Gülistan Doku soruşturmasında iki yeni gözaltı daha gerçekleştirildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, örgüt üyeliği ve terör finansmanı suçlamalarıyla aranan iki şüpheli, düzenlenen operasyonla yakalandı. Böylece soruşturmada gözaltına alınan kişi sayısı 5'e yükseldi.
Soruşturma kapsamı genişliyor
Gülistan Doku, geçen yıl terör örgütü propagandası yapmak ve örgüte yardım etmek suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Doku'nun avukatları, müvekkillerinin suçsuz olduğunu savunurken, savcılık Doku'nun yurtdışı bağlantıları olduğunu ve FETÖ ile irtibatlı kişilere finansman sağladığını öne sürüyor. Son gözaltılarla birlikte soruşturmanın, Doku'nun temas halinde olduğu kişilere yönelik genişletildiği belirtiliyor.
Gözaltı süreci ve adli işlemler
Yeni gözaltına alınan iki şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek. Savcılık, şüpheliler hakkında ifade alma ve delil toplama işlemlerini sürdürüyor. Soruşturma sürecinin, örgütün finansal kaynaklarının tespitine yönelik çalışmalarla devam edeceği ifade ediliyor.
Adli kaynaklardan alınan bilgiye göre, Doku'nun banka hesapları ve mal varlığı üzerinde el koyma işlemleri uygulanmış durumda. Ayrıca Doku'nun avukatları, müvekkillerinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini öne sürerek, savcılığın bu girişimlerine itiraz ediyor.
Daha önceki gözaltılar ve tepkiler
Soruşturma kapsamında daha önce üç kişi gözaltına alınmış, bunlardan ikisi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, biri ise tutuklanmıştı. Tutuklanan kişinin, Doku ile aynı örgüt yapılanmasında yer aldığı iddia ediliyor. Olay, siyasi çevrelerde farklı yorumlara yol açtı. Bazı siyasetçiler, soruşturmanın hukuki zeminde yürütülmesi gerektiğini vurgularken, diğer gruplar ise sürecin bir cadı avına dönüştüğünü iddia ediyor.
Bağımsız değerlendirme
Gülistan Doku soruşturması, terörle mücadele adı altında bireysel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde, soruşturmanın şeffaf yürütülmesi ve masumiyet karinesine saygı duyulması önem taşıyor. Gelişmeler, Türkiye'de yargı bağımsızlığı ve siyaset-hukuk ilişkisi üzerine yapılan tartışmalarda bir mihenk taşı olmaya aday.