Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY), Zigi bölgesinde geliştirilen ve tanıtımında "Kıbrıs'taki ilk Yahudi topluluğu" olarak nitelendirilen Carob Gardens projesi, adadaki demografik yapıyı değiştireceği endişesiyle tartışma yarattı. Yaklaşık 60 bin metrekarelik arazi üzerinde 250'den fazla villanın inşa edilmesi planlanıyor. İsrailli yatırımcıların arazi alımları sürerken, projenin GKRY'nin kuzeyindeki Türk varlığına yönelik dolaylı bir tehdit oluşturduğu öne sürülüyor.
Projenin detayları ve yatırımcı profili
Carob Gardens, Zigi'nin kuzeybatısında, deniz manzaralı bir tepede konumlanıyor. Proje kapsamında inşa edilecek villaların her biri ortalama 200 metrekare yaşam alanına sahip olacak. Satış fiyatlarının 500 bin eurodan başladığı ve lüks segmentte yer aldığı belirtiliyor. Projenin tanıtım materyallerinde, bölgenin "Yahudi kültürüne uygun" bir yaşam alanı olarak tasarlandığı, sinagog, mikve ve koşer restoran gibi olanakların yer alacağı ifade ediliyor.
İsrailli yatırımcıların son yıllarda GKRY'deki arazi alımları dikkat çekici boyutlara ulaştı. 2020-2023 arasında İsrail vatandaşlarının GKRY'de satın aldığı gayrimenkul sayısının 10 binin üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Bu alımların önemli bir kısmı Limasol, Larnaka ve Baf gibi kıyı kentlerinde yoğunlaşırken, Zigi gibi daha az bilinen bölgelerde de hareketlilik yaşanıyor.
"Sessiz işgal" iddiasının arka planı
Kıbrıs sorunu uzmanları, bu tür projelerin adadaki etnik ve demografik dengeyi etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. GKRY'nin 1974 öncesinde de benzer şekilde Rum nüfusunun adanın kuzeyine yayılmasının gerilimi artırdığı hatırlatılıyor. Zigi bölgesi, coğrafi olarak Lefkoşa'nın güneyinde, Yeşil Hat'a yakın bir konumda yer alıyor. Burada yoğunlaşan bir Yahudi yerleşimi, adanın hassas dengelerini sarsabilir.
Projeye karşı çıkan yerel gruplar, GKRY hükümetinin bu tür yatırımları teşvik etmesini eleştiriyor. Kıbrıslı Rum aktivistler, "Vatanımız satılık değil" sloganıyla eylemler düzenledi. Ancak GKRY yönetimi, projenin yasal olduğunu ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlayacağını savunuyor. Yetkililer, arazi satışlarının serbest piyasa koşullarında gerçekleştiğini belirtiyor.
Uluslararası hukuk ve Kıbrıs sorunu bağlamı
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960 Garanti Anlaşması'na göre, adanın demografik yapısını değiştirecek girişimler yasak. Ancak GKRY, 2004'te Annan Planı'nın reddedilmesinin ardından Avrupa Birliği'ne üye olarak bu tür projelere zemin hazırladı. İsrail ile GKRY arasındaki enerji ve savunma işbirliği, son yıllarda Doğu Akdeniz'deki jeopolitik dengeleri de etkiliyor.
Türkiye, GKRY'nin tek taraflı adımlarına karşı çıkarak, adadaki Türk toplumunun haklarının korunması gerektiğini vurguluyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) yetkilileri, Zigi'deki projenin yakından takip edildiğini, ancak doğrudan bir müdahale seçeneğinin bulunmadığını belirtiyor.
Carob Gardens projesi, sadece bir gayrimenkul geliştirme faaliyeti değil, aynı zamanda Kıbrıs'ta uzun vadeli stratejik bir yerleşim hamlesi olarak değerlendiriliyor. Projenin tamamlanması halinde bölgede 1000'den fazla İsrailli vatandaşın yaşaması bekleniyor. Bu durum, adanın kuzeyi ile güneyi arasındaki dengeyi değiştirebilir. Uluslararası toplumun bu tür girişimlere karşı tutumu ise belirsizliğini koruyor.