Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi ve Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel'in X (eski adıyla Twitter) hesabına Türkiye'den erişim engeli getirildi. Karar, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından uygulanırken, erişim engelinin gerekçesi henüz resmi olarak açıklanmadı. Sonel, Gülistan Doku'nun kaybolduğu dönemde Tunceli Valisi olarak görev yapıyordu ve soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Tuncay Sonel'in Tutuklanması ve Erişim Engeli Süreci
Tuncay Sonel, 2020 yılında Tunceli Valisi olarak görev yaptığı sırada kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun davasında yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmıştı. Sonel'in tutuklanmasının ardından sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlar ve soruşturmaya dair açıklamaları kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Edinilen bilgilere göre, X hesabına erişim engeli kararı, soruşturmanın selameti ve delillerin karartılmasının önlenmesi amacıyla alınmış olabileceği değerlendiriliyor. Ancak konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Gülistan Doku, 2020 yılında Tunceli'de kaybolmuş ve uzun süre kendisinden haber alınamamıştı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında birçok kişi ifadeye çağrılmış, ancak dosya yıllarca çözülememişti. Son dönemde soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte Tuncay Sonel'in de aralarında bulunduğu bazı üst düzey yetkililer hakkında işlem yapılmıştı. Sonel, tutuklanmasının ardından cezaevine gönderilmiş ve sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle erişim engeli kararıyla karşılaşmıştı.
Gülistan Doku Soruşturmasının Seyri ve Kamuoyu Tepkileri
Gülistan Doku'nun kaybolması olayı, Türkiye kamuoyunda uzun süre gündemde kalmış ve çeşitli iddialar ortaya atılmıştı. Soruşturma kapsamında Tuncay Sonel'in tutuklanması, dosyanın seyrini değiştiren önemli bir gelişme olarak kaydedildi. Sonel'in X hesabına erişim engeli getirilmesi ise soruşturmanın dijital deliller ve sosyal medya paylaşımları üzerinden de yürütüldüğünü gösteriyor. Hukuk uzmanları, tutuklu bir kişinin sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmesinin, soruşturmanın gizliliği ve delil güvenliği açısından değerlendirilebileceğini belirtiyor.
Öte yandan, Gülistan Doku'nun ailesi ve avukatları, soruşturmanın başından bu yana dosyanın takipçisi olduklarını ve gerçeğin ortaya çıkması için mücadele verdiklerini ifade ediyor. Tuncay Sonel'in tutuklanması ve ardından sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmesi, kamuoyunda farklı yorumlara yol açtı. Bazı kesimler bu gelişmeyi soruşturmanın derinleştiği yönünde yorumlarken, bazıları ise erişim engelinin ifade özgürlüğü bağlamında tartışılması gerektiğini savunuyor.
Erişim Engelinin Hukuki Boyutu ve Benzer Örnekler
Türkiye'de sosyal medya hesaplarına erişim engeli kararları, 5651 sayılı Kanun kapsamında BTK veya mahkemeler tarafından alınabiliyor. Özellikle devam eden soruşturmalarda delillerin karartılmasını önlemek, kamu düzenini korumak veya kişilik haklarını ihlal eden içerikleri engellemek amacıyla bu tür kararlar uygulanabiliyor. Tuncay Sonel'in X hesabına getirilen erişim engeli de bu kapsamda değerlendiriliyor. Konuya ilişkin olarak X platformu veya BTK tarafından henüz bir açıklama yapılmadı.
Gülistan Doku soruşturması, Türkiye'nin son yıllarda en çok konuşulan kayıp dosyalarından biri olarak öne çıkıyor. Soruşturma kapsamında Tuncay Sonel'in tutuklanması ve sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmesi, dosyanın artık daha üst düzey isimleri de kapsayacak şekilde genişlediğini gösteriyor. Kamuoyu, soruşturmanın bundan sonraki seyrini ve Gülistan Doku'nun akıbetinin ne olacağını yakından takip ediyor.
Sonuç olarak, Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan Tuncay Sonel'in X hesabına erişim engeli getirilmesi, soruşturmanın dijital ayak izlerinin de incelendiğini ortaya koyuyor. Bu gelişme, Türkiye'de sosyal medya ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşıyabilir. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni tutuklamalar veya erişim engelleri gündeme gelebilir. Kamuoyunun ve basın kuruluşlarının konuyu takip etmeye devam edeceği öngörülüyor.