Yalova'da şarkıcı Güllü olarak tanınan Gülten Gülter'in 6. kattaki evlerinin penceresinden itilerek ölümüne ilişkin davada mahkeme kararını açıkladı. Kızı Tuğyan Ülkem Gülter, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 2021 yılında Yalova'da meydana gelmişti.
Olayın geçmişi ve iddianame
İddianameye göre, Gülten Gülter ile kızı Tuğyan Ülkem Gülter arasında evde tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Tuğyan Ülkem Gülter'in annesini altıncı kattaki dairenin penceresinden aşağı ittiği öne sürüldü. Gülten Gülter, olay yerinde hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter hakkında 'üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Dava süreci boyunca sanık, suçlamaları reddetti. Mahkeme, tanık beyanları, olay yeri inceleme raporları ve bilirkişi raporlarını değerlendirdi.
Yargılama sonucunda mahkeme, Tuğyan Ülkem Gülter'in annesi Gülten Gülter'i pencereden iterek öldürdüğünü tespit etti. Sanık, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Karar duruşmasında tarafların avukatları da hazır bulundu. Mahkeme heyeti, cezada herhangi bir indirim uygulamadı.
Güllü kimdi?
Gülten Gülter, sahne adıyla Güllü, 1990'lı yıllarda seslendirdiği şarkılarla tanınan bir sanatçıydı. Özellikle 'Ağlama Gülüm' ve 'Yalancı' gibi parçalarla müzik camiasında kendine yer edinmişti. Bir dönem magazin gündemini de meşgul eden Güllü, uzun süre müzikten uzak kalmış ve Yalova'da yaşamını sürdürüyordu.
Güllü'nün ölümü, müzik dünyasında ve sevenleri arasında derin üzüntü yarattı. Sanatçının ani kaybı, ailesi ve yakın çevresi tarafından büyük bir trajedi olarak nitelendirildi.
Davanın seyri ve karar
Dava, Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme, sanığın savunmasını aldıktan sonra delilleri değerlendirdi. Olay yeri inceleme ekiplerinin raporları, pencerede parmak izi ve temas izleri gibi bulgular, sanığın olay anında pencerede bulunduğunu ortaya koydu. Ayrıca komşuların ifadeleri, olaydan önce yüksek sesli bir tartışma duyduklarını doğruladı.
Bilirkişi raporunda, Gülten Gülter'in ölümünün yüksekten düşmeye bağlı çoklu travma sonucu gerçekleştiği belirtildi. Savcı, sanığın annesine karşı soğukkanlı bir şekilde hareket ettiğini ve suçun planlı olduğunu vurguladı. Sanık avukatı ise olayın bir kaza sonucu meydana geldiğini savundu. Ancak mahkeme, sanığın ifadesindeki çelişkiler ve deliller ışığında suçun sabit olduğuna karar verdi.
Karar duruşmasında, Gülten Gülter'in diğer aile üyeleri de hazır bulundu. Mahkeme, sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vererek, cezanın infazı sırasında herhangi bir indirim öngörmedi. Karar, taraflarca temyiz edilebilecek.
Hukuki değerlendirme ve toplumsal yankı
Türk Ceza Kanunu'nun 82. maddesi, üst soya karşı kasten öldürme suçunu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırır. Bu tür suçlarda mahkemeler, genellikle takdiri indirim uygulamaz. Dava, aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet bağlamında da tartışmalara yol açtı.
Karar, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Sosyal medyada birçok kullanıcı, adaletin yerini bulduğunu belirterek kararı olumlu karşıladı. Ancak bazı kesimler, olayın bir aile trajedisi olduğunu ve cezanın sanığın psikolojik durumu göz önünde bulundurularak verilmesi gerektiğini savundu.
Uzmanlar, aile içi iletişim sorunlarının bu tür acı olaylara yol açabileceğine dikkat çekiyor. Psikologlar, aile bireyleri arasındaki şiddetin önlenmesi için erken müdahale ve destek mekanizmalarının önemini vurguluyor. Bu dava, aynı zamanda toplumsal cinsiyet temelli şiddetin bir yansıması olarak da değerlendiriliyor.
Güllü'nün ölümü, sanatçının hayranları tarafından unutulmadı. Her yıl ölüm yıl dönümünde anma etkinlikleri düzenleniyor. Mahkeme kararı, sanatçının ailesi ve sevenleri için bir nebze olsun adalet duygusu sağladı. Ancak yaşanan trajedi, aile içi şiddetin ne denli yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.