinin en önemli kanıtı olarak değerlendirildi.
Olayın Arka Planı: Aile İçi Şiddet ve Psikolojik Baskı
Güllü ve Tuğyan'ın komşuları, olaydan önce aile içinde ciddi geçimsizlikler yaşandığını, sık sık tartışmaların olduğunu ifade etti. Görgü tanıkları, Tuğyan'ın annesine karşı zaman zaman saldırgan bir tavır sergilediğini, ancak kimsenin bu boyutunu tahmin edemediğini söyledi. Aile yakınları, Güllü'nün bir süredir psikolojik sorunlar yaşadığını ve tedavi gördüğünü, kızının ise ruhsal açıdan dengesiz olduğunu iddia etti. Bu iddialar, cinayetin sıradan bir aile kavgasının ürünü olmadığını, derin aile içi çatışmaların ve ihmal edilen ruh sağlığı sorunlarının bu trajedide önemli bir rol oynadığını düşündürüyor.
Olay, özellikle son yıllarda artan kadına yönelik şiddet ve aile içi cinayetler tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Türkiye'de kadın cinayetlerinin azımsanmayacak bir kısmı evlerde, akrabalar tarafından işleniyor. Bu olay, failin bir kadın olması ve annenin kızı tarafından öldürülmesi nedeniyle, şiddetin cinsiyetinden bağımsız bir toplumsal yara olduğunu gözler önüne seriyor. Uzmanlar, aile içi şiddetin önlenmesi için sadece kadınların değil, tüm bireylerin psikolojik destek almasının gerekliliğine dikkat çekiyor.
Adli Süreç ve Toplumsal Yansımalar
Tuğyan, olayın ardından gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Savcılık, hazırladığı iddianameyi ağır ceza mahkemesine sundu. İddianamede, Tuğyan'ın 'tasarlayarak öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Ancak yaşının küçüklüğü nedeniyle yargılamanın çocuk mahkemesinde görülmesi bekleniyor. Türk Ceza Kanunu'na göre 18 yaşından küçükler için ağırlaştırılmış müebbet yerine müebbet hapis verilebiliyor. Bu nedenle savcılık, 'kasten öldürme' suçundan müebbet talebinde bulundu.
Dava süreci boyunca, adli tıp raporları ve psikolojik değerlendirmenin belirleyici olması bekleniyor. Eğer Tuğyan'ın cinayet anında akıl sağlığının yerinde olduğu tespit edilirse, ceza alması kesinleşecek. Ancak uzmanlar, bu tarz olaylarda failin psikolojik durumunun hafifletici neden olarak ele alınabileceğini, bu nedenle cezanın indirilebileceğini belirtiyor.
Bu vahşi cinayet, toplumda derin bir üzüntü ve öfke yarattı. Komşular ve yakınları, olayın şokunu hala üzerlerinden atabilmiş değil. Güllü'nün cenaze törenine katılanlar, gözyaşları içinde olayı lanetlerken, adalet önünde hesap sorulmasını istedi. Kadın örgütleri, olayı protesto ederek, aile içi şiddetin önlenmesi için daha etkin yasalar çıkarılması çağrısında bulundu.