Yalova’da geçtiğimiz yıl 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek yaşamını yitiren şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Savcılık, sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in annesini önceden tasarlayarak pencereden attığını ileri sürerek “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırladı. İddianamede, olaydan önceki günlerde Tuğyan’ın arkadaşına gönderdiği “Malkata” ve “Hadi görüşürüz” mesajlarının cinayetin planlandığına dair önemli deliller arasında yer aldığı vurgulandı.
İddianamenin Ayrıntıları
Olay, 2023 yılında Yalova’nın merkez ilçesine bağlı bir sitede meydana geldi. Şarkıcı Güllü (60), 6. kattaki dairesinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti. İlk belirlemelerde intihar ihtimali üzerinde durulurken, yapılan detaylı incelemeler ve dijital veri analizleri, olayın bir cinayet olabileceğini gösterdi. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in, annesiyle arasındaki maddi ve manevi anlaşmazlıklar nedeniyle cinayeti planladığı belirtildi. İddianamede yer alan WhatsApp yazışmalarında, Tuğyan’ın bir arkadaşına gönderdiği “Malkata” mesajının, “muhabbet” ya da “buluşma” anlamında şifreli bir ifade olduğu, ardından gelen “Hadi görüşürüz” mesajının ise olayın gerçekleşeceği günü işaret ettiği öne sürüldü. Ayrıca, Tuğyan’ın olaydan birkaç saat önce annesi Güllü’ye “Bugün sana geleceğim” şeklinde bir mesaj attığı ve bu mesajın da planın uygulanacağı anla ilişkilendirildiği ifade edildi.
Savcılık Delilleri Sıraladı
İddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter’in olay gecesi eve geliş saatine ilişkin kamera kayıtlarına da yer verildi. Güvenlik kameraları, Tuğyan’ın annesinin ölümünden yaklaşık 20 dakika önce binaya girdiğini ve kısa bir süre sonra olay yerinden ayrıldığını gösteriyor. Ayrıca, evde yapılan incelemede pencerenin açık olduğu ve parmak izi analizleri sonucunda da Tuğyan’a ait izlerin bulunduğu kaydedildi. Savcılık, tüm bu delillerin, Güllü’nün düşerek ölmesinin bir kaza ya da intihar olmadığını, bilinçli bir şekilde gerçekleştirilen bir eylem olduğunu kanıtladığını savundu. Tuğyan’ın ifadesinde ise annesiyle tartıştığını kabul ettiği, ancak onu itmediğini, annesinin bir anlık bunalıma girerek kendini pencereden attığını söylediği biliniyor. Ancak savcılık, Tuğyan’ın bu ifadesinin olay yerindeki izler ve dijital verilerle çeliştiğini belirterek, cinayet şüphesini güçlendirdi.
Aile ve Sanat Camiası Sarsıldı
Güllü’nün ölümü, Türk sanat camiasında büyük üzüntü yaratmıştı. Sanatçı, özellikle 90’lı yıllarda çıkardığı albümlerle tanınmış, birçok hayranı tarafından sevilen bir isimdi. Kızı Tuğyan’ın tutuklu yargılanması ve hakkında ağırlaştırılmış müebbet istenmesi, aile içi ilişkilerin ne kadar karmaşık olabileceğini bir kez daha gündeme getirdi. Cinayet iddianamesi, aynı zamanda kadına yönelik şiddet ve aile içi çatışmaların sonuçlarına dikkat çekmesi açısından da önem taşıyor. Türkiye’de son yıllarda artan kadın cinayetleri ve şüpheli ölümler, toplumsal bir sorun olarak tartışılmaya devam ediyor. Güllü’nün davası, bu bağlamda hem hukuki hem de toplumsal bir örnek teşkil ediyor.
Yargı Süreci Devam Ediyor
İddianamenin kabul edilmesinin ardından Tuğyan Ülkem Gülter, Yalova Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlayacak. Duruşmanın önümüzdeki günlerde görülmesi bekleniyor. Mahkeme, delilleri değerlendirerek bir karar verecek. Bu tür davalarda, savcılığın sunduğu iddianame ve eldeki maddi deliller büyük önem taşıyor. Toplumun yakından takip ettiği bu dava, aynı zamanda adalet sisteminin işleyişi hakkında da kamuoyuna bilgi verecek. Güllü’nün ailesi ve sevenleri, adaletin yerini bulmasını beklerken, Türk hukuk sistemi de hem sanatçının ölümü hem de bu tür olayların önlenmesi için caydırıcı bir karar vermesi açısından test ediliyor.