Yalova'da 28 Ağustos 2023 tarihinde evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Güllü'nün (Gülşen Gültekin) şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma devam ederken, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek yeni bir ses kaydı ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, Güllü'nün kız kardeşi Tuğyan Ülkem Gülter ile arasında geçen bir telefon görüşmesine ait olduğu iddia edilen ses kaydında Gülter'in "Ben seni hazmedemiyorum" ifadelerini kullandığı öne sürüldü. Söz konusu kaydın, ölümden kısa bir süre önce gerçekleştiği belirtiliyor.
Ses Kaydının İçeriği ve Soruşturmaya Etkisi
ATV'nin haber bülteninde yayınlandığı iddia edilen ses kaydında, Tuğyan Ülkem Gülter'in ablası Güllü'ye yönelik "Ben seni hazmedemiyorum" dediği duyuluyor. Kaydın gerçekliği henüz bağımsız uzmanlarca doğrulanmazken, soruşturma dosyasına eklenip eklenmediği konusunda resmi bir açıklama yapılmadı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, konuya ilişkin soruşturmanın sürdüğünü ve delillerin titizlikle incelendiğini belirtti.
Güllü, 28 Ağustos 2023'te Yalova'daki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmişti. Olayın intihar mı yoksa cinayet mi olduğu yönünde çelişkili raporlar gündeme gelmiş, aile içi anlaşmazlıklar ve maddi konular soruşturmanın odak noktasını oluşturmuştu. Yeni ses kaydı, ölümden önceki dönemde kardeşler arasında ciddi bir husumet olduğu iddialarını güçlendiriyor.
Aile İçi Gerilim ve Önceki İfadeler
Olayın ardından Güllü'nün kız kardeşi Tuğyan Ülkem Gülter ve diğer aile üyeleri çeşitli ifadeler vermişti. Gülter, daha önceki beyanlarında ablasıyla aralarında herhangi bir sorun olmadığını savunmuştu. Ancak yeni ortaya çıkan ses kaydının bu ifadelerle çeliştiği öne sürülüyor. Soruşturma kapsamında, Güllü'nün ölümünden önceki son saatlerde kime mesaj attığı, kimlerle görüştüğü ve evde başka birinin olup olmadığı detaylı şekilde araştırılıyor.
Yalova Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olay yerinde parmak izi ve DNA incelemesi yapmış, pencere kenarındaki izler üzerinde çalışmıştı. Savcılık, ses kaydının ardından Gülter'in yeniden ifadesine başvurulabileceğini bildirdi. Ayrıca, kaydın dijital forensik incelemeden geçirileceği ve sesin kime ait olduğunun tespit edileceği öğrenildi.
Kamuoyu ve Basın Yansımaları
Güllü'nün ölümü, sanat camiasında ve kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Ünlü şarkıcının ani kaybı, hayranlarını yasa boğarken, soruşturmanın her aşaması yakından takip ediliyor. Sosyal medyada #Güllü etiketiyle milyonlarca paylaşım yapılmış, adalet çağrıları yükselmişti. Yeni ses kaydı, kamuoyundaki soru işaretlerini artırdı ve soruşturmanın daha da derinleştirilmesi gerektiği yönünde talepleri beraberinde getirdi.
Hukukçular, ses kaydının tek başına delil teşkil etmeyeceğini, ancak diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde önemli bir gösterge olabileceğini vurguluyor. Ceza hukuku uzmanları, kaydın elde ediliş şeklinin de yasal açıdan incelenmesi gerektiğini belirtiyor. Soruşturmanın selameti açısından savcılığın titiz bir çalışma yürüttüğü ifade ediliyor.
Olayın Geçmişi ve Benzer Davalar
Türkiye'de son yıllarda ünlü isimlerin şüpheli ölümleri, kamuoyunun uzun süre gündemini meşgul etmişti. Özellikle aile içi anlaşmazlıklar, miras paylaşımı ve duygusal husumetlerin bu tür olaylarda rol oynadığı görülüyor. Güllü davası, hem sanat dünyasından gelen destek mesajları hem de adalet arayışı nedeniyle geniş bir kesim tarafından takip ediliyor. Yalova'da yaşanan bu trajik olay, benzer şüpheli ölüm dosyalarının yeniden hatırlanmasına da neden oldu.
Dava sürecinde, bilirkişi raporları ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler dikkat çekmişti. İlk otopsi raporunda kesin ölüm sebebi belirtilmezken, ikinci rapor için ek süre istenmişti. Şimdi ise yeni ses kaydı, dosyanın seyrini değiştirebilecek nitelikte bir delil olarak değerlendiriliyor. Soruşturma savcısının, kaydı inceledikten sonra ek ifade alacağı ve gerekirse tutuklama talebinde bulunabileceği konuşuluyor.
Bağımsız Değerlendirme
Güllü'nün ölümüyle ilgili soruşturma, yeni delillerin ortaya çıkmasıyla karmaşık bir hal alıyor. Ses kaydının gerçekliği kanıtlanırsa, olayın seyri tamamen değişebilir. Ancak unutmamak gerekir ki, her delil mahkemede usulüne uygun şekilde değerlendirilmelidir. Türkiye'de son dönemde artan şüpheli ölüm vakaları, adli tıp ve soruşturma süreçlerinin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Kamuoyunun beklentisi, gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin tecelli etmesi yönünde. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın önümüzdeki günlerde yeni bir açıklama yapması bekleniyor. Gelişmeler, basın ve kamuoyu tarafından yakından izlenmeye devam edilecek.