Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel ile bilişim şirketi sahibi Mehmet Aca, emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine sevk edildi. Doku ailesi, sevk sırasında adliye önünde toplanarak “Katiller” sloganları attı. Soruşturmada tutuklu sayısı 15’e yükselirken, olayın detaylarına ilişkin yeni bilgiler ortaya çıkmaya devam ediyor.
Soruşturmanın Seyri ve Tutuklu Sayısındaki Artış
Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili olarak başlatılan soruşturma, geniş bir çevreyi kapsıyor. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel ve iş insanı Mehmet Aca’nın tutuklanması, soruşturmanın boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Soruşturma kapsamında daha önce 13 kişi tutuklanmıştı; bu iki isimle birlikte sayı 15’e çıktı. Tutuklular arasında eski bürokratlar, iş insanları ve güvenlik görevlileri yer alıyor.
Gülistan Doku Olayının Arka Planı
Gülistan Doku, 2018 yılında İstanbul’da kayboldu. Ailesi, kızlarının kaçırıldığını iddia ederek yetkililere başvurdu. Yapılan araştırmalar sonucunda Doku’nun bazı isimlerle bağlantılı olduğu ve kaybolmasında siyasi ve ticari çıkar çatışmalarının rol oynadığı öne sürüldü. Soruşturma sürecinde, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel’in olayla ilgili görgü tanığı olduğu belirtildi. Ancak tanıkların ifadeleri tutarsız bulundu ve Şubat 2024’te Handan Sonel ile Mehmet Aca hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Aile avukatı, "Adaletin tecelli etmesini bekliyoruz" dedi.
Doku Ailesinin Tepkisi ve Toplumsal Yansımalar
Gülistan Doku’nun ailesi, cezaevine sevk sırasında adliye önünde toplanarak tepkilerini dile getirdi. Aile üyeleri, "Katiller" sloganları atarak soruşturmanın üzerinin örtülmemesini talep etti. Anne Zehra Doku, "Kızımın katillerinin bir an önce cezalandırılmasını istiyorum. Devletin her şeyi bildiğine inanıyoruz. Bu süreçte kamuoyunun desteği bize güç veriyor" diye konuştu. Olay, sosyal medyada geniş yankı bulurken, bazı sivil toplum örgütleri de adalet çağrısı yaptı.
Soruşturmanın Geleceği ve Toplumsal Bağlam
Soruşturma devam ederken, gözler adli ve idari makamlara çevrilmiş durumda. Gülistan Doku davası, kadın cinayetleri ve kayıp kişiler konusunda Türkiye’deki adalet sisteminin ne kadar etkin işlediğine dair tartışmaları da beraberinde getirdi. Uzmanlara göre, bu tür davalarda kamuoyu baskısı ve sivil toplumun takibi, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından kritik önem taşıyor. Olayın, Türkiye’de kayıp şahıslar konusundaki farkındalığı artırması ve soruşturmaların daha şeffaf yürütülmesi yönünde bir dönüm noktası olması bekleniyor.