Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kentinden Türkiye'ye hareket eden katamaran tipi yolcu gemisi, henüz belirlenemeyen bir nedenle Girne açıklarında battı. Gemide bulunan 267 yolcu ve mürettebattan 241'i kurtarılırken, arama kurtarma ekipleri 8 kişinin cansız bedenine ulaştı. Hâlâ kayıp 18 kişi için çalışmalar aralıksız sürüyor. Olayın ardından ortaya atılan iddialar ise kan dondurdu: Facianın göz göre göre geldiği öne sürülüyor.
Facia Nasıl Gerçekleşti?
İlk belirlemelere göre, gemi Girne Limanı'ndan ayrıldıktan kısa bir süre sonra, mürettebat tarafından su alma ihbarı yapıldı. Ardından gemi hızla yan yatmaya başladı ve kısa süre içinde sulara gömüldü. Olayın hemen ardından Türkiye ve KKTC'ye ait arama kurtarma ekipleri, helikopterler ve deniz araçlarıyla bölgeye sevk edildi. Sahil Güvenlik ekipleri, çevredeki balıkçı tekneleri ve özel tekneler de kurtarma çalışmalarına destek verdi. İlk müdahalenin ardından 241 kişi güvenli bir şekilde karaya çıkarılırken, yaralılar çevre hastanelere kaldırıldı. Sağlık ekipleri, kurtarılanların çoğunun durumunun iyi olduğunu, az sayıda yaralının ise tedavisinin sürdüğünü açıkladı.
İhmal İddiaları Gündemde
Kazanın ardından gözler geminin teknik durumuna ve işletme koşullarına çevrildi. Yolculardan bazıları, geminin daha limandan çıkmadan önce anormal sarsıntılar yaptığını ve mürettebatın bu duruma kayıtsız kaldığını iddia etti. Bir yolcu, "Gemi kalkar kalkmaz garip sesler geldi, su girdiğini hissettik. Mürettebat bir süre bizi sakinleştirmeye çalıştı ama sonra panik başladı" dedi. Bir başka iddia ise gemide can yeleklerinin yetersiz olduğu ve filikaların kullanılamaz durumda bulunduğu yönünde. Bu iddialar, facianın bir kaza değil, ihmal sonucu meydana geldiği ihtimalini güçlendiriyor.
Soruşturma Başlatıldı
Olayla ilgili KKTC ve Türkiye tarafından geniş kapsamlı soruşturma başlatıldı. Savcılık, kaptan ve mürettebatın ifadesine başvururken, geminin periyodik bakımlarının yapılıp yapılmadığı, yük kapasitesinin aşılıp aşılmadığı ve güvenlik ekipmanlarının tam olup olmadığı gibi konular mercek altına alındı. Ayrıca geminin bağlı olduğu şirketin geçmişte benzer denetimlerden geçip geçmediği araştırılıyor. Ulaştırma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, facianın aydınlatılması için her türlü teknolojik imkânın kullanılacağı vurgulandı.
Bölgede Deniz Taşımacılığı Güvenliği
Bu olay, Doğu Akdeniz'de artan deniz taşımacılığı trafiğinde güvenlik önlemlerinin ne kadar yetersiz olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle yaz aylarında turist yoğunluğunun arttığı Kuzey Kıbrıs'ta, yolcu gemilerinin sık sık sefer yaptığı biliniyor. Gemilerin tonajları, yaşları ve güvenlik donanımları konusunda düzenli denetim yapılıp yapılmadığı, kamuoyunun en büyük soru işaretlerinden biri. Uzmanlar, deniz kazalarının önlenmesi için uluslararası standartlarda eğitimli mürettebatın şart olduğunu ve gemilerin düzenli olarak bağımsız denetimlerden geçmesi gerektiğini belirtiyor.
Gözler Kayıplarda
Arama kurtarma çalışmaları, kayıp 18 kişiye ulaşabilmek için gece gündüz devam ediyor. Bölgede hava koşullarının olumsuz seyretmesi ekiplerin işini zorlaştırırken, deniz suyunun soğuk olması kayıpların bulunma umudunu azaltıyor. Aileler, olayın yaşandığı bölgede umutla bekleyişlerini sürdürüyor. Kuzey Kıbrıs'ta 3 günlük ulusal yas ilan edilirken, Türkiye'de de birçok kentte taziye mesajları yayınlandı.
Acı Bir Deneyim
Bu deniz kazası, sadece Kıbrıs için değil, tüm Doğu Akdeniz ülkeleri için bir uyarı niteliği taşıyor. Göz göre göre geldiği öne sürülen bu facia, güvenlik önlemlerinin ne kadar hayati olduğunu acı bir şekilde hatırlatıyor. Umarız bu ders, gelecekte benzer acıların yaşanmamasına vesile olur ve yetkililer, gerekli denetimleri sıkılaştırır.