Kamuoyunda Güllü olarak bilinen şarkıcı Gül Tut'un 26 Eylül 2025'te Yalova'nın Çınarcık ilçesinde altıncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma tamamlandı. Savcılık tarafından hazırlanan iddianame, olayın intihar değil cinayet olduğu yönünde çarpıcı deliller ortaya koydu. İddianamede, Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in annesini pencereden itmeden önce ona sevdiği şarkıyı açtırdığı belirtildi.
Olayın Gelişimi
26 Eylül 2025 tarihinde Çınarcık'ta meydana gelen olayda, 60 yaşındaki Gül Tut, altıncı kattaki evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirdi. İlk incelemelerde intihar ihtimali üzerinde durulurken, kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in ifadelerindeki çelişkiler ve olay yerindeki fiziksel deliller soruşturmanın seyrini değiştirdi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, olayın planlı bir cinayet olduğunu gözler önüne serdi.
İddianameye göre, olay günü Gülter, annesinin evine geldi. Bir süre sohbet eden ikili arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Gülter, annesine sevdiği bir şarkıyı açtırmasını söyledi. Müzik çalarken Gül Tut'un pencerenin önüne yöneldiği, bu sırada kızının arkasından yaklaşarak onu ittiği iddia edildi. Savcılık, olay anını çevredeki güvenlik kameralarının ses kayıtları ve tanık ifadeleriyle destekledi.
İddianamede Öne Çıkan Detaylar
İddianamede yer alan bilgilere göre, Gülter olaydan sonra sinir krizi geçirerek komşulardan yardım istedi. Ancak ifadesinde annesinin kendisinin atladığını söyledi. Yapılan otopside, Gül Tut'un vücudunda düşmeden önce oluşmuş olabilecek bazı izlere rastlandı. Ayrıca, pencerenin kenarındaki parmak izleri ve tırnak izleri, bir boğuşma yaşandığına işaret etti. Adli tıp raporunda, düşme açısının kişinin kendi iradesiyle atlamasından ziyade itilme sonucu olduğu yönünde kanaat belirtildi.
Tanık ifadelerine göre, olaydan kısa süre önce anne-kız arasında yüksek sesli bir tartışma yaşandı. Komşular, Gül Tut'un "Beni bırak, yapma" gibi sözler sarf ettiğini duyduklarını iddia etti. Ayrıca, Gülter'in olaydan sonraki davranışları da şüphe uyandırdı. Soruşturma sürecinde, Gülter'in annesinin banka hesapları ve gayrimenkulleri üzerinde hak talep ettiği öğrenildi. Bu durum, cinayetin olası maddi motivasyonunu güçlendirdi.
Savcılık İfadesi ve Tutuklama
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "üst soydan yakın akrabayı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle dava açtı. Gülter, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. İddianamede, sanığın suçunu itiraf etmediği ancak delillerin kaçmasına engel olduğu belirtildi.
Gül Tut'un avukatı, basına yaptığı açıklamada, "Müvekkilimizin ölümüyle ilgili gerçeklerin ortaya çıkması için mücadelemiz sürecek. Adaletin yerini bulacağına inanıyoruz" dedi. Dava, önümüzdeki günlerde Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanacak.
Gül Tut Kimdir?
Gül Tut, 1960'lı yıllarda doğdu ve 1980'li yıllarda "Güllü" lakabıyla tanındı. Seslendirdiği şarkılarla geniş bir hayran kitlesine ulaşan Tut, özellikle arabesk ve fantezi müzik türlerinde eserler verdi. Bir dönem sahne hayatına ara veren sanatçı, son yıllarda Yalova'da inzivaya çekilmişti. Tut'un ölümü, sanat camiasında ve sevenleri arasında derin üzüntüyle karşılandı.
Kamuoyunun Tepkisi ve Hukuki Süreç
Olayın ardından sosyal medyada birçok kullanıcı, Gül Tut'un ölümünün intihar olmadığını savunarak adalet çağrısı yaptı. Kadın hakları örgütleri, aile içi şiddete dikkat çekerek benzer olayların önlenmesi için çağrıda bulundu. Hukukçular, iddianamenin detaylı hazırlanmasının davanın seyrini etkileyeceğini belirtti.
Uzmanlar, aile içi cinayetlerde maddi çıkarın sıkça rastlanan bir motivasyon olduğunu vurguluyor. Bu tür olaylarda, olay yeri incelemesinin ve tanık beyanlarının kritik önem taşıdığı ifade ediliyor. Gül Tut davası, Türkiye'de aile içi şiddet ve kadın cinayetleri tartışmalarını yeniden alevlendirebilir.
Sonuç olarak, kamuoyunda büyük yankı uyandıran Güllü davasında iddianamenin kabulüyle birlikte yargı süreci başlayacak. Sanığın savunması ve mahkemenin vereceği karar, benzer olaylar için emsal teşkil edebilir. Adaletin tecellisi için sürecin titizlikle takip edilmesi gerekiyor.