Şarkıcı Güllü'nün (Güllü Gülter) şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada yeni bir boyut ortaya çıktı. Savcılığın dosyasına giren dijital inceleme raporuna göre, Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in internet arama geçmişi, olayın aydınlatılmasına yönelik önemli ipuçları barındırıyor. Raporda, Tuğyan'ın ölümden önceki günlerde zehir, uyku ilacı ve zehirlenme belirtileriyle ilgili aramalar yaptığı belirlendi. Bu durum, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Savcılık dosyasına giren dijital rapor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Güllü'nün evindeki dijital materyaller ve aile üyelerinin telefonları incelemeye alınmıştı. İnceleme sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda, Tuğyan Ülkem Gülter'in internet arama geçmişinde şu anahtar kelimelerin öne çıktığı tespit edildi: "Hangi uyku ilacı öldürür?", "Zehirlenme belirtileri nelerdir?", "Antidepresan ve alkol etkileşimi", "Ani ölüm nedenleri". Ayrıca, Tuğyan'ın ölümden bir gün önce "Güllü hastaneye kaldırıldı" ve "Güllü'nün sağlık durumu" gibi aramalar yaptığı kaydedildi.
Rapor, savcılığın şüphelerini artırırken, Tuğyan'ın ifadesinde bu aramaları nasıl açıkladığı merak konusu. Edinilen bilgilere göre, Tuğyan'ın avukatı aracılığıyla verdiği ifadede, annesinin sağlık sorunları nedeniyle bu tür aramalar yaptığını, panik anında internete başvurduğunu öne sürdüğü öğrenildi.
Güllü'nün ölümü ve otopsi raporu
Ünlü şarkıcı Güllü, geçtiğimiz ay İstanbul'daki evinde ölü bulunmuştu. İlk belirlemelere göre, kalp krizi geçirdiği düşünülen Güllü'nün yapılan otopsisinde, vücudunda yüksek oranda uyku ilacı ve antidepresan kalıntısına rastlanmıştı. Bu durum, ölümün doğal mı yoksa şüpheli mi olduğu tartışmalarını beraberinde getirmişti. Savcılık, otopsi raporunun ardından soruşturmayı derinleştirerek, Güllü'nün yakın çevresindeki kişilerin ifadelerine başvurmuş, özellikle kızı Tuğyan'ın üzerinde durmuştu.
Tuğyan, annesinin ölümünden birkaç gün önce evde tartıştıkları iddialarını yalanlamış, "Annemle son görüşmemizde çok iyiydik, böyle bir şey olabileceğine inanmıyorum" demişti. Ancak dijital rapor, bu açıklamayı zayıflatıyor. Raporun ayrıca, Tuğyan'ın ölümden sonra sosyal medyada bazı paylaşımlarını sildiği yönünde bulgular içerdiği de konuşulanlar arasında.
Aile içi dinamikler ve soruşturmanın seyri
Güllü'nün ailesi, sanatçının iki evlilik geçmişi olduğu ve Tuğyan'ın ilk eşinden dünyaya geldiği biliniyor. Güllü, ölümünden önce ikinci eşinden boşanma aşamasındaydı ve mal paylaşımı nedeniyle uzun süredir hukuki mücadele veriyordu. Bu durum, cinayet ihtimalini gündeme getirmişti. Savcılık, boşanma sürecinin ve miras konusunun da dosyada ayrıca değerlendirildiğini açıkladı.
Öte yandan, Tuğyan'ın internet aramaları, annesiyle ilişkisinin hiç de iyi olmadığını gösteren bazı sosyal medya paylaşımlarıyla birlikte ele alınıyor. Tuğyan'ın bir yıl önce annesiyle görüşmediği, bir dönem mahkemelik oldukları iddiaları basına yansımıştı. Ancak Tuğyan, bu iddiaları reddederek, "Aramızda hiçbir sorun yoktu" demişti.
Soruşturma kapsamında, Güllü'nün evindeki güvenlik kameralarının kayıtları da incelendi. Kamera kayıtlarında, ölüm günü evden kimsenin girip çıkmadığı tespit edildi. Bu, zehirlenme ihtimalini güçlendirirken, Güllü'nün ilaçları kendi mi aldığı yoksa başka biri tarafından mı verildiği sorusunu akıllara getiriyor.
Kamuoyunda, "Güllü'nün ölümü aydınlatılmalı" çağrıları yükselirken, adli tıp uzmanları, uyku ilacı ve antidepresanın birlikte alınmasının ölümcül olabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu tür ilaçların doktor kontrolü olmadan kullanılmaması gerektiğini vurguluyor.
Soruşturmanın gizliliği nedeniyle yetkililerden henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak edinilen bilgilere göre, savcılık, Tuğyan'ın internet arama geçmişindeki detayları dikkate alarak, sanatçının ölümüyle ilgili olarak delil yetersizliğinden takipsizlik kararı vermek yerine, adli tıp kurumundan ek rapor isteyecek. Ayrıca, Tuğyan'ın telefonundaki silinen verilerin kurtarılması için çalışma başlatıldığı da gelen bilgiler arasında.
Bu gelişme, Türkiye'de ünlü isimlerin ölümleriyle ilgili soruşturmaların ne kadar derinleştirildiğini bir kez daha gösterdi. Daha önce benzer olaylarda, aile üyelerinin dijital izlerinin önemli birer delil olduğu pek çok kez kanıtlanmıştı. Bu dosyada da internet arama geçmişi, adli sürecin seyrini değiştirebilecek nitelikte.
Sonuç olarak, Güllü'nün şüpheli ölümü, henüz aydınlatılamadı ve dijital deliller ışığında yeniden değerlendiriliyor. Toplum, bu acı olayın üzerindeki sır perdesinin bir an önce kalkmasını bekliyor. Adaletin tecellisi için takipçi olacağız.