Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir aşamaya gelindi. Soruşturma kapsamında "suç delillerini gizleme ve yok etme" suçundan tutuklu bulunan eski erkek arkadaş Zeinal Abarakov, Erzincan'daki cezaevinden Tunceli'ye getirilerek Başsavcı Ebru Cansu'ya yaklaşık 4 saat ifade verdi. Abarakov'un ifadesi, son aylarda ortaya çıkan gizli tanık beyanlarıyla birlikte soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte.
Soruşturmanın Perde Arkası
Gülistan Doku, geçtiğimiz yıl Tunceli'de kaybolmasının ardından başlatılan soruşturma, kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Doku'nun ailesi, kızlarının kaybolmasından Zeinal Abarakov'u sorumlu tutmuş ve adalet arayışlarını sürdürmüştü. Soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan ve ardından tutuklanan Abarakov, ilk ifadesinde suçlamaları reddetmişti. Ancak yeni deliller ve gizli tanık ifadeleri, dosyanın yeniden değerlendirilmesine yol açtı.
Abarakov'un bugünkü ifadesinde, Doku ile ilişkilerinin detaylarına ve kaybolma gecesine ilişkin önemli bilgiler verdiği öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, Abarakov ifadesinde Doku ile o gece tartıştıklarını kabul etti ancak kaybolmasıyla ilgili herhangi bir ilgisi olmadığını savundu. Öte yandan, gizli tanıkların beyanlarında Abarakov'un olay sonrası bazı eşyaları imha ettiği iddiası yer alıyor. Bu iddialar, "suç delillerini gizleme ve yok etme" suçlamasının temelini oluşturuyor.
Soruşturmanın Seyri ve Gizli Tanık İfadeleri
Soruşturma kapsamında son aylarda dinlenen gizli tanıkların beyanları, dosyadaki en kritik deliller arasında gösteriliyor. Gizli tanıklardan biri, Abarakov'un olaydan sonra Doku'ya ait olduğu düşünülen bazı kişisel eşyaları dereye attığını ileri sürdü. Başka bir gizli tanık ise Abarakov'un, kaybolma olayının ardından olağandışı bir şekilde hareket ettiğini ve sürekli olarak telefon görüşmeleri yaptığını aktardı.
Başsavcı Ebru Cansu'nun, Abarakov'un bu ifadesi sonrasında dosyayı yeniden değerlendireceği ve gerekirse ek delil toplama kararı verebileceği belirtiliyor. Adli kaynaklar, Abarakov'un ifadesinin çelişkili olduğunu ve bazı sorulara kaçamak cevaplar verdiğini değerlendiriyor. Özellikle, Doku'nun cep telefonu sinyallerinin en son Abarakov'un evinin yakınlarından alınması, soruşturmanın odak noktalarından birini oluşturuyor.
Toplumsal Tepki ve Adalet Arayışı
Gülistan Doku davası, sadece bir kayıp vakası olmanın ötesinde, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadına yönelik şiddet konularında da kamuoyunda farkındalık yarattı. Doku'nun ailesi, sürecin başından itibaren adaletli bir soruşturma yürütülmesi için mücadele etti. Düzenlenen basın açıklamaları ve sosyal medya kampanyaları, davaya ilişkin duyarlılığı artırdı.
Doku ailesinin avukatı, Abarakov'un bugünkü ifadesinin ardından yaptığı açıklamada, "Müvekkilimizin kaybolmasının üzerinden uzun bir süre geçti ancak biz umudumuzu kaybetmedik. Bugünkü ifade, soruşturmanın aydınlanması için önemli bir adım. Ancak daha fazlasını bekliyoruz; suçluların cezalandırılacağı bir sonuç istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Bağımsız Değerlendirme
Gülistan Doku soruşturması, Türkiye'de kadın cinayetlerinin ve kayıp vakalarının ne kadar karmaşık ve derin olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Soruşturmanın gizli tanık beyanlarıyla güçlenmesi, dosyanın aydınlatılması açısından umut verici. Ancak, adalet sürecinin sağlıklı işlemesi için delillerin titizlikle toplanması ve şüpheli haklarının korunması büyük önem taşıyor. Bu tür davalarda toplumsal baskının yargılamayı etkilememesi ve hukukun üstünlüğünün sağlanması, hem failin cezalandırılması hem de mağdur ailelerin adalet beklentisinin karşılanması açısından kritik bir rol oynuyor. Abarakov'un ifadesi, soruşturmanın ne kadar hassas bir denge üzerinde yürüdüğünü gösteriyor. Önümüzdeki süreçte savcılığın atacağı adımlar, hem bu dava hem de benzer vakalar için emsal niteliği taşıyabilir. Türkiye'de kayıp kadınların ve cinayetlerin azalması, ancak hukuk sisteminin etkin işlemesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında yapılacak köklü reformlarla mümkün olabilir.